MANAMA — Bahreyn’de gerçekleştirilen ‘Manama Diyaloğu 2026’ toplantısında konuşan HTŞ yönetimindeki Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Suriye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılımını değerlendirmek üzere diplomatik görüşmelerin aktif olarak sürdürüldüğünü duyurdu.
- Suriye, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılmak için resmi görüşmeler yürütüyor.
- Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Türkiye ile ilişkilerin siyasi, ekonomik ve askeri alanda en üst düzeyde olduğunu vurguladı.
- Irak ile Banyas Limanı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden başlatılması seçenekleri masaya yatırıldı.
- 3,7 milyondan fazla Suriyelinin ülkesine dönüş yaptığı ve Golan Tepeleri’nin BM kararıyla Suriye toprağı olduğu yinelendi.
Manama Diyaloğu 2026’da Dikkat Çeken Mekke İttifakı Açıklaması
Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen uluslararası güvenlik zirvesi ‘Manama Diyaloğu 2026’ toplantısında Suriye’nin dış politika ve güvenlik stratejilerine dair kritik açıklamalar yapıldı. HTŞ yönetimindeki Dışişleri Bakanlığı’nın başında yer alan Esad Hasan Şeybani, ‘Bölgesel Güvenliğin Temelleri’ başlıklı oturumun açılış konuşmasında bölge devletlerine yönelik önemli mesajlar verdi. Hiçbir ülkenin güvenliğinin bölgedeki gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağını savunan Şeybani, Basra Körfezi’nin güvenliğinin Suriye’nin bölgesel güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Körfez ülkeleriyle askeri ve güvenlik işbirliğini en üst seviyeye taşımak istediklerini belirten Şeybani, asıl bombayı Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili patlattı. Şeybani, ‘Suriye’nin Mekke İttifakı’na katılımını değerlendirmek üzere görüşmeler devam ediyor’ diyerek bölgesel entegrasyon için yeni bir kapı aralandığını resmi olarak ilan etti. Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 7 Ağustos tarihinde bu kritik Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imza altına almış ve bu anlaşma üç ülke arasında ortak savunma ile caydırıcılık mekanizmalarının geliştirilmesini hedeflemişti.
Türkiye ile Çok Boyutlu İlişkiler ve Bölgesel Güvenlik Entegrasyonu
Şeybani’nin yaptığı açıklamalarda Ankara ile kurulan temaslar da geniş yer tuttu. Türkiye ile ilişkilerin siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda ‘seçkin ve ileri düzeyde’ olduğunu belirten Şeybani, askeri işbirliğinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda geniş bir Arap coğrafyasını da kapsayacak şekilde genişletildiğini kaydetti. HTŞ yönetiminin IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon’a aktif katılım sağladığını hatırlatan Dışişleri Bakanı, ülkenin kuzeydoğusundaki silahlı grupların ulusal devlet kurumlarına entegre edildiğini öne sürdü. Sınır güvenliği ve bölgesel istikrar başlıklarında Irak, Lübnan ve Ürdün ile yakın bir işbirliği yürüttüklerini dile getiren Şeybani, özellikle Irak Başbakanı ile gerçekleştirilen temaslara dikkat çekti. Bu kapsamda, Irak petrolünün Banyas Limanı üzerinden Akdeniz’e ve uluslararası pazarlara sevkiyatının yeniden başlatılması seçeneğinin de masada olduğunu ve taraflar arasında görüştüğünü aktardı.
Geri Dönüşler, Golan Tepeleri ve Diplomatik Gelecek
Bölgesel krizlerin insani boyutuna da değinen Şeybani, bugüne kadar 3,7 milyondan fazla Suriyelinin güvenli bir şekilde evine döndüğünü iddia etti. Toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk vurgusu da yapan Şeybani, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nin kesinlikle Suriye toprağı olduğunu hatırlattı. Bu durumun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararıyla da tescillendiğini ve uluslararası toplum tarafından teyit edildiğini belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Önümüzdeki süreçte, Suriye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na resmi katılımı konusundaki diplomatik temasların hız kazanması bekleniyor. Körfez ülkeleri ve Türkiye eksenli yürütülen bu stratejik güvenlik görüşmelerinin, Orta Doğu’daki askeri dengeleri ve bölgesel ittifakları kökten değiştirecek yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel