3 Kasım 2026, Salı
Haber

Hakkâri’deki Çocuk İstismarı İddiaları Meclis Gündeminde

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Hakkâri’nin bir ilçesinde bir çocuğun cinsel istismara, şantaja ve eğitim hakkının engellenmesine maruz kaldığı iddiaları ile şüphelilerin serbest bırakıldığı yönündeki vahim iddialar, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkari Milletvekili Öznur Bartin tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Hakkâri’de bir çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar, görüntülerin alınması ve şantaj iddiaları Meclis’e taşındı.
  • DEM Parti Milletvekili Öznur Bartin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a resmi soru önergesi verdi.
  • Ailenin 20 Ekim 2026’da kolluğa başvurduğu, 21 Ekim 2026’da ÇİM’de beyan alındığı ancak şüphelilerin serbest bırakıldığı belirtildi.
  • Şüphelilerden N.K.’nin korucu olması ve soruşturmanın tarafsızlığına dair iddialar ayrıntılı olarak sorgulandı.

Hakkâri’deki Vahim Olay ve Meclis’e Taşınan Süreç

Türkiye’nin gündemine sarsıcı bir iddia olarak düşen olay, Hakkâri’nin bir ilçesinde yaşandı. Bir çocuğun nitelikli cinsel istismara maruz kaldığı, olay sonrasında çocukla ilgili gizli görüntülerin alındığı, bu görüntüler üzerinden tehdit ve şantaj yapıldığı ve nihayetinde mağdur çocuğun eğitim hakkının engellendiği yönündeki iddialar büyük bir infial yarattı. Basına yansıyan bu vahim iddiaların ardından harekete geçen DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartin, konuyu resmen Meclis gündemine taşıdı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle hazırlanan kapsamlı soru önergesinde, olayın tüm yönleriyle ve son derece etkili bir biçimde araştırılmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Milletvekili Bartin, konuyla ilgili olarak basına yansıyan bilgilerin yanı sıra, aile ile bizzat yaptığı görüşmelerde aktarılan detayların da durumun vahametini gözler önüne serdiğini ifade etti. Bartin’in aktardığına göre, bu iddialar yalnızca dar bir adli süreçle sınırlı ele alınamaz; delillerin eksiksiz toplanması, şüphelilere yönelik atılan adli adımların ve en önemlisi çocuğun korunmasına yönelik yürütülen tüm uygulamaların derhal açıklığa kavuşturulması şarttır.

Kronoloji ve Şüphelilerin Serbest Bırakılması İddiası

Önergede yer alan kronolojik detaylara göre, mağdur ailenin hukuk mücadelelerinin ilk adımı olarak 20 Ekim 2026 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu belirtildi. Bu başvuru sonrasında hızlı bir prosedür işletilerek çocuğun, 21 Ekim 2026 tarihinde Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) uzmanlar eşliğinde detaylı beyanının alındığı bilgisi paylaşıldı. Ancak tüm bu adımlara rağmen, haklarında son derece ağır suçlamalar ve iddialar bulunan N.K. ile E.O. isimli şüphelilerin, savcılık veya kolluk ifadelerinin hemen ardından serbest bırakıldığı bilgisi kamuoyunda ve basında geniş yankı uyandırdı. Çocuğun ÇİM’deki beyanında açıkça yer alan nitelikli cinsel istismar suçlamaları, kendisine ait görüntülerin izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kayıt altına alınması ve bu dijital görüntüler üzerinden sistematik olarak tehdit edilmesinin, olayın ne denli büyük bir ağırlık taşıdığını gösterdiğine dikkat çekildi. Bu durum, son derece kapsamlı ve titiz bir soruşturma yürütülmesini acil bir zorunluluk haline getirmektedir. Görüntülerin tam olarak nasıl elde edildiği, şu an kimlerin elinde bulunduğu, şantaj ve tehdit amacıyla fiilen kullanılıp kullanılmadığı ile tüm dijital delillerin eksiksiz biçimde korunması için hangi yasal işlemlerin yapıldığı derhal araştırılmalıdır. Ayrıca çocuğun eğitim hakkının kasıtlı olarak engellendiği iddiası da, yaşanan bu insanlık dışı olayın bütünüyle olan bağı bağlamında ele alınmalıdır.

Korucu Sıddıkı ve Soruşturmanın Tarafsızlığı Vurgusu

Olayın en dikkat çekici ve üzerine titizlikle gidilmesi gereken noktalarından biri de şüphelilerin kimlik bilgileri ve statüleri oldu. Soruşturma dosyasında adı geçen şüphelilerden N.K.’nin korucu olduğunun belirtilmesi, yürütülen soruşturmanın tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü ve eşitlik ilkesi bakımından acilen açıklığa kavuşturulması gereken kritik bir husus olarak öne çıkıyor. Milletvekili Öznur Bartin önergesinde, şüpheli N.K.’nin sahip olduğu bu korucu sıfatı nedeniyle herhangi bir resmi makam tarafından korunup korunmadığını, adli merciler nezdinde herhangi bir ayrıcalıktan yararlanıp yararlanmadığını ve en önemlisi adli işlemlere dışarıdan herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığını sordu. Soruşturmanın tamamen bağımsız, şeffaf ve tarafsız bir biçimde yürütülmesini engelleyebilecek en ufak bir gölge veya şüphe unsuru bulunup bulunmadığının tüm yönleriyle incelenmesi gerektiği yinelendi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Ailenin ve çocuğun korunması, adli sürecin tüm şüphelerden arındırılarak şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve kamuoyundaki vicdanın rahatlatılması adına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan ve ilgili adli makamlardan gelecek resmi açıklamalar bekleniyor. Soru önergesine verilecek yanıtların, olayın aydınlatılmasında ve benzer vakaların önlenmesinde kritik bir rol oynaması öngörülüyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın