İZMİR — Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), kentte son 10 gün içinde 3 kadının erkek şiddeti neticesinde hayattan koparılması üzerine İzmir Barosu önünde acil bir basın açıklaması düzenleyerek cezasızlık politikalarına derhal son verilmesini talep etti.
- İzmir’de sadece 10 günlük zaman dilimi içerisinde 3 kadın erkekler tarafından katledildi.
- KCDP, İzmir Barosu önünde bir araya gelerek ‘Ebru’nun Pınar’ın Özge’nin hesabını soracağız’ pankartı açtı.
- Eylül 2026 raporuna göre yalnızca bir ayda Türkiye genelinde 28 kadın öldürüldü, 19 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.
- Kadın örgütleri 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmasını, iyi hal ve haksız tahrik indirimlerinin son bulmasını istedi.
İzmir Barosu Önünde Haykırdılar: ‘Asla Yalnız Yürümeyeceksin’
İzmir’de son 10 günde yaşanan sarsıcı kadın cinayetlerinin ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) öncülüğünde bir araya gelen yurttaşlar ve hak savunucuları İzmir Barosu önünde olağanüstü bir eylem gerçekleştirdi. Alanda “Ebru’nun Pınar’ın Özge’nin hesabını soracağız” yazılı dikkat çekici pankartlar açılırken, kitle sık sık “Kadın cinayetlerini durduracağız” ve “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlarıyla caddeyi inletti. Katılımcılar, son katledilen ve geçmişte erkek şiddetiyle aramızdan koparılan kadınların fotoğraflarının yer aldığı dövizleri ellerinde taşıyarak adaletsizliğe karşı tepkilerini dile getirdiler.
Eylül 2026 Raporu Acı Tabloyu Gözler Önüne Serdi: 28 Kadın Katledildi
Platform adına basın metnini okuyan İzmir KCDP Temsilcisi Esra Akın, iktidarın kadınların yaşam hakkını korumak adına yeterli ve caydırıcı önlemler almadığının altını çizdi. Kadın cinayetlerinin neredeyse yarısının ateşli silahlar kullanılarak işlendiğine dikkat çeken Esra Akın, güncel istatistikleri şu sözlerle paylaştı: ‘Eylül 2026 raporuna göre yalnızca bir ayda 28 kadın öldürüldü, 19 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 28 kadından 23’ünün hangi gerekçeyle öldürüldüğü tespit edilemedi. Kadınların yarısı evlerinde, 15’i ise ateşli silahlarla öldürüldü. Bunlar yalnızca birer soğuk rakam değil. Her birinin bir adı, bir hayatı vardı. Her birinin geride kalan ailesi, yakınları ve sürdürülmesi gereken haklı bir adalet mücadelesi var. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, işyerlerinde; evli oldukları, birlikte oldukları ya da eskiden birlikte oldukları erkekler tarafından canice öldürülüyor.’
6284 Sayılı Kanun Vurgusu ve Cezasızlık Politikalarına Tepki
Kadın cinayetlerinin önlenmesi hususunda etkin politikaların hayata geçirilmediğini belirten Esra Akın, yetkililere seslenerek acil taleplerini sıraladı: ‘6284 sayılı Kanun eksiksiz ve etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Uzaklaştırma kararlarının ihlalleri asla karşılıksız bırakılmamalıdır. Şiddet tehdidi altındaki kadınların resmi makamara yaptığı başvurular son derece ciddiye alınmalıdır. Görevini ihmal eden veya yerine getirmeyen kamu görevlileri de yargı önünde hesap vermelidir. Kadın cinayeti davalarında cezasızlığa yol açan tüm yasal ve idari uygulamalara son verilmelidir. Kadınları katleden erkeklerin haksız tahrik ve iyi hâl indirimleriyle daha az ceza almasını kesinlikle kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden hukuken çıkıldı; ancak biz kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmedik, bundan sonra da vazgeçmeyeceğiz.’
Gelişmeler ve Beklentiler
İzmir’de 10 günde 3 kadının katledilmesiyle doruğa çıkan toplumsal infial ve adalet arayışı sürerken, kadın örgütleri ve hukukçular cezasızlık kültürünün son bulması, 6284 sayılı Kanun’un titizlikle tatbik edilmesi ve şüpheli kadın ölümlerinin derinlemesine soruşturulması için hukuki ve demokratik mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini, konunun yakın takipçisi olacaklarını duyurdular.
Kaynak: Evrensel