PARİS — Fransa genelinde eylül ayında liselilerin okul kapılarında başlattığı, ekim ayı boyunca ülkenin farklı kentlerine yayılan ve Bastille Meydanı’na kadar uzanan protestolarda gençler; eşitlik, özgürlük ve kendi geleceğine sahip çıkma talebiyle sokaklara döküldü.
- Eylül ayında lise kapılarında başlayan protestolar, ekim ayı boyunca Fransa’nın dört bir yanındaki kentlere hızla yayıldı.
- Öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, yetersiz eğitim koşulları ve fırsat eşitsizliği isyanın fitilini ateşledi.
- Tarihi Bastille Meydanı’nda yürüyen öğrenciler; geçim sıkıntısı, barınma giderleri ve geleceksizlik kaygısına karşı ses yükseltiyor.
- Öğrenci örgütleri, yükseköğretime erişimde adaletsizlik yarattığı gerekçesiyle Parcoursup sisteminin değiştirilmesini talep ediyor.
Tarihi Bastille Meydanı’nda Asırlık Direniş Ruhu Yeniden Canlanıyor
Bastille Meydanı’nda öğrencilerle yürürken Fransa’daki protestoların ardındaki ortak talebi net bir şekilde görüyorum: Eşitlik, özgürlük ve kendi geleceğine sahip çıkmak. Ellerinde pankartlar, sloganlarında büyük bir öfke, yüzlerinde ise geleceklerine sahip çıkma kararlılığı var. Kimi eğitim sistemindeki derin eşitsizlikten, kimi artan geçim sıkıntısından kimi de mezuniyet sonrası kendini nasıl bir yaşamın beklediğinden söz ediyor. Bastille, 14 Temmuz 1789’da Paris halkının kraliyet hapishanesini ele geçirmesiyle Fransız Devrimi’nin en büyük simgelerinden biri haline gelmişti. O gün kale içinde yalnızca yedi mahkûm bulunuyordu ancak Bastille’in düşüşü, mutlak monarşiye karşı halk ayaklanmasının daimi sembolüne dönüştü. Kale yıkıldı, geriye halkın iktidara başkaldırısının silinmez belleği kaldı. Aradan yüzyıllar geçti ve bugün aynı meydanda yürüyen gençlerin talepleri farklı gibi görünse de arayışları aynı: Daha adil bir yaşam, eşit fırsatlar ve kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olabilmek.
Eğitim Sistemindeki Çöküş ve Parcoursup Krizi Sokakları Isıtıyor
Eylül ayında liselilerin okul kapılarında başlattığı protestolar, ekim boyunca Fransa’nın farklı kentlerine dalga dalga yayıldı. Öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, yetersiz eğitim koşulları ve fırsat eşitsizliğiyle başlayan eylemler, kısa sürede çok daha geniş ve kapsayıcı bir toplumsal itiraza dönüştü. Bastille’de konuştuğum gençlerin anlattıkları, meselenin okul duvarlarını çoktan aştığını açıkça gösteriyor. Bir öğrenci kronikleşen öğretmen eksikliğinden söz ederken, bir diğeri karşı karşıya kaldıkları ağır barınma giderlerini dile getiriyor. Bir başkası ise üniversite diplomasının artık güvenli bir gelecek kurmaya yetmeyeceğinden son derece kaygılı. Özellikle üniversiteye girişte kullanılan Parcoursup sistemi de eylemcilerin ana hedefinde yer alıyor. Öğrenci örgütleri, yükseköğretime erişimde çok daha adil, şeffaf ve kapsayıcı bir düzen kurulmasını istiyor. Onlara göre eğitim, ailelerin ekonomik koşullarına ve gelir düzeyine göre şekillenen acımasız bir yarışa dönüşmemelidir.
Gelişmeler ve Beklentiler
Protestoların ve sokaklardaki kitlesel baskının ardından hükümet kanadından adımlar gelmeye başlasa da, üniversitelere yeni kontenjanlar açılması ve ek önlemler alınması gençlerin ve öğrenci örgütlerinin öfkesini dindirmeye yetmiyor. Sınırları aşan bu genç ses, Fransa’nın sosyal ve siyasal geleceğinde kalıcı değişimlerin habercisi olarak okunuyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika