DİYARBAKIR — Amed’in Sur ilçesine bağlı Arzoxlî (Kervanpınar) Mahallesi’nde, Zenkar Nakliyat İnşaat şirketi tarafından hayata geçirilmesi planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projelerine karşı mahalle sakinlerinin ve özellikle kadınların başlattığı çadır nöbeti tüm kararlılığıyla devam ederken, bölge halkı yaşam alanlarını ve ortak meralarını korumak için hukuk ve eylem mücadelesini sürdürüyor.
- Zenkar Nakliyat İnşaat tarafından Arzoxlî Mahallesi’nde planlanan ZENKAR-1 ve ZENKAR-2 GES projeleri toplamda 33 megavat elektrik ve 33 megavatsaat enerji depolama kapasitesine sahip.
- Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi’nce atanan bilirkişi, hazırladığı raporda projenin tarım, hayvancılık, su kaynakları ve kültürel miras üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek mevcut haliyle uygulanmasını uygun bulmadı.
- Şirket çalışanlarının 21 Ekim’de jandarma eşliğinde sahaya girmesi üzerine mahalleli çadır nöbeti başlatırken, kadınlar “Tek geçim kaynağımız hayvancılık, buna müsaade etmeyeceğiz” diyerek direnişin ön saflarında yer alıyor.
Projelerin Kapsamı ve Bölge Halkının Ortak Meraları
Amed’in Sur ilçesine bağlı Kervanpınar, yerel adıyla Arzoxlî Mahallesi, son dönemde enerji yatırımları ile kırsal yaşamın karşı karşıya geldiği kritik bir mücadele alanına dönüştü. Zenkar Nakliyat İnşaat şirketi tarafından bölgede yapılması planlanan ZENKAR-1 ve ZENKAR-2 Güneş Enerji Santrali (GES) ile enerji depolama projeleri, mahalle sakinlerinin huzurunu kaçırdı. Yaklaşık 227 ve 313 dönümlük geniş alanları kapsayan bu iki büyük projenin toplam elektrik üretim kapasitesinin 33 megavat, enerji depolama kapasitesinin ise 33 megavatsaat olarak açıklanması, projenin ölçeğini gözler önüne seriyor. Hayvancılıkla geçimini sağlayan yerel halkın ortak kullandığı mera alanlarını, tarım arazilerini ve aynı zamanda tarihi bölgeleri doğrudan kapsayan bu projelere karşı mahalle sakinleri, nesillerdir yaşadıkları toprakları korumak adına ortak bir refleks geliştirdi. Bölge sakinleri, ekonomik ve kültürel bağlarının koparılmak istendiğini belirterek yaşam alanlarını savunmakta kararlı olduklarını ifade ediyor.
Bilirkişi Raporu ve Yargı Sürecindeki Gelişmeler
Hukuki zemin üzerinde de büyük bir mücadelenin yürütüldüğü Arzoxlî Mahallesi’ndeki projelerle ilgili önemli bir eşik aşıldı. ZENKAR-2 Projesi için verilen “ÇED olumlu” kararına karşı Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi’nde açılan iptal davası kapsamında, 16 Temmuz tarihinde proje sahasında kapsamlı bir keşif gerçekleştirildi. Keşif sonrasında mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, projenin çevresel ve toplumsal maliyetlerine dair çarpıcı tespitlere yer verildi. Raporda, projenin tarım, hayvancılık, su kaynakları, yerleşim alanları ve bölgenin zengin kültürel mirası üzerindeki olumsuz etkilerinin bugüne kadar yeterince değerlendirilmediği net bir şekilde vurgulandı. Bilirkişi heyeti, bu gerekçelerle projenin mevcut haliyle uygulanmasının uygun olmadığı görüşünü mahkemeye bildirdi. Yargı süreci tüm hızıyla ve titizlikle devam ederken, mahalle halkı hukuki kararların tamamen uygulanmasını ve projelerin iptal edilmesini talep ediyor.
Jandarma Eşliğinde Saha Girişi ve Çadır Nöbetinin Başlaması
Yargı süreci henüz tüm boyutlarıyla devam ederken, 21 Ekim tarihinde sahnede hareketli dakikalar yaşandı. Şirket çalışanlarının jandarma eşliğinde proje alanına girmesi, mahalle sakinleri arasında büyük bir tepkiye yol açtı ve bardağı taşıran son damla oldu. Meralarını, topraklarını ve yaşam alanlarını korumakta kararlı olan yurttaşlar hemen harekete geçerek proje sahasında çadır nöbeti başlattı. Sabahın ilk ışıklarından gece yarısına kadar alanda bekleyen köylüler, GES projelerinden tamamen vazgeçilmesini ve şirket faaliyetlerinin durdurulmasını talep ediyor. Alanda kurulan çadırlar, sadece birer barınma noktası değil, aynı zamanda bölge halkının haklı direnişinin ve dayanışmasının da simgesi haline geldi.
Kadınların Dilinden Direniş: ‘Toprağımızı Kurban Etmeyeceğiz’
Mücadelenin en ön saflarında yer alan Arzoxlîli kadınlar, kararlılıkları ve güçlü sesleriyle direnişin simgesi haline geldi. “Em herî ya xwe nadin” (Çamurumuzu vermiyoruz) sloganlarıyla gün boyunca nöbet tutan kadınlar, projelere karşı verdikleri haklı mücadelenin altını çiziyor. Projelerin temel geçim kaynaklarını ve kadim yaşam alanlarını doğrudan tehdit ettiğini belirten kadınlar, “Ayağımızdaki tezek izleriyle geldik. Bizim hayvandan başka geçimimiz yok, tek geçim kaynağımız hayvancılık, onu da bizden alıyorlar. Buna müsaade etmeyeceğiz” diyerek tepkilerini en sert ve net şekilde dile getiriyorlar. Kadınlar, şirket çalışanları proje alanından tamamen çekilene ve tehlike ortadan kalkana kadar bu nöbet eylemini kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çiziyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Arzoxlî Mahallesi’nde devam eden GES nöbeti, kırsal kesimde enerji yatırımları ile yerel halkın geçim hakları arasındaki dengenin nasıl kurulması gerektiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi’nde süren davanın ve hazırlanan bilirkişi raporunun ilerleyen günlerde nihai karar üzerinde belirleyici olması beklenirken, mahalle sakinleri ve özellikle kadınlar şirketin sahadan çekilmesini talep eden eylemlerini hukuki adımlarla birlikte kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
Kaynak: ANF Türkçe