İSTANBUL — Türkiye genelinde son 22 günde ardı ardına yaşanan 6 gazetecinin tutuklanması, ev hapsi kararları, gözaltılar ve Halk TV’ye kayyım atanması dalgası, basın meslek örgütlerini ve kamuoyunu harekete geçirdi. Basın özgürlüğüne yönelik baskıların tırmandığı bu süreçte, çok sayıda gazeteci ve meslek örgütü, yalnızca medya mensuplarının değil, aynı zamanda halkın haber alma hakkına sahip çıkan tüm yurttaşların sesini yükseltmek amacıyla 24 Ekim Cumartesi günü 10 farklı kentte alanlara çıkma kararı aldı.
- 1 Ekim 2026’dan bu yana 6 gazeteci tutuklandı, 1 gazeteci ev hapsine alındı, 1 medya kuruluşuna kayyım atandı.
- Basın meslek örgütleri ve gazeteciler, halkın haber alma hakkını savunmak üzere 24 Ekim Cumartesi günü 10 ilde eylem düzenleyecek.
- Tutuklama ve soruşturmaların merkezinde ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamaları ile çeşitli gizli bilgi iddiaları yer alıyor.
- Derya Okatan, Hasan Güraksu, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Mehmet Yılmaz, Murat Ağırel ve İsmail Arı gibi isimler son 22 günün hedefindeki gazeteciler oldu.
Son 22 Günde Basına Yönelik Baskılar Tırmandı: 10 İlde Eylem Çağrısı
Son 22 günde Türkiye’de basın özgürlüğü alanında benzeri görülmemiş bir daralma ve yargı tacizleri dalgası yaşanıyor. 6 gazetecinin tutuklanması, peş peşe gelen ev hapsi kararları ve Halk TV’ye kayyım atanmasının ardından ülkenin önde gelen basın meslek örgütleri sessiz kalmama kararı aldı. Yaşanan bu gelişmeler, sadece gazetecilerin mesleki faaliyetlerini engellemekle kalmayıp, anayasal güvence altında olan halkın gerçekleri öğrenme ve haber alma hakkını da doğrudan hedef alıyor. Bu kritik eşikte, gazeteciler ve basın örgütleri, haber alma hakkına sahip çıkan tüm yurttaşları 24 Ekim Cumartesi günü 10 kentte eş zamanlı olarak alanlara çağırdı. İktidarın basına ve kamuoyunun bilgi edinme özgürlüğüne ilişkin saldırılarının giderek artması, demokratik toplum düzeni açısından derin endişelere yol açarken, 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren bilanço giderek ağırlaştı. Bu süre zarfında 6 gazeteci cezaevine gönderilirken, 1 gazeteci ev hapsiyle cezalandırıldı, 1 gazeteci gözaltına alınıp serbest bırakıldı ve bir televizyon kanalına kayyım atandı. Sivil toplum ve basın çevreleri, bu abluka karşısında dayanışmayı büyütmek ve hakikati savunmak adına sokaklarda olacaklarını vurguluyor.
Ekim Ayının Karanlık Bilançosu: Gözaltılar, Tutuklamalar ve Kayyım Kararları
Takvimler 1 Ekim 2026’yı gösterdiğinde başlayan ve basını susturmayı amaçlayan operasyonlar silsilesi, ardı ardına gelen hürriyeti bağlayıcı kararlarla devam etti. Sürecin ilk halkası 2 Ekim’de gazeteci Derya Okatan’ın tutuklanmasıyla örüldü. Ankara’daki evinden gözaltına alınarak hızla İstanbul’a sevk edilen Okatan, aynı gün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yürütülen soruşturmanın, daha önceden el konulan bir hard diskte yer aldığı iddia edilen gizli bilgi ve belgelerle ilgili olduğu kamuoyuna bildirildi. Baskı dalgası yerel basına da sıçradı; 6 Ekim’de Burdur’daki yerel haber sitesi Gür Haber’in sahibi Hasan Güraksu tutuklandı. Güraksu, Burdur Devlet Hastanesi’nde hastalara bozuk et verildiği iddiasını konu alan haberi nedeniyle, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasının hedefi oldu. Takvimler 9 Ekim’i gösterdiğinde ise medya dünyası Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın tutuklanmasıyla sarsıldı. Aynı süreçte Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında ev hapsi kararları verildi. Sermaye piyasaları ve fon soruşturmasıyla ilgili yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteciler, yine “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandılar. 18 Ekim’de Mehmet Yılmaz tutuklanırken, Yılmaz’ın Gülen yapılanması bağlantısı ve ByLock kullanımı iddialarıyla karşı karşıya kaldığı aktarıldı. Baskıların doruğa çıktığı anlardan biri 19 Ekim’de yaşandı; ev hapsinde bulunan Murat Ağırel, oturduğu evden alınarak adliyeye sevk edildi ve bu kez tutuklandı. Ağırel’in tutuklanma gerekçesi ise kendisine ulaşan bir haberi araştırması oldu. Son olarak 21 Ekim’de BirGün muhabiri İsmail Arı tutuklandı. Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine ifade vermek amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne giden Arı, burada gözaltına alındı ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamalarıyla cezaevine gönderildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Basın meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, gazetecilere yönelik bu sistematik baskı, tutuklama furyası ve kayyım atamalarının anayasal düzene ve ifade özgürlüğüne vurulmuş ağır bir darbe olduğunun altını çiziyor. 24 Ekim Cumartesi günü 10 ilde gerçekleştirilecek eylemlerin, iktidarın medya üzerindeki tahakkümüne karşı güçlü bir demokratik itiraz merkezi olması bekleniyor. Hukukçular ve basın örgütleri, meslektaşlarının derhal serbest bırakılması ve halkın haber alma özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması için hukuki ve meşru mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtiyor.
Kaynak: Evrensel