İSTANBUL — Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, 14-15 Ekim tarihlerinde İstanbul ve Kocaeli’de yaşanan, aralarında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 10 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin tüm yönleriyle araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına resmen meclis araştırması önergesi sundu.
- İstanbul ve Kocaeli’de 14-15 Ekim tarihlerinde meydana gelen sel felaketinde 10 vatandaş yaşamını yitirdi.
- DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, faciaların arkasındaki kentleşme politikaları ve imar kararları için Meclis’e önerge verdi.
- Cendere Vadisi’nin 2011 yılında taşkın riskine rağmen imara açıldığı ve dere yataklarının yapılaştırıldığı vurgulandı.
- TMMOB uyarılarına rağmen AVM, hastane ve üniversite kampüslerinin riskli bölgelerde inşa edildiği belirtildi.
Ne Oldu? 14-15 Ekim Sel Felaketinin Ardındaki Siyasal ve Yapısal Gerçekler
İstanbul ve Kocaeli’de 14-15 Ekim’de meydana gelen ve 10 kişinin ölümüne neden olan sel felaketi, Türkiye’nin en yetkin parlamenter denetim mekanizmalarından biri olan TBMM gündemine taşındı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, felaketin sonuçlarını ağırlaştıran kentleşme politikalarının, dere yatakları ve su havzalarının yapılaşmaya açılmasının ve kamusal sorumlulukların araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına kapsamlı bir meclis araştırması önergesi sundu. Çiçek, araştırma önergesinin gerekçesinde, aralarında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 10 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin yalnızca aşırı yağışla açıklanamayacağını çok net bir şekilde vurguladı. İstanbul Valiliğinin kentin son 84 yılın en yüksek yağışını aldığı yönündeki resmi açıklamalarına dikkat çeken Çiçek, “Yağışın şiddeti, dere yataklarının imara açılmasının, plansız yapılaşmanın ve kamu kaynaklarının altyapı yerine rant projelerine aktarılmasının siyasal sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır” ifadelerini kullanarak idari ve siyasal sorumluluğun altını çizdi.
Neden Şimdi? Cendere Vadisi, TMMOB Raporları ve Rant Odaklı İmar Kararları
Felaketlerin anlık doğa olaylarıyla açıklanamayacak kadar derin yapısal sorunlara dayandığını belirten önergede, somut belgelere ve meslek odalarının uyarılarına yer verildi. Önergede, Cendere Vadisi’nin taşkın riski nedeniyle yapılaşmaya kapalı olması gerekirken 2011 yılında imara açıldığına ilişkin belgelere ve sel sırasında yaşanan dramatik su baskınlarına ayrıntılı olarak yer verildi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) yaptığı kritik açıklamalara da değinen Cengiz Çiçek, İstanbul’da alışveriş merkezleri, üniversite kampüsleri, hastaneler ve sanayi bölgelerinin bilerek ve isteyerek dere yataklarında inşa edildiğine dikkat çekti. Çiçek, kamu ve özel yatırımların aynı çarpık yapılaşma anlayışıyla gerçekleştirildiğini belirterek, “Suyu taşıyan, kentin ortak yaşam alanı olan dere vadileri, imar kararlarıyla rant üretilecek alanlara dönüştürülmektedir” dedi. Önergede ayrıca emsal artışları, noktasal imar planı değişiklikleri, derelerin üstünün kapatılması ve çıkarılan imar aflarının taşkın riskini tırmandıran temel politikalar arasında bulunduğu vurgulandı.
Kimi Nasıl Etkileyecek ve Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor?
Sel riskinin yalnızca kent içindeki dar alanlarla ve dere yataklarıyla sınırlı kalmadığını belirten Cengiz Çiçek, Kuzey Ormanları ve hayati su havzalarındaki yapılaşma faaliyetlerinin de kentin ekolojik dengesini geri dönülmez biçimde bozduğunu ifade etti. Bu bağlamda sunulan meclis araştırması önergesinin kabul edilmesi durumunda; İstanbul ve Kocaeli başta olmak üzere Türkiye genelindeki afet yönetimi, imar yetkilerinin kullanımı, ruhsatlandırma süreçleri ve kamu denetimsizliğinin tüm boyutlarıyla masaya yatırılması bekleniyor. Önümüzdeki yasama süreçlerinde komisyonların kurulması, ilgili bakanlıkların denetlenmesi ve uzmanların görüşlerine başvurulması beklenirken, bu soruşturma ekolojik tahribat ile kentsel rant politikaları arasındaki bağın resmi olarak belgelenmesi açısından kritik bir eşik oluşturuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak; DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek tarafından TBMM’ye sunulan bu kapsamlı araştırma önergesi, iklim krizi ve aşırı hava olaylarının arkasındaki insan eliyle yaratılmış rant odaklı kentleşme krizini gözler önüne sermektedir. Meclis’in bu konuda atacağı adımlar ve komisyon incelemeleri, Türkiye’nin afetlere karşı dirençli kentler inşa etme noktasındaki siyasi iradesini test edecek en önemli kamusal süreçlerden biri olarak takip edilmektedir.
Kaynak: Evrensel