İSTANBUL — Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen ve 9 işçinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan maden katliamında oğlu Uğur Yıldız’ı kaybeden baba Ali Ekber Yıldız, eski Başbakan Binali Yıldırım’a yönelik yaptığı sert açıklamalar nedeniyle emniyete ifadeye çağrıldı. Evlatlarının hakkını arayan acılı ailenin hedef gösterilmesi ve susturulmaya çalışılması kamuoyunda büyük tepki çekerken, Yıldız ailesi ‘Katiller serbestken biz ifadeye çağrılıyoruz, adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz’ mesajı verdi.
- Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te 9 işçinin hayatını kaybettiği facianın davası öncesinde konuşan baba Ali Ekber Yıldız, 53 gün boyunca oğlunu liç yığınlarının altında aradığını belirtti.
- Eski Başbakan Binali Yıldırım’a yönelik eleştirileri nedeniyle Valilik tarafından aranarak özür dilemesi istendiği, bu talebin reddedilmesi üzerine emniyetten ifadeye çağrıldığı açıklandı.
- Kardeş Duygu Yıldız, aileye yönelik baskılara tepki göstererek ‘Ne yaparsanız yapın korkmuyoruz, adalet diye seslenmeye devam edeceğiz’ dedi.
İliç Faciası ve 53 Günlük Acı Bekleyiş: Adalet Arayışı Engelleniyor mu?
Türkiye tarihinin en büyük maden felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni faciası, üzerinden aylar geçmesine rağmen acısıyla, hukuki süreçleriyle ve toplumsal yankılarıyla gündemdeki yerini koruyor. SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold’a ait madende 13 Şubat 2024’te yaşanan yığın liçi kaymasında 9 işçi tonlarca toprağın altında kalarak yaşamını yitirmişti. Bu büyük felakette 33 yaşındaki oğlu Uğur Yıldız’ı kaybeden baba Ali Ekber Yıldız, aradan geçen zamana rağmen dinmeyen acısıyla birlikte adalet mücadelesini sürdürüyor. Felakete ilişkin davanın duruşması 20 Ekim’de görülürken, duruşma öncesinde basına açıklamalarda bulunan Ali Ekber Yıldız, adalet mekanizmasının yavaşlığına ve yetkililerin duyarsızlığına isyan etmişti. 53 gün boyunca liç yığınının altında oğlunu aradığını belirten acılı baba, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın bölgeye gelip kendilerini aramamasına ve göstermelik tutumlara sert tepki göstererek, ‘Ben 53 gün liç yığınının altında oğlumu ararken, ağlarken o Erzincanlı olduğunu söyleyen Başbakan’ın bir kere yüzünü görmedim. Bir kere gelip bizi teselli etmedi. O ağlamaların hepsi yalan’ ifadelerini kaydetmişti. Bu haklı ve öfkeli haykırış, yargı ve siyaset koridorlarında farklı bir boyuta evrilerek ailenin baskı altına alınma girişimleriyle sonuçlandı.
Valilikten ‘Özür Dileyin’ Telefonu ve Emniyetten İfadeye Çağrı Süreci
Duruşmanın hemen ardından yaşanan gelişmeler, maden faciasında adalet arayan ailelerin üzerindeki baskının somut bir kanıtı niteliğini taşıdı. Ali Ekber Yıldız, duruşmanın ardından Valilikten arandığını, yaptığı sert açıklamalar nedeniyle rahatsızlık duyulduğunun kendisine iletildiğini ve Binali Yıldırım’ı arayarak özür dilemesinin istendiğini kamuoyuyla paylaştı. Sorumlular hesap vermezken, evladını kaybeden bir babadan siyasetçiden özür dilemesinin beklenmesi vicdanları yaraladı. Yıldız’ın bu baskıya boyun eğmeyerek Yıldırım’ı aramaması üzerine süreç başka bir aşamaya taşındı. Ali Ekber Yıldız, bugün emniyetten aranarak ifadeye çağrıldığını duyurdu. Katliamın sorumlularının serbest dolaştığı bir düzen içerisinde, çocuklarının cenazesini haftalarca arayan kederli bir babanın ifadeye çağrılması, hukuk devleti ve adalet ilkeleri açısından derin bir çelişkiyi gözler önüne seriyor.
Yıldız Ailesinden Net Mesaj: ‘Bizi İdam Edin, Yine de Korkmuyoruz’
Yaşanan hukuksuzluklara ve sindirme politikalarına karşı Evrensel’e konuşan kız kardeş Duygu Yıldız, ailelerine yönelik tüm baskılara meydan okudu. Adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Yıldız, iktidarın ve yargının tutumunu şu sert sözlerle eleştirdi: ‘Babam öfkesiyle, acısıyla bir şeyler söylediği için Binali Yıldırım rahatsız olmuş ve şikayette bulunmuş. Sadece babamı değil, beni, annemi de ifadeye çağırsınlar. Bizden de şikayetçi olun. Bizleri tutuklayın, müebbet verin. Hatta bizler için bir yasa çıkartın, idam edin bizi. Ne yaparsanız yapın, korkmuyoruz. Bizi korkutmaya, susturmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki biz bu davanın peşinden gitmeyelim, adalet diye seslenmeyelim.’ Yargılama sürecindeki derin adaletsizliğe dikkat çeken Yıldız, 33 yaşında insanların göz göre göre öldürüldüğünü ancak katillerin ve sorumluların cezalandırılmadığını, hatta katillerden bir tanesinin sadece 5 yıl gibi komik bir cezayla karşı karşıya kalabileceği bir sistemin adaleti sağlayamayacağını vurguladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Erzincan İliç’teki maden katliamının üzerinden geçen zamana rağmen acılarını dindiremeyen ve aksine adalet arayışları nedeniyle adli ve idari baskılara maruz kalan Yıldız ailesi, tüm bu tehditlere karşı geri adım atmayacağını yineliyor. Resmi makamların ve yargı organlarının, sorumlulardan hesap sormak yerine, haklarını arayan acılı aileleri ifadeye çağırması toplumsal vicdanda derin yaralar açmaya devam ediyor. Hukukçular ve sivil toplum örgütleri, İliç davasının takipçisi olacaklarını belirtirken, Ali Ekber Yıldız ve ailesinin adalet mücadelesinin Türkiye’nin adalet tarihine kara bir leke olarak geçen bu sürecin simgesi haline geldiği vurgulanıyor.
Kaynak: Evrensel