28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

İzmir’de Kadın Cinayetlerine Karşı Ortak Tepki: ‘Hayattayken Korunsunlar

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İZMİR — Türkiye’nin üçüncü büyük şehri İzmir’de son 10 gün içerisinde peş peşe işlenen ve üç kadının hayatını kaybetmesine yol açan cinayetler, kentte ve ülke genelinde büyük bir infial yarattı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, İzmir Barosu önünde toplanarak artan şiddet vakalarına karşı acil önlem alınması çağrısında bulundu. Basın açıklamasında, koruma kararlarının yetersizliğine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekilirken, ‘Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunsun’ talebi yinelendi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İzmir’de son 10 günde Seferihisar, Çeşme ve Menemen’de üç kadın cinayeti birden işlendi.
  • Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Barosu önünde eylem yaparak acil adalet çağrısında bulundu.
  • Uzaklaştırma kararlarının ve mevcut yasal tedbirlerin kadınları korumakta yetersiz kaldığı vurgulandı.

Son 10 Günde Üç Ayrı Can Kaybı: İzmir’de Derin Sessizlik ve Öfke

İzmir’de son 10 günde yaşanan üç ayrı cinayet, kadına yönelik şiddetle mücadelede gelinen noktayı ve güvenlik açıklarını bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serdi. Seferihisar’da yaşayan Ebru Serep, eskiden birlikte olduğu itfaiye eri Abdullah Karabina’nın evini ateşe vermesi sonucu ağır yaralanmış ve günlerce hastanede verdiği yaşam mücadelesini kaybetmişti. Olayın en trajik yönlerinden biri ise fail hakkında daha önce uzaklaştırma tedbiri uygulanmış olmasıydı. Ancak bu hukuki önlem Ebru Serep’i korumaya yetmedi. Ardından Çeşme’de 28 yaşındaki Pınar Güneş, iki erkeğin karıştığı silahlı saldırıda vurularak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Bu cinayete ilişkin soruşturma kapsamında dört kişinin tutuklandığı bildirildi. Takvimler 22 Ekim’i gösterdiğinde ise bu kez Menemen’den acı bir haber geldi. Avukat Özge Penbegül, nişanlı olduğu polis memuru tarafından silahla katledildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, ‘Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı. Üç kadının ailesi, sevdikleri, arkadaşları bugün onların yokluğuyla karşı karşıya’ diyerek yaşanan acının boyutunu özetledi.

İzmir Barosu Önünde Yükselen Ses: ‘Aynı Açıklamaları Yapmak İstemiyoruz’

Yaşanan bu vahim olayların ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, İzmir Barosu önünde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Toplumsal vicdanı yaralayan bu cinayetlerin ardından kadınlar, artık taziyelerle ve ölüm sonrasındaki kınama mesajlarıyla yetinmek istemediklerini vurguladılar. Platform adına konuşan İl Temsilcisi Esra Akın ve Avukat Hatice Aslan Atabay, kadınların güvende olmadığını açıkça dile getirdi. Avukat Hatice Aslan Atabay, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mevcut yasaların etkin bir şekilde uygulanması için çağrıda bulundu. Esra Akın ise, ‘Biz artık kadınların öldürülmesinin ardından aynı açıklamaları yapmak istemiyoruz. Kadınlar öldürülmeden önce önlem alınsın, kadınlar hayattayken korunsun istiyoruz!’ sözleriyle isyanını dile getirdi. ‘Artık yeter’ sloganlarıyla duyurulan eylemde, kadın cinayetlerinin yalnızca İzmir ile sınırlı kalmadığı, tüm ülkeyi sarıp sarmalayan sistematik bir toplumsal sorun haline geldiği bir kez daha altı çizilerek hatırlatıldı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek dönemde kadın örgütlerinin ve hukukçuların öncülüğünde, koruma tedbirlerinin etkinliğinin artırılması, İstanbul Sözleşmesi ve benzeri koruyucu mekanizmaların eksiksiz uygulanması yönündeki hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla süreceği öngörülüyor. Resmi süreçlerin yakından takip edileceği ve kadınların yaşam hakkı için sokaklardaki sesin yükseltilmeye devam edeceği bildirildi.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın