ÇANAKKALE — Lancet Countdown raporunun onuncu sayısı, Paris Anlaşması’ndan bu yana iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin ivme kazandığını ortaya koyarken; Türkiye özel dosyası aşırı sıcakların bebek, yaşlı ve ekonomi üzerindeki yıkıcı faturasını gözler önüne serdi.
- Küresel ölçekte aşırı sıcaklarla ilişkili yıllık ortalama ölümler yüzde 36 oranında yükseldi.
- Yalnızca 2023 yılında sıcak havalar nedeniyle 710 bin kişi hayatını kaybetti, bunların yüzde 70’ten fazlası insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlanıyor.
- Türkiye’de 2021-2025 yılları arasında yaşanan sıcak hava dalgası günlerinin yüzde 87’si iklim değişikliği kaynaklı.
- 65 yaş üstü nüfusta sıcaklığa bağlı ölümlerin yarattığı yıllık ekonomik maliyet 4,3 milyar dolara ulaştı.
Küresel Ölçekte Sağlık Acil Durumu Alarmı
Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girdiği günden bu yana geçen on yılda, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki olumsuz etkileri önceki döneme kıyasla benzeri görülmemiş bir ivme kazandı. Dünya genelinde insan sağlığını tehdit eden çevresel faktörlerin artış gösterdiğini ortaya koyan kapsamlı Lancet Countdown raporunun onuncu sayısı resmi olarak açıklandı. Bu kritik eşikte, alanında uzman isimler ve uluslararası çevre otoriteleri, iklim mücadelesinin çevresel ve ekolojik tahribatın gerisinde kaldığına dikkati çekerek acil bir uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, yaşanan bu derin krizin önüne geçilebilmesi ve kitlesel felaketlerin engellenebilmesi için iklim değişikliğinin resmi olarak ‘küresel bir sağlık acil durumu’ ilan edilmesini talep ediyor. Rapor verilerine göre, küresel ölçekte aşırı sıcaklarla ilişkili yıllık ortalama ölümler yüzde 36 oranında endişe verici bir yükseliş kaydetti. Yalnızca 2023 yılında, kavurucu sıcak havalar nedeniyle dünya genelinde 710 bin kişi hayatını kaybetti. Bilimsel veriler, bu can kayıplarının yüzde 70’ten fazlasının doğrudan insan kaynaklı iklim değişikliğinden kaynaklandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Öte yandan, aynı dönem zarfında küresel çapta temiz enerji yatırımları rekor seviyelere ulaşmış olmasına rağmen, fosil yakıtlar küresel enerjinin hâlâ yüzde 80’den fazlasını sağlamaya devam ederek krizin ana tetikleyicisi olmayı sürdürüyor.
Türkiye Özel Dosyası: Bebekler ve Yaşlılar Tehdit Altında
Rapor kapsamında hazırlanan Türkiye özel dosyası, ülkemizdeki iklim değişikliğinin insan sağlığına ve ülke ekonomisine getirdiği ağır faturayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Ülke genelinde yapılan hesaplamalara göre, 2021-2025 yılları arasında insanların maruz kaldığı sıcak hava dalgası günlerinin yüzde 87’si, eğer iklim değişikliği olmasaydı yaşanmayacaktı. Bu olağanüstü sıcaklık artışları ve kavurucu dalgalar, fizyolojik olarak toplumun en kırılgan ve hassas grupları olan bebekleri ve yaşlıları doğrudan hedef alıyor. İstatistiklere göre, 2016-2025 yılları arasında bir yaşın altındaki bebeklerin maruz kaldığı yıllık ortalama sıcak hava dalgası gün sayısı yüzde 288 gibi devasa bir artışla 23 güne yükseldi. Benzer şekilde, 65 yaş üstü bireylerde de bu tehlikeli sayı yüzde 271 artış göstererek 22 güne ulaştı. Yalnızca demografik ve sağlık açısından değil, aynı zamanda finansal olarak da yıkıcı olan bu süreçte, sıcaklığa bağlı ölümlerin 65 yaş üstü nüfusta yarattığı yıllık ekonomik maliyet 2021-2025 döneminde ortalama 4,3 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Bununla birlikte, aşırı sıcaklar yalnızca sağlık krizine yol açmakla kalmıyor; çalışanların fiziki performansını da ciddi biçimde düşürerek geçim kaynaklarını ve genel üretkenliği tehdit etmeyi sürdürüyor. Türkiye’de aşırı sıcaklar nedeniyle azalan çalışma kapasitesinin yarattığı gelir kaybı 2025 yılı verileriyle de ülkenin ekonomik istikrarını zorlamaya devam ediyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek döneme ilişkin beklentiler ve resmi süreçler, iklim krizinin artık sadece bir çevre sorunu değil, doğrudan bir insanlık ve hayatta kalma meselesi olduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar ve uluslararası sağlık örgütleri, hükümetlerin ve küresel aktörlerin fosil yakıt bağımlılığını acilen sonlandırması, sağlık altyapılarını iklim krizine dirençli hale getirmesi ve koruyucu sağlık politikalarını derhal hayata geçirmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak: Evrensel