ANKARA — Gazeteci, yazar, akademisyen, siyasetçi ve aktivistlerin çağrısıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası’nda (İMO) düzenlenen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” başlıklı iki günlük kapsamlı kadın konferansı, kalıcı barışın ve ortak mücadelenin vurgulandığı kapanış oturumlarıyla tamamlandı.
- 80’den fazla kadının çağrısıyla TMMOB İMO’da düzenlenen konferans iki gün sürdü.
- Kalıcı barışın kadınların ortak mücadelesi ve eşit katılımıyla mümkün olacağı vurgulandı.
- İkinci günde düzenlenen oturumlarda doğanın ve yaşamın özgürleştirilmesi mücadelesi ele alındı.
- TJA aktivisti Sabahat Tuncel ve DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan ekolojik yıkım ve politik mücadele bağlamına dikkat çekti.
Ankara’da Tarihi Buluşma: ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’
Ankara’da iki gün süren ve geniş bir katılımcı yelpazesine ev sahipliği yapan kadın konferansında, kalıcı barışın kadınların ortak mücadelesi ve eşit katılımıyla mümkün olabileceği güçlü bir şekilde vurgulandı. Tarihi nitelikteki bu buluşmada kadınlar, ortak mücadeleyi farklı alanlarda büyütme kararı alarak geleceğe yönelik stratejik adımlar attı. Gazeteci, yazar, akademisyen, siyasetçi ve aktivist kadınların aralarında bulunduğu 80’den fazla kadının öncülüğündeki çağrıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası’nda (İMO) gerçekleştirilen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı, yoğun tartışmalar ve atölye çalışmalarının ardından ikinci gününde başarıyla tamamlandı. İlk gün gerçekleştirilen açılış ve stratejik oturumların ardından konferansın son iki oturumu, katılımcı kadınların doğrudan söz aldığı ve deneyimlerini paylaştığı aktif bir forum şeklinde devam etti. İkinci oturumun ana odağını ise günümüz dünyasının en acil krizlerinden biri olan ‘Doğanın ve yaşamın özgürleştirilmesi mücadelesi’ başlığı oluşturdu.
Ekoloji ve Politik Mücadele: Sabahat Tuncel’den Kapitalizm Vurgusu
Konferansın en dikkat çekici konuşmalarından biri Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Sabahat Tuncel tarafından gerçekleştirildi. Tuncel, ekoloji mücadelesinin soyut bir doğa koruma çabasından öte, doğrudan politik bir mücadele olduğunun altını çizdi. Sebahat Tuncel konuşmasında şu çarpıcı değerlendirmelerde bulundu: ‘Biz Kürt kadınları olarak politik alanda kazanmadan hiçbir alanda kazanmanın mümkün olmadığını söyleriz. Ben Alevi kültüründen geliyorum; doğada her şeyin canlı olduğuna, öldüğünde başka bir canda doğacağına inanırız. Ağacı, taşı, kuşu incitmeyen böyle bir kültürle büyüdük ama bu aynı zamanda bilinç meselesidir. Kapitalist modernite yaşam alanlarımıza, toprağımıza göz koymuş durumda; her şeye kâr ve para üzerinden bakıyorlar. Politik alanda kazanmak, kapitalizme karşı ekolojik toplumu savunmak zorundayız. ‘Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yaşam’ sadece bir slogan değil, yaşamın kendisidir. Ekolojik bilinç olmadan yaşam da sosyalizm de gelecek de olmaz.’ Tuncel’in bu tespitleri salonda büyük bir karşılık buldu ve katılımcılar tarafından coşkuyla desteklendi.
Savaş ve Ekolojik Yıkım: Newroz Uysal Aslan’dan Şırnak ve Gabar Çıkışı
Ekoloji oturumunda söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan ise savaş politikalarının ekolojik yıkımla olan doğrudan ilişkisine dikkat çekti. Kürdistan coğrafyasında yaşanan sistemli ekolojik yıkımın somut örneklerini katılımcılarla paylaşan Aslan, bölgedeki kaynak sömürüsüne şu sözlerle ışık tuttu: ‘Şırnak şu an Cûdî’deki kömürle, Gabar’daki petrolle ekonomik vaatler üzerinden gündeme getiriliyor. Özel güvenlik bölgesi ilanlarıyla köyler boşaltıldı, halkın olmadığı bu alanlar maden şirketlerine açıldı. Gabar’da 80’den fazla rafinerinin ve maden sahasının yarattığı tahribat, sadece doğayı değil, bölgenin sosyal ve kültürel dokusunu da hedef almaktadır.’ Aslan’ın bu aktarımları, kadınların yaşam alanlarını koruma mücadelesinin barış talebiyle ne kadar organik bir bağ içinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
İki gün boyunca süren tartışmalar, atölyeler ve forumlar sonucunda Ankara’daki kadın konferansı, kadınların farklı alanlardaki ortak mücadelesini daha da büyüteceği kararlılığıyla sona erdi. Elde edilen sonuç bildirgeleri ve kurulan güçlü ağlar, önümüzdeki dönemde hem barış hem de ekoloji eksenli kadın hareketinin Türkiye ve bölge siyasetinde daha baskın bir rol oynayacağının sinyallerini verdi. Konferans katılımcıları, ‘Barışı birlikte inşa edeceğiz’ sloganıyla ortak mücadele hatlarını örme taahhüdünü yineledi.
Kaynak: ANF Türkçe