ANKARA — Siyasetin perde arkasında nelerin yaşandığı, duvarların ardında nelerin konuşulduğu her pazar ‘Kapalı Oturum’ ile gündeme gelirken, mutlak butlan kararı ile CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin politik söylemlerindeki dikkat çeken değişiklikler ve partinin geleceğine dair yapılan ‘MHP olma planı’ tartışmaları siyasetin merkezine yerleşti.
- Mutlak butlan kararıyla CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, partinin politik söylemlerinde köklü ve dikkat çeken değişikliklere gidiyor.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünü açacak erken seçime olumlu yaklaşılması ve tartışmalı Mekke Anlaşması’na ‘evet’ denilmesi eleştiriliyor.
- Çukurova Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından yapılan seçimde CHP adayının Cumhur İttifakı desteğiyle seçilmesi ‘ödül’ olarak yorumlanıyor.
- Parti içinden bir yöneticinin düşük oya karşın siyasette belirleyici olan MHP modeline dikkat çekmesi, ‘CHP’nin MHP olma planı’ iddialarını güçlendiriyor.
Siyasetin Perde Arkası ve Yeni Politika Dönemeci
Siyasetin perde arkasında neler yaşanıyor? Duvarların ardında neler konuşuluyor? Kulisler, planlar, niyetler ve akıbetler her pazar günü Kapalı Oturum’da masaya yatırılırken; CHP’nin içinde yeni dönem için ne konuşulduğu, YSK’nin iki isteği ve çok daha fazlası siyasi kamuoyunun en önemli gündem maddelerini oluşturuyor. Mutlak butlan kararı ile CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, partinin politik söylemlerinde oldukça dikkat çeken değişikliklere imza atıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünü açacak erken seçime olumlu yaklaşılması, üzerinde birçok soru işareti bulunan Mekke Anlaşmasına ‘evet’ denilmesi, iktidarın dış politikadaki birçok adımına destek verilmesi sadece son günlerde dikkat çeken birkaç başlık olarak öne çıkıyor. Bu stratejik hamleler, dışarıdan ve içeriden pek çok aktörün eleştirisini toplarken, siyasi yelpazedeki dengelerin de yeniden kurulmasına neden oluyor.
Çukurova Seçimleri ve Cumhur İttifakı Yakınlaşması İddiaları
Yaşanan bu siyasi dönüşüm sürecinde en somut örneklerden biri yerel yönetimlerde görüldü. Çukurova Belediye Başkanı tutuklandıktan sonra yapılan seçimde CHP’nin adayının Cumhur İttifakı partilerinin desteğiyle seçilmesi, kulislerde bu yeni tutumun bir ‘ödülü’ olarak yorumlandı. Öyle ki, CHP’nin Cumhur İttifakı’na katıldığı veya yakın gelecekte katılacağı yönünde güçlü yorumlar yapılıyor. Bu eleştiriler ağırlıklı olarak CHP’den ayrılan Yeni Parti’den geliyor ve özellikle Kılıçdaroğlu’nun “Saray’ın memuru” olduğu iddiaları dile getiriliyor. Dışarıdan gelen bu yoğun eleştiriler bir yana, CHP içinde de yeni dönem siyasetine dair oldukça dikkat çekici değerlendirmeler ve kaygılar seslendiriliyor.
Baraj Tartışmaları ve ‘MHP Modeli’ Benzetmesi
Mutlak butlan kararı sonrası CHP’nin eski gücünü kaybettiği, hatta önümüzdeki seçimde baraj sorunu yaşayacağı yönünde parti içinde de ciddi değerlendirmeler yapılıyor. Her ne kadar parti içinde görev alan bir yönetici oylarının zamanla artacağına inandığını söylese de, yaptığı ilginç benzetme tartışmaların boyutunu değiştirdi. Düşük oy oranına karşın siyasette son derece belirleyici bir etkisi olan MHP’nin durumuna dikkat çeken yöneticiye göre: ‘CHP de benzer bir siyasi ağırlık taşıyabilir, aldığı tutumla siyasete yön verebilir. Önemli olan da bu siyasi ağırlık değil midir…’ Bu yaklaşıma ve yapılan değerlendirmelere bakıldığında, yeni dönemde CHP’nin siyasi manevra alanını daraltarak bir MHP olma planından bahsedilebileceği tezi ağırlık kazanıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Önümüzdeki süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin izleyeceği stratejik hat, hem parti içi muhalefetin tepkilerini hem de Cumhur İttifakı ile olan ilişkilerin seyrini belirleyecek. Mutlak butlan kararı sonrasında yaşanan bu yapısal dönüşümün, seçmen tabanında nasıl bir karşılık bulacağı ve olası bir erken seçim sürecinde partinin alacağı konum, Türk siyasetinin geleceğini şekillendirecek en kritik parametreler arasında yer almaya devam edecektir.
Kaynak: Evrensel