26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Eski TFF Başkanvekili Lütfi Arıboğan’a Terör Suçu İddianamesi ve Şike Soruşturması

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Eski Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Lütfi Arıboğan, silahlı terör örgütüne yardım suçlamasıyla 25. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldı; aynı kişi, 2011 şike soruşturması kapsamında da ifadeye çağrılmıştı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, Arıboğan’a ‘silahlı terör örgütüne yardım’ suçlamasıyla iddianame hazırladı.
  • Arıboğan, 25 Aralık 2025 tarihinde ‘2011 futbolda şike soruşturması’ kapsamında ifadeye çağrıldı ve diğer şüphelilerle birlikte serbest bırakıldı.
  • Mahkeme, Arıboğan ve avukat İlhan Helvacı’ya yurt dışına çıkış yasağı ve karakola giderek imza verme şartıyla adli kontrol kararı verdi.

İddianamenin Hazırlanışı ve Hukuki Dayanak

Eski TFF Başkan Vekili Lütfi Arıboğan hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Arıboğan hakkında 25. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, eski Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Lütfi Arıboğan hakkında iddianame hazırlandı. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220’nci maddesinin 7’nci fıkrası kapsamında düzenlenen iddianamede, Arıboğan’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan cezalandırılması talep edildi. İddianamenin düzenlenmesinin ardından Arıboğan hakkında 25. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı bildirildi. Bu adım, terörle mücadele mevzuatının spor yöneticilerine de uygulanabileceği yönündeki yargısal bir genişlemeyi işaret ediyor ve TFF içindeki yönetsel şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.

Şike Soruşturmasıyla Bağlantılı Önceki Gelişmeler

Arıboğan, kamuoyunda ‘2011 futbolda şike soruşturması’ olarak anılan dönemin Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ı ve spor camiasına ilişkin operasyonlarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, 25 Aralık 2025’te ifadeye çağrılmıştı. Arıboğan, ifadeye çağrılan eski TFF genel sekreteri Ebru Köksal, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Ahmet Gülüm ve avukat İlhan Helvacı ile birlikte daha sonra serbest bırakılmıştı. İstanbul Başsavcılığı dört kişinin \”FETÖ\” mensubu kamu görevlilerince usulsüz yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili Mehmet Baransu’yla irtibatlı olarak işlemlere iştirak ettikleri yönünde şüphe bulunduğunu belirtmişti. Bu şüphe, spor yöneticilerinin sadece mali suçlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda ulusal güvenlik kapsamında da incelendiğini gösteriyor. Şike soruşturmasıyla terör suçlamalarının aynı çerçevede ele alınması, hem spor camiasında hem de kamuoyunda derin bir güven kaybına yol açabilir.

Adli Kontrol, Serbest Bırakılma ve Yargı Süreci

Savcılık Arıboğan ve Helvacı’yı adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk etmişti. Köksal ve Gülüm ise ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Hakimlik Arıboğan ve Helvacı’nın yurt dışına çıkış yasağı ve karakola giderek imza verme şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vermişti. Bu karar, hem adli kontrolün hem de yargı sürecinin ne kadar titiz bir denetimle yürütüldüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, adli kontrolün uygulanması sırasında ortaya çıkan pratik zorluklar ve uluslararası seyahat kısıtlamalarının bireylerin hakları üzerindeki etkileri, hukuk çevrelerinde tartışma konusu olmaya devam ediyor. 31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın