24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

İstanbul’da Geliyorum Diyen Felaket: Dere Yatakları Nasıl Ranta Kurban Edildi?

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Türkiye’nin batısı ve özellikle mega kent İstanbul, mevsim normallerinin çok üzerinde gerçekleşen ve 50-60 hatta 80 yılda bir yağacağı olasılıklandırılan aşırı yağışlarla kâbus gibi bir hafta geride bırakırken; Kâğıthane, Ayazağa, Pendik ve Şile merkezli felaketlerde binlerce ev, işyeri ve milyonlarca liralık lüks araç sular altında kaldı, yurttaşlar yaşamını yitirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Bazı merkezlerde metrekareye 242 kilogram yağış düşerken binlerce konut ve araç sular altında kaldı.
  • İSKİ verilerine göre İstanbul’da 5 bin 247 kilometre uzunluğunda 2 bin 772 dere bulunuyor.
  • Dere yataklarındaki 100 metrelik güvenli koruma şeridi rant uğruna 10 metreye kadar düşürüldü.

Metrekareye 242 Kilogram Yağış: Vadi İstanbul ve Lüks Konutlar Sular Altında

Türkiye’nin batısı, özellikle de İstanbul ve çevresi kâbus gibi bir haftayı geride bıraktı. Mevsim normallerinin çok üstünde, 50-60, hatta 80 yılda bir yağacağı olasılıklandırılan yağmur dev metropolün üzerine kâbus gibi çöktü, bazı merkezlerde metrekareye 242 kilogram yağış düştü! Sele kapılan yurttaşlarımız yaşamını yitirdi. Özellikle Kâğıthane, Ayazağa, Pendik, Şile merkezli felaketlerde binlerce ev ve işyerini su bastı, yine binlerce araç su altında kaldı. Zararın merkezi ise son 15 yılda yeni yaşam merkezi olarak ön plana çıkarılan (!) Vadi İstanbul’du. Ultra lüks konutların otoparkları milyarlarca liralık zarara neden oldu. Peki önlem alınabilir miydi? Hem evet hem hayır. Çünkü İstanbul yedi tepeli kent olarak anılsa da aslında su yollarının göbeğine konumlanmış ve son 30 yılda hızla büyümüş bir kent. Ve derelerle anılmış tarih boyunca! Dere isimsiz sokak yok!

İSKİ Raporları Çarpıcı Gerçeği Ortaya Koydu: 2 Bin 772 Dere Tehlike Saçıyor

Örneğin İSKİ’nin 2023’te açıkladığı plana göre 5 bin 247 kilometre uzunluğa sahip tam 2 bin 772 dere var. 168 ana derenin kolları olarak İstanbul’u kılcal damar gibi sarıyor. Ve 28 büyük dere havzası da bundan 18 yıl önceki raporlara göre, “su taşkını” riski taşıyor. Tahmin edin bu bölgeler neresi? Alibeyköy, Küçükköy, Kâğıthane, Ayazağa! Uzmanlar raporlamış, bırakın bu uyarıları dikkate almayı, bazı bölgelerde mühendislere inat inşaat yapılamaz denen 100 metrelik koruma şeridi 10 metreye indirilmiş, bazı derelerin üstüne evler yapılmış, bazılarının üzerine de asfalt yollar. İTÜ’lü akademisyen Dr. Hülya Dinç’in çalışmalarından öğreniyoruz bu gerçekleri; ne yazık ki kenti ve ülkeyi yönetenler dikkate bile almamış! O yüzden su baskını felaketi aslında, ‘Geliyorum’ demiş de biz duymamışız ya da duymak istememişiz.

Arnavutköy-Çatalca Hattı ve Sazlıdere Tehlikesi: İklim Krizi Kapıda

İşin kötüsü hâlâ su havzalarına, dere yataklarına toplu konut inşa ediliyor İstanbul’un Arnavutköy-Çatalca hattına (Sazlıdere örneğin) bakın ve gelecekteki baskınları zihninizde hayal edin! Bu İstanbul’daki felaketin bir yüzü; madalyonun öteki tarafında ise iklim değişikliği var. Çevre mühendislerinin ifadesiyle ‘iklim değişikliği’nin ta kendisi bu ‘umulmadık’ yağışlar. İster yerelde olsun ister merkezin tasarladığı projelerde, doğanın kanunlarına meydan okuyan bu yapılaşma anlayışı değişmediği sürece benzer felaketlerin kaçınılmaz olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla ortadadır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Uzmanların ve bilim insanlarının yıllardır yaptığı tüm uyarıların göz ardı edilmesi, İstanbul’un altyapı projelerinde rant odaklı politikaların izlenmesi ve iklim krizinin etkilerinin derinleşmesi, metropolü her sağanak yağışta yeni bir felaket senaryosuyla baş başa bırakmaktadır. Resmi süreçlerin ve imar planlarının acilen bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınması hayati bir zorunluluk olarak raporda yer almaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın