İZMİR — 30 Ekim 2020 tarihinde Ege Denizi’nde, Seferihisar açıklarında meydana gelen ve 117 vatandaşın yaşamını yitirdiği büyük İzmir depreminin üzerinden tam 6 yıl geçmesine rağmen, verilen sözler tutulmadı ve yaklaşık 15 bin yurttaş hâlâ evlerine kavuşamayarak derin bir barınma krizinin ortasında yalnız bırakıldı.
- 30 Ekim İzmir depreminin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen yaklaşık 15 bin depremzede hâlâ evsiz.
- İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) verilerine göre fahiş inşaat maliyetleri ve müteahhit insafı mağduriyeti katlıyor.
- TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), kentteki yapı stokunun yüzde 50’sinin sorunlu olabileceğine dikkat çekerek acil çağrı yaptı.
- TOKİ tarafından 5 bin 61 konut ve 357 iş yeri teslim edilirken, orta ve az hasarlı binalardaki çözümsüzlük sürüyor.
6 Yıllık Büyük Çile: 15 Bin Yurttaş Hâlâ Konut Bekliyor
30 Ekim 2020’de Ege Denizi’nde, Seferihisar açıklarında yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan depremde İzmir’de 117 kişi yaşamını yitirmişti. Aradan geçen uzun yıllara rağmen çok sayıda depremzede hâlâ evine dönemedi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, üzerinden 6 koca yıl geçmesine rağmen yaklaşık 15 bin kişinin hâlâ konut beklediğini açıkladı. Bazı depremzedelerin kirada yaşamaya devam etmek zorunda kaldığını belirten Özkan, fahiş artış gösteren inşaat maliyetleri ve müteahhitlerle yaşanan anlaşmazlıkların mağduriyeti her geçen gün daha da artırdığını aktardı. AKP iktidarının vaatleri barınma sorununu çözmeye yetmezken, binlerce yurttaş bitmeyen yargı süreçlerinin gölgesinde kira çilesiyle adeta baş başa kaldı.
Hasar Türleri Arasındaki Ayrım ve Müteahhit Krizi Derinleşiyor
Depremin ardından Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından 5 bin 61 konut ve 357 iş yerinin teslim edildiği bildirilirken, İZDEDA Başkanı Haydar Özkan ağır hasarlı binalarda yaşayanlarla orta ve az hasarlı binalarda yaşayanların aynı kapsamda değerlendirilmediğine vurgu yaptı. Özkan, “Orta hasarlı binalar için güçlendirme kredisi verildi ama zemin koşulları nedeniyle bu binaların da birçoğu yıkıldı. Bugün hâlâ evinin temelini bile atamamış insanlarımız var” diyerek tablonun vahametini gözler önüne serdi. Sadece finansal yükler değil, aynı zamanda müteahhitlerle yaşanan sözleşme krizleri de süreci tıkadı. Özkan müteahhitlik sorunlarını şöyle özetledi: “Sözleşme imzalayıp 2-3 yıl boyunca inşaata başlamayanlar, inşaatın birinci ya da ikinci katına geldikten sonra yeniden para talep edenler mağduriyetimizi katbekat artırıyor.”
Gelişmeler ve Beklentiler
Uzmanlar ve meslek örgütleri, İzmir’deki mevcut yapı stokunun yaklaşık yüzde 50’sinin potansiyel olarak sorunlu olabileceğine işaret ediyor. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), yetkililere kağıt üstündeki sözlerin ve geçiştirici vaatlerin bırakılarak riskli yapı stokuna karşı acil, kalıcı ve somut adımlar atılması çağrısında bulunurken; evlerine kavuşmayı bekleyen 15 bin yurttaşın geleceği ise belirsizliğini korumaya devam ediyor.
Kaynak: BirGün Manşet