İSTANBUL — İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin, Suriye’nin kuzeyindeki askeri bir operasyona ilişkin yaptıkları basın açıklamaları gerekçesiyle yargılandıkları ve beraatle sonuçlanan davada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı istinaf mahkemesince reddedildi.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, beraat kararının bozulması yönündeki başvuruyu esastan reddetti.
- İlk derece mahkemesi olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, ‘suçun unsurlarının oluşmadığı’ gerekçesiyle oy birliğiyle beraat hükmü kurmuştu.
- İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında usul, esas ve delil değerlendirmesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.
- İstanbul Barosu, kararın savunmanın bağımsızlığı ve anayasal hakların korunması açısından büyük bir önem taşıdığını vurguladı.
Yargılama Sürecinin Arka Planı ve Beraat Kararının Gerekçesi
Kamuoyunun ve hukuk camiasının yakından takip ettiği süreç, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin Suriye’nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin kamuoyuyla paylaştıkları değerlendirmeler üzerine başlatılmıştı. Açıklamaların ardından başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede, baro yönetimine “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamaları yöneltilmişti. Silivri’de bulunan mahkeme salonlarında görülen davada, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti kapsamlı bir yargılama yürütmüştü. 9 Ocak tarihli karar duruşmasında mahkeme, atılı suçların yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varmış ve İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri hakkında ayrı ayrı beraat kararı vermiştir. Oy birliğiyle alınan bu karar, o dönemde hukuk dünyasında ifade özgürlüğü ve baroların kamusal denetim rolü bağlamında önemli bir eşik olarak değerlendirilmişti. Ancak yerel mahkemenin verdiği bu beraat hükmü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kararın bozulması istemiyle istinaf mahkemesine taşınmış ve hukuki süreç bir üst yargı mercii olan Bölge Adliye Mahkemesi’ne intikal etmişti.
İstinaf Mahkemesinin İncelemesi ve Hukuki Değerlendirme
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın beraat kararının bozulması yönündeki başvurusunu esastan ele aldı. Yapılan detaylı hukuki inceleme sonucunda Daire, ilk derece mahkemesinin kurduğu beraat hükmünü hukuka uygun buldu. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan değerlendirmede, mahkemenin usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık içermediği açıkça ifade edildi. Kararda ayrıca, dava dosyasındaki delillerde ve gerçekleştirilen yargılama işlemlerinde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ispat bakımından yapılan delil ve olay değerlendirmesinin yerinde olduğu vurgulandı. Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin hukuki karşılık bulmadığını ve yerinde olmadığını kanaat getiren Daire, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verdi. Bu kararla birlikte, yerel mahkemenin verdiği beraat hükümleri üst mahkeme tarafından da onaylanmış ve tescil edilmiş oldu.
Gelişmeler ve Beklentiler
İstinaf mahkemesinin beraat kararını onamasının ardından İstanbul Barosu’ndan konuya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme paylaşıldı. Baro açıklamasında, “İstanbul Barosu yönetimine yönelik yargı sürecinde verilen bu karar, baroların insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve demokratik hukuk devleti ilkelerini savunma sorumluluğu açısından da büyük önem taşıyor. Baroların yalnızca meslek örgütü değil, aynı zamanda yurttaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasında anayasal ve toplumsal sorumluluk üstlenen kurumlar olduğu gerçeği, bu yargı süreciyle bir kez daha gündeme geldi. Karar, savunmanın bağımsızlığına ve baroların kamusal meselelerde söz söyleme hakkına dair önemli bir güvence teşkil etmektedir” ifadelerine yer verildi. Bu hukuki gelişmenin, Türkiye’de ifade özgürlüğü, mesleki örgütlerin kamusal denetim yetkisi ve baroların anayasal konumu üzerindeki tartışmalara gelecekte de yön vermesi bekleniyor.
Kaynak: Evrensel