İSTANBUL — Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024 tarihinde tadilat sırasında çıkan ve 29 işçinin yaşamını yitirmesine yol açan Masquerade Club yangını davasının 16’ncı duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıkların tahliye ve adli kontrollü sanıkların beraat talebinde bulunduğu davada mahkeme, tutukluluk hâllerinin ve adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 2 Aralık tarihine erteledi.
- Gayrettepe’deki Masquerade Club yangınında hayatını kaybeden 29 işçi için adalet arayışı sürüyor.
- 22 sanığın yargılandığı davada mahkeme, tutuklu 4 sanığın tutukluluk hâlinin devamına hükmetti.
- Ailelerin avukatı Ahmet Ergin, davanın ‘bilinçli taksir’ değil ‘olası kast’ suçlamasıyla görülmesi gerektiğini vurguladı.
- Kamu görevlilerinin sorumluluğunu ortaya koyacak yeni bilirkişi raporu duruşmadan yarım saat önce dosyaya ulaştı.
Gayrettepe Katliamı Davasında Son Durum Nedir ve Ne Karar Çıktı?
İstanbul Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te yaşanan ve 29 işçinin hayatını kaybettiği facianın ardından açılan Masquerade Club davası tüm hızıyla devam ediyor. Davanın 16’ncı duruşması bugün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Toplam 22 sanığın “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla yargılandığı davada, sanık avukatları tutuklu dört sanığın tahliyesini ve adli kontrol altındaki diğer sanıkların beraatini talep etti. Ancak mahkeme heyeti bu talepleri reddederek tutuklu sanıkların tutukluluk hâlinin ve diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Davaya yeni bir mahkeme heyeti bakarken, yeni bilirkişi raporu saat 10.00’da başlayan duruşmadan yalnızca yarım saat sonra mahkemeye ulaştı. Mütalaanın aralık ayında verilmesi beklenirken, dava 2 Aralık tarihine ertelendi.
Aileler ve Avukatlar Çağlayan Adliyesi Önünde Neden Eylem Yaptı?
Yaşamını yitiren işçilerin kederli aileleri, duruşma öncesinde şiddetli yağmura rağmen Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde bir araya geldi. Ellerinde hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler, “İhmal Değil Olası Kast, Gayrettepe Katliamı İçin Adalet, #29CanİçinAdalet” yazılı pankartlar açarak seslerini duyurmaya çalıştı. Ailelerin avukatı Ahmet Ergin, adliye önünde yaptığı basın açıklamasında, kamu görevlilerinin sorumluluğunu gözler önüne serecek bilirkişi raporunun sabah saatlerinde dahi hâlâ dosyaya girmediğini belirtti. Avukat Ergin, idare mahkemesindeki davalardan kaynaklanan aynı nitelikteki başka bir raporun ellerinde olduğunu vurgulayarak, “Bu rapor, kamu görevlilerinin sorumluluğunun neredeyse yarı yarıya olduğunu gösteriyor. Bu raporu mahkemeye sunduk” dedi.
Neden ‘Bilinçli Taksir’ Değil de ‘Olası Kast’ Savunuluyor?
Avukat Ahmet Ergin, davanın başından beri yanlış bir hukuki nitelendirmeyle açıldığını savundu. 29 kişinin basit bir ihmal sonucu ve kazara hayatını kaybetmediğini ifade eden Ergin, işçilerin ‘Ne olursa olsun, ölürse ölsün’ mantığıyla kasten ölüme sürüklendiğini dile getirdi. Buna rağmen olası kast ihtimali nedeniyle sanıklar hakkında ek savunma dahi alınmadığını belirten Ergin, davanın ‘bilinçli taksir’ suçlamasıyla açıldığını, ancak kendilerinin ‘olası kast’ konusundaki hukuki ısrarını ve mücadelesini sürdürdüğünü kaydetti. Türkiye’deki yargı pratiklerine de eleştiriler yönelten Ergin, tutuklu yargılamanın istisnai olması gerektiğini bildiklerini ancak ülkedeki genel adaletsizlik tablosuna dikkat çekmek istediklerini söyledi. Ergin açıklamasını şu çarpıcı sözlerle noktaladı: “Daha geçen hafta bir bakanı eleştirdiği için iki gencin tutuklandığı, belediye başkanlarının çok kolaylıkla tutuklandığı, bir tweet attı diye onlarca insanın tutuklandığı bir ülkeyiz. Ama 29 kişiyi katledenlerin tutuklanmadığı bir tablodan geçiyoruz.”
Gelişmeler ve Beklentiler
Gayrettepe katliamı davasında mahkeme heyetinin tutukluluk hâllerinin devamı yönündeki ara kararının ardından, gözler aralık ayında verilmesi beklenen mütalaaya çevrildi. Yeni bilirkişi raporunun dosyaya girmesi ve avukatların ‘olası kast’ ısrarının sonraki duruşma olan 2 Aralık’ta mahkeme heyeti tarafından nasıl değerlendirileceği, işçi cinayetleri hukuku açısından emsal niteliği taşıyacak.
Kaynak: Evrensel