25 Ekim 2026, Pazar
Haber

İstanbul Barosu’na İstinaftan Müjde: Beraat Kararı Kesinleşme Yolunda

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin, Suriye’nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin yaptıkları basın açıklamaları nedeniyle yargılandıkları davada istinaf mahkemesinden kritik bir karar çıktı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin oy birliğiyle verdiği beraat kararını hukuka uygun bularak başsavcılığın istinaf başvurusunu esastan reddetti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği oy birliğiyle beraat kararı istinaf tarafından onandı.
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, başsavcılığın itirazını CMK 280/1-a maddesi gereğince reddetti.
  • Karar, baroların ifade özgürlüğü ve kamusal meselelerde söz söyleme hakkı açısından emsal teşkil ediyor.
  • Ceza yargılamasındaki bu sonuç, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki görevden alma davasını da doğrudan ilgilendiriyor.

Yargılama Sürecinin Arka Planı ve İlk Derece Mahkemesinin Kararı

Türkiye’nin en köklü hukuk kurumlarından biri olan İstanbul Barosu’nun yönetimi, Suriye’nin kuzeyindeki askeri bir operasyona yönelik kamuoyuyla paylaştıkları görüşler sebebiyle hukuki bir ablukayla karşı karşıya kalmıştı. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında ‘basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak’ ve ‘basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ iddialarıyla açılan dava, uzun süre hukuk camiasının ve kamuoyunun odağındaydı. Silivri’de görülen davada, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, son derece kapsamlı bir inceleme gerçekleştirmişti. Yapılan yargılama neticesinde mahkeme, sanıklara isnat edilen suçların yasal unsurlarının hiçbir şekilde oluşmadığı kanaatine varmış ve Baro Başkanı ile Yönetim Kurulu üyelerinin oy birliğiyle beraatine hükmetmişti. Bu karar, savunma hakkı ve ifade özgürlüğü savunucuları tarafından memnuniyetle karşılanmış ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin bu kararını hızlı bir şekilde bir üst mahkemeye taşıyarak itirazda bulunmuştu.

İstinafın İncelemesi ve Hukuki Gerekçeler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosyayı ele alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, titiz bir inceleme süreci yürüttü. Yapılan hukuki denetim sonucunda Daire, ilk derece mahkemesinin beraat kararında usul ve esas yönünden hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını tescilledi. Dosyadaki delillerin eksiksiz toplandığı, yargılama işlemlerinde herhangi bir aksaklık yaşanmadığı ve ispat bakımından mahkemenin yaptığı hukuki değerlendirmenin son derece yerinde olduğu karara bağlandı. Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerini hukuki açıdan yerinde görmeyen üst mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetti. Bu karar, suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki ilk tespiti üst mahkeme düzeyinde de kesinleştirmiş oldu.

Demokratik Hukuk Devleti ve Görevden Alma Davasına Etkileri

İstanbul Barosu yönetimine yönelik bu yargı sürecinde verilen ret kararı, sadece bir ceza davasının kapanmasından öte anlamlar taşıyor. Karar, Türkiye’deki baroların insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve demokratik hukuk devleti ilkelerini savunma sorumluluğu açısından tarihi bir nitelik arz ediyor. Savunmanın bağımsızlığına ve baroların toplumsal ve kamusal meselelerde söz söyleme hakkına yönelik tartışmalara son derece güçlü bir hukuki dayanak sunan bu gelişme, ilerleyen dönemdeki benzer hukuki vakalar için de referans teşkil edecek nitelikte. Öte yandan, ceza yargılamasında verilen beraat kararının istinaf incelemesinden başarıyla geçmesi, İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden ve henüz istinaf süreci süren görevden alma davası açısından da büyük bir dönüm noktası oluşturuyor. Ceza mahkemesinin suçun unsurlarının bulunmadığı yönündeki tespitinin üst mahkemece de onaylanmış olması, idari nitelikteki görevden alma davasının hukuki dayanaklarını temelden sarsmakta ve tartışmaları yeniden alevlendirmektedir.

Gelişmeler ve Beklentiler

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin beraat kararının istinaf mahkemesince onanması, hem hukuk camiasında hem de kamuoyunda adalet duygusunu pekiştiren bir gelişme olarak kayda geçti. Sürecin ilerleyen aşamalarında, ceza mahkemesinden çıkan bu kesin nitelikteki beraat kararının, hukuk mahkemelerindeki devam eden idari süreçlere nasıl yansıyacağı ve emsal kararlar silsilesinde nasıl bir yer edineceği hukukçular tarafından yakından takip edilmeye devam edecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın