28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Kirlilik Türkçeye de Bulaştı: Feyza Hepçilingirler Türkçe Günlükleri’ne Veda Etti

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL — Yaşamdan beslenen dillerin durağan değil devingen bir yapıda olduğu bilinse de, toplumsal çürümenin Türkçeyi de etkisi altına alması ve yabancı sözcük istilasının gençler arasında hızla yayılması, dil savunucularını endişelendirmeye devam ediyor. Türkçenin önde gelen savunucularından yazar ve dilbilimci Feyza Hepçilingirler, Varlık dergisindeki ‘Türkçe Günlükleri’ni sonlandırdığını duyurdu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Dillerin değişim süreci, dilin doğal yapısına ve kurallarına uygun ilerlemesi gerekirken, günümüzde toplumsal çürümeden Türkçemiz de olumsuz payını alıyor.
  • 1960’lı yılların devrimci ortamındaki ‘özleştirme’ akımından uzaklaşılırken, günümüzde Türkçeyi savunan çok az yazar kaldı; bunların başında ise Feyza Hepçilingirler geliyor.
  • Gençler arasında İngilizce salgını hızla yayılıyor; ‘ghostlamak’, ‘love bombing’, ‘baby boomer’, ‘trend’ gibi ifadeler ile ‘yeto’ ve ‘erko’ gibi bozulmalar lügatlara yerleşiyor.
  • Feyza Hepçilingirler, Varlık dergisinin Nisan 2026 sayısında ‘Kalan ömrümü idareli kullanmanın zamanı geldi’ diyerek Türkçe yazılarına nokta koydu.

Dilin Doğal Değişimi ile Toplumsal Çürüme Arasındaki İnce Çizgi

Sürekli yinelendiği üzere, her canlı varlık gibi diller de değişir ve yaşamdan beslenir. Diller durağan değil, devingen ve değişkendir. Ancak bu değişimin, dilin doğal yapısına, mantığına ve kurallarına uygun ilerlemesi şarttır. Ne yazık ki ülkede yaşanan toplumsal çürümeden Türkçemiz de payını almaktadır. Kimi çevreler, dile dışarıdan karışılmasına kategorik olarak karşı çıkmakta ve ‘Dil Devrimi’ni bu nedenle yanlış bulmaktadırlar. Bu yaklaşım, dilde de ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ diyen liberal görüş yanlılarının bakış açısını yansıtmaktadır. Türkçenin yabancı etkisinden kurtarılmasını savunanlara ise ‘dil zabıtası’ gibi yakıştırmalar yapılmaktadır. Yabancı dillerden devşirdikleri sözcüklerle yazıp konuşmayı bir entellik göstergesi sayan bu zihniyet, 1960’lı yılların devrimci ortamında yükselen ‘özleştirme’ akımından hayli uzakta bulunmaktadır. Günümüzde Türkçeyi savunan, bu konuda kalem oynatan yazar sayısı ne yazık ki çok azalmıştır.

Feyza Hepçilingirler ve ‘Türkçe Günlükleri’nin Ardından

Günümüzde Türkçeyi savunan yazarların başında gelen Feyza Hepçilingirler, dilciliğinin yanı sıra usta bir öykü ve roman yazarıdır. Siyah Beyaz gazetesinde yazarlık yaptığı dönemden bu yana tanınan, çeşitli etkinliklerde bir araya gelinen Hepçilingirler’in Türkçe üzerine çok sayıda yayımlanmış kitabı bulunmaktadır. Son zamanlarda Varlık dergisinde ‘Türkçe Günlükleri’ başlığı altında yazan Hepçilingirler, derginin Nisan 2026 sayısında okuyucularını üzen bir açıklama yaptı. ‘Kalan ömrümü idareli kullanmanın, gitmeden önce yapmak istediklerime öncelik tanımanın zamanı çoktan geldi’ diyerek dil yazılarını sonlandırma kararı aldığını duyuran yazarın bu vedası, Türkçemiz adına büyük bir kayıp olarak değerlendirildi. Recai Şeyhoğlu dostumuzun haklı olarak ‘Türkçenin Kraliçesi’ ilan ettiği Feyza Hepçilingirler’in bu kararı edebiyat ve dil çevrelerinde derin bir üzüntü yarattı.

İngilizce Salgını ve Gençler Arasındaki Dil Yozlaşması

Ülkemizde hızlı biçimde yaygınlaşan İngilizce salgınıyla başa çıkmak giderek güçleşmektedir. Özellikle gençler bu dalgaya fena halde kapılmış durumdadır. Feyza Hanım’ın daha önceki yazılarında da dikkat çektiği gibi, gençler arasında ‘yok sayma’ eylemine ‘ghostlamak’, ‘aşırı sevgi’ye ‘love bombing’, yaşlı gördükleri insanlara ‘baby boomer’, modaya ise ‘trend’ denilmektedir. Bununla da yetinilmeyerek ‘yeter’ sözcüğüne ‘yeto’, ‘erkek’ sözcüğüne de ‘erko’ denilmeye başlanmıştır. Feyza Hepçilingirler, sözünü ettiği yazılarında bu durumu çarpıcı örneklerle ele almıştır: Yazısında belirttiği üzere, “ ‘Ghost+la-mak’ gibi bir türetme, Türkçenin felaketine giden yola taş döşemek demek. ‘Hayalet, ruh’ anlamındaki ‘ghost’ diye bir İngilizce sözcüğe Türkçe yapım eki getirmek sözcüğü Türkçeleştirmez. ‘Ghosting’ İngilizcedir, sonuna bir ‘-lamak’ eklendiğinde ortaya çıkan melez yapı dili yozlaştırmaktadır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkçenin karşı karşıya kaldığı yabancı sözcük istilası ve türetme adı altında yapılan dil kirlilikleri, kültürel hafızanın ve kimliğin korunması adına acil önlemler alınmasını zorunlu kılıyor. Feyza Hepçilingirler gibi öncü kalemlerin bu alandaki uyarıları ve mücadeleleri tarihsel bir sorumluluk taşırken, gelecek nesillerin anadillerine sahip çıkması için eğitim politikalarından toplumsal duyarlılığa kadar geniş çaplı bir toplumsal hassasiyetin yeniden inşa edilmesi beklenmektedir.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın