8 Kasım 2026, Pazar
Haber

İstanbul Barosu’nda Kocasakal ve Ergin Arasında Geçmiş Dönem Tartışması

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal’ın Sözcü TV’de eski yönetimi hedef alan açıklamalarına, eski baro yöneticisi Avukat Ahmet Ergin’den sosyal medya üzerinden sert bir yanıt geldi; Ergin, iki yıllık görev süresi boyunca yaşanan hak ihlalleri ve hukuk mücadelelerinde Kocasakal’ın sahada olmadığını savundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ümit Kocasakal’ın Sözcü TV’deki açıklamaları eski yönetim ile yeni yönetim arasında tartışma başlattı.
  • Avukat Ahmet Ergin, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Kocasakal’ı geçmişteki hak mücadelesine katılmamakla eleştirdi.
  • Ergin; Ergenekon, Balyoz süreçleri, Silivri duruşmaları ve 19 Mart eylemlerinde Kocasakal’ın yer almadığını belirtti.
  • Açıklamada ayrıca Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezinin çalışmaları ile öldürülen Avukat Hatice Kocaefe’nin davasına vurgu yapıldı.

Sözcü TV’deki Açıklamalar ve Eski Yönetim Tartışmasının Fitili

İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal’ın Sözcü TV’de katıldığı canlı yayın programında sarf ettiği sözler, baro kulislerinde ve hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Programda Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde hukuksuzluklara karşı boyun eğmediklerini savunan Kocasakal, eski yönetim döneminde savcılık çağrısına gidilmesini eleştirmişti. Kocasakal’ın eski baro yönetimini hedef alan bu değerlendirmeleri, geçmiş dönemde görev yapmş isimlerin tepkisini çekti. Eski İstanbul Barosu Yöneticisi Avukat Ahmet Ergin, bu iddialara sessiz kalmayarak konuyu sosyal medya platformu X üzerinden yargıya ve kamuoyunun bilgisine taşıdı. Ergin, baronun önceki iki yıllık yönetim döneminde yaşanan yoğun hukuksuzluklara karşı yürütülen çetin mücadelenin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

Silivri Duruşmaları, 19 Mart Süreci ve Sahadaki Hak Mücadeleleri

Avkukat Ahmet Ergin, X hesabından yaptığı detaylı paylaşımda, Kocasakal’ın eleştirilerine karşı somut olayları ve tarihsel süreçleri hatırlattı. Baro yönetiminin görevden alınmasına ilişkin açılan davanın duruşmalarında, düzenlenen basın toplantılarında ve hak arama eylemlerinde Kocasakal’ın bulunmadığını belirten Ergin, özellikle Silivri’deki kritik duruşmalarda da kendisini göremediklerini ifade etti. Ergin’in açıklamalarına göre, sadece duruşmalarla sınırlı kalmayan bu devamsızlık tablosu, 19 Mart sürecindeki hak ihlallerinde de kendini gösterdi. Bu süreçte düzenlenen eylemlerde, avukatların gözaltına alındığı ve haciz mahallerinde fiziksel şiddete maruz kaldığı olaylarda dahi Kocasakal’ın sahada yer almadığına dikkat çekildi. Ayrıca Bursa’da katledilen Avukat Hatice Kocaefe için düzenlenen eylem ve dava süreçlerine de Kocasakal’ın katılmadığı kayıtlara geçirildi.

Mülteci Hakları ve Yüksek Perdeden Söylenen Sözler Eleştirisi

Tartışmanın bir diğer önemli boyutunu ise insan hakları merkezlerinin yürüttüğü kurumsal çalışmalar oluşturdu. Açıklamasında Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezinin faaliyetlerine de değinen Ahmet Ergin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında göçmen kadınların haklarının sekiz farklı dilde duyurulmasının toplumsal ve hukuksal önemine dikkat çekti. Açıklamasının sonuç bölümünde yeni Baro Başkanı Ümit Kocasakal’a doğrudan seslenen Ergin, yalnızca yüksek perdeden sözler sarf etmenin yeterli bir liderlik vasfı olmadığını belirtti. Ergin, iki yıl boyunca hukuksuzluklara karşı verilen onurlu mücadelenin görülmesi gerektiğini yineleyerek, ‘Umarım sadece yüksek perdeden sarf ettiğiniz sözlerle yetinmez ve iki yıl boyunca hukuksuzluklara karşı mücadelemizden taviz vermediğimizi görürsünüz’ ifadelerini kullandı. Bu vesileyle yarın görevi devralacak olan yeni yönetime başarı dileklerini ileten Ergin, süreçteki hatalı bilgi ve çarpıtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

İstanbul Barosu’nda yaşanan bu karşılıklı açıklamalar ve geçmiş dönem muhasebesi, yeni dönemin kurumsal ilişkileri ve meslek içi dayanışma dinamikleri açısından yakından takip ediliyor. Görevi devralacak yeni yönetimin bu tartışmaların ardından nasıl bir baro politikası izleyeceği ve hukuk camiasındaki bölünmüşlük iddialarını nasıl gidereceği önümüzdeki günlerde netleşecek.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın