ANKARA — Türkiye’de fahiş kira bedelleri ve artan özel yurt ücretleri nedeniyle üniversite öğrencilerinin en temel insan hakkı olan barınma krizi derinleşmeye devam ederken, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçe verilerindeki dikkati çeken harcama kalemleri kamuoyunun gündemine oturdu. BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılacak transferler için 2027 yılı bütçesinde 3 milyar 86 milyon 977 bin TL ödenek ayrıldığı, 2027-2029 dönemini kapsayan üç yıllık süreçte ise vakıf ve derneklere aktarılması öngörülen toplam kaynağın 10,4 milyar TL’yi aştığı ortaya çıktı.
- Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesinde kâr amacı gütmeyen kuruluşlara 3 milyar 86 milyon 977 bin TL ayrıldı.
- 2027-2029 dönemini kapsayan üç yıllık projeksiyonda vakıf ve derneklere aktarılacak toplam kaynak 10,4 milyar TL’yi aştı.
- Vakıf ve derneklere aktarılan kaynak 2020 yılında 65,4 milyon TL iken, bu rakam 2024’te 699 milyon TL’ye ve 2025’te 3 milyar 514 milyon TL’ye tırmandı.
- Yüksek kiralar, yetersiz yurt kapasiteleri ve kötü koşullar nedeniyle binlerce öğrenci ekonomik olarak ezilirken, cemaat yurtlarına yönelmek zorunda kalıyor.
Yıllara Göre Artış Grafiği ve Milyarlık Bütçe Projeksiyonu
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçe harcama kalemleri, son yıllarda kâr amacı gütmeyen kuruluşlara aktarılan kaynaklardaki devasa ivmelenmeyi gözler önüne seriyor. BirGün’den Mustafa Bildircin’in derlediği verilere göre, öğrencilerin barınma sorununa karşı atılan adımların yetersizliği ve yavaşlığı kamuoyunda sıkça eleştiri konusu yapılırken, merkezi yönetim bütçesinden dernek ve vakıflara aktarılan payın katlanarak arttığı görülmektedir. Bakanlığın bütçe planlamalarına göre, “Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler” kalemi için 2027 yılında 3 milyar 86 milyon 977 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. Bu devasa bütçenin de yeterli görülmeyerek sonraki yıllarda daha da artırılması öngörülmektedir. Buna göre söz konusu ödenek tutarının 2028 yılında 3,5 milyar TL’yi, 2029 yılında ise 3,8 milyar TL’yi aşması planlanmaktadır. Böylece Bakanlığın sadece 2027-2029 döneminde vakıf ve derneklere aktarmayı öngördüğü toplam kaynak 10 milyar 472 milyon TL gibi rekor bir seviyeye ulaşmaktadır.
Bu tablonun geçmiş yıllardaki seyrine bakıldığında ise yaşanan artışın çarpıcı boyutları daha net anlaşılmaktadır. Bakanlığın vakıf ve derneklere aktardığı toplam kaynak 2020 yılında henüz 65,4 milyon TL seviyesindeyken, aradan geçen kısa zaman zarfında bu rakam katlanarak artmıştır. Nitekim transfer tutarı 2024 yılında 699 milyon TL’ye yükselmiş, 2025 yılında ise adeta bir patlama yaparak 3 milyar 514 milyon TL’ye fırlamıştır. Harcama eğilimlerinin hız kesmeden devam ettiği 2026 yılının ilk altı aylık kesitinde bile yapılan transferlerin tutarı 789 milyon 595 bin TL olarak kayıtlara geçmiştir. Üniversite gençliğinin finansal olarak en zorlu dönemlerinden birini yaşadığı bu süreçte, kamu kaynaklarının bu denli yüksek oranlarda sivil toplum kisvesi altındaki bazı kuruluşlara aktarılması ekonomik adalet tartışmalarını da beraberinde getirmektedir.
Öğrencilerin Barınma Çıkmazı ve Cemaat Yurtları Tehdidi
Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinden vakıf ve derneklere milyarlarca lira aktarılırken, ülkenin dört bir yanında eğitim gören üniversite öğrencileri ise barınma hakkına erişimde tarihin en büyük krizlerinden biriyle baş başa kalmaktadır. Özellikle büyükşehirlerde ve kampüs çevrelerinde fahiş kira bedelleri ile tırmanışa geçen özel yurt ücretleri, dar ve orta gelirli ailelerin çocuklarının yüksek öğrenim hayallerini kabusa çevirmektedir. KYK yurtlarının yetersiz kalan kontenjanları, mevcut devlet yurtlarındaki fiziki yetersizlikler ve kötü koşullar, gençleri ekonomik bir çıkmaza sürüklemektedir.
Barınma krizine kalıcı, kamusal ve nitelikli çözümler üretilmesi beklenirken yaşanan bu kaynak aktarımı, sosyal devlet ilkesinin zedelendiği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir. Ekonomik olarak köşeye sıkışan ve barınacak güvenli bir çatı bulamayan binlerce öğrenci, ekonomik mecburiyetler ve çaresizlikler zinciri nedeniyle tarikat ve cemaatlere ait yurtlara ve dernek evlerine yönelmek zorunda kalmaktadır. Barınma hakkının kamusal bir hizmet olarak devlet eliyle ücretsiz ya da erişilebilir koşullarda sunulması Anayasal bir zorunluluk olmasına rağmen, gençlerin bu tür yapılara mahkum edilmesi eğitim sistemindeki laik ve bilimsel niteliği de doğrudan tehdit eden yapısal bir sorun olarak her geçen gün derinleşmektedir.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak; Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın önümüzdeki üç yıllık dönemi kapsayan bütçe projeksiyonları ve vakıf-dernek eksenli harcama kalemleri, kamu kaynaklarının önceliklendirilmesi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmiştir. Derinleşen ekonomik kriz ortamında barınma kriziyle boğuşan üniversite gençliğinin sorunlarına kalıcı ve kamusal çözümler üretilmesi beklenirken, milyonlarca liralık ödeneklerin kâr amacı gütmeyen kuruluşlara aktarılmaya devam etmesi kamuoyunda yakından takip edilmektedir. Konuya dair resmi süreçlerin ve bütçe görüşmelerinin Meclis ve kamuoyu denetiminde nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemde eğitim ve gençlik politikalarının ana eksenini oluşturmayı sürdürecektir.
Kaynak: Evrensel