KAYSERİ — Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması ve virüslerin daha aktif hale gelmesi, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını hızlandırırken; Kayseri Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Haydar Ürün, toplumda sıklıkla karıştırılan grip ile soğuk algınlığı arasındaki kritik farkları, belirtileri ve özellikle ekim ile mart ayları arasında hayati önem taşıyan grip aşısı uyarısını açıkladı.
- Grip ile soğuk algınlığı (nezle) toplumda sıklıkla birbirine karıştırılıyor.
- Grip; influenza virüslerinin neden olduğu yüksek ateş, yaygın halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır.
- Soğuk algınlığında ise genellikle burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı ön plana çıkmaktadır.
- Uzmanlar, ekim ile mart ayları arasında gribin daha yaygın görüldüğüne dikkat çekerek risk grubundakileri uyarıyor.
Grip ile Soğuk Algınlığı Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
Sonbahar aylarının gelmesiyle birlikte grip ve soğuk algınlığı vakaları yeniden ülke gündemindeki yerini aldı. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Haydar Ürün, iki hastalığın sıklıkla karıştırıldığını belirterek belirtiler arasındaki farklılıklara dikkat çekti. Mevsim geçişlerinde grip virüslerinin daha aktif hale gelmesi ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, solunum yolu enfeksiyonlarının toplum içinde yayılmasını son derece kolaylaştırıyor. Uzmanlar, grip ile soğuk algınlığının birbirinden tamamen farklı hastalıklar olduğuna dikkat çekerek özellikle risk grubundaki kişileri önemli uyarılarda bulunuyor. Kayseri Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Haydar Ürün, grip belirtileri, hastalıktan korunma yöntemleri ve aşılamanın hayati önemine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Grip ile nezle ve soğuk algınlığının toplumda sık sık karıştırıldığını belirten Ürün, gribin influenza virüslerinin neden olduğu ateşli bir enfeksiyon hastalığı olduğunu söyledi. Soğuk algınlığında genellikle burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı gibi hafif belirtilerin öne çıktığını ifade eden Uzman Dr. Haydar Ürün, gripte ise yüksek ateş, yaygın halsizlik, şiddetli kas ağrıları ve kuru öksürüğün görülebildiğini kaydetti. Konuya ilişkin değerlendirmelerinde Ürün şu ifadeleri kullandı: ‘Grip, İnfluenza grubu virüslerin yaptığı ateşli, viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Toplumumuzda grip ile soğuk algınlığı, nezle sıklıkla karıştırılmaktadır. Nezle ve soğuk algınlığında sadece burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı olurken; gripte kuru yakıcı ateş, yaygın halsizlik, kas ağrısı, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı şikayetleri olabilir.’ Bu klinik tabloların doğru ayırt edilmesi, yanlış tedavi yöntemlerinin önüne geçilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Sonbaharda Virüsler Neden Yayılır ve Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır?
Sonbahar mevsimiyle birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi ve yaşam alanlarının kapalı ortamlara taşınması enfeksiyon riskini katlıyor. Sonbaharda virüslerin çok daha aktif hale gelmekte olduğunu vurgulayan Dr. Haydar Ürün, ayrıca insanların toplu alanlarda ve kalabalık ortamlarda daha sık bulunmaları sebebiyle bu virüslerin bulaşma hızının andan ana arttığını belirtti. Kirli ortamlara girilmek zorunda kalındığında hastalara maske takmalarını, ellerini sık sık sabunla yıkamalarını önerdiklerini ifade eden Ürün, enfeksiyon yayılımını durdurmak için şu pratik tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı: Eğer ateş, öksürük gibi şikayetler varsa da mutlaka temiz mendil kullanılmalı ya da eller yerine kollara veya dirsek içlerine hapşırılmalıdır. Bu basit görünen hijyen kuralları, virüslerin damlacık yoluyla başkalarına bulaşmasını engellemekte son derece etkilidir. Sağlık otoriteleri ve uzmanlar, toplu taşıma araçları, okullar, alışveriş merkezleri gibi kapalı ve kalabalık alanlarda bu kurallara harfiyen uyulmasının toplumsal bağışıklığı korumak adına elzem olduğunu yineliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye genelinde ekim ile mart ayları arasında gribin çok daha yaygın olarak görüldüğünü belirten Dr. Haydar Ürün, influenza virüsünün sürekli olarak yapısal değişime (mutasyon) uğraması nedeniyle grip aşısının her yıl düzenli olarak yenilenmesi gerektiğini söyledi. Özellikle 65 yaş üzerindeki vatandaşlar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve risk grubundaki diğer bireyler için aşılanmanın hayati bir kalkan oluşturduğu bir sonraki süreçte beklenen resmi sağlık tedbirleri arasında yer alıyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika