DİYARBAKIR — Türkiye ve Kürdistan’da artış gösteren kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve faillerin korunduğu iddia edilen cezasızlık politikalarına karşı kadınların başlattığı hukuk ve adalet mücadelesi tüm hızıyla sürerken; Amed Şiddetle Mücadele Ağı tarafından dört haftadır kararlılıkla sürdürülen Adalet ve Hafıza Nöbeti, kadınların yaşam hakkına yönelik tehditleri ve yargı pratiklerini bir kez daha kamuoyunun merkezine taşıdı.
- 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelinde 150 kadın katledildi, 151 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti.
- Amed Şiddetle Mücadele Ağı, artan kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına dikkat çekmek amacıyla dört haftadır Adalet ve Hafıza Nöbeti gerçekleştiriyor.
- İHD Amed Şube Başkan Yardımcısı Suzan Mehmetoğlu, kadınların çoğunlukla en yakınlarındaki erkekler tarafından hedef alındığını vurguladı.
- Avukat Berfin Atuğ, cezasızlık politikaları ve hedef gösteren söylemlere karşı örgütlü mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.
Cezasızlık Politikaları ve Yargı Pratikleri Kadın Yaşamını Hedef Alıyor
Türkiye genelinde ve bölgede kadına yönelik şiddet olaylarının tırmanışa geçmesi, hak savunucularını ve kadın örgütlerini harekete geçmeye zorluyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Berfin Atuğ, adli mekanizmaların ve idari pratiklerin mevcut durumu iyileştirmek bir yana, aksine sorunları katmerleştirdiğini ifade etti. Atuğ, “Cezasızlık politikalarıyla, yargı ve kolluk pratikleriyle ve hedef haline getiren söylemlerle cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren sisteme karşı örgütlü mücadeleyi büyütmeliyiz” sözleriyle mevcut sistemin tehlikeli boyutuna dikkat çekti. Kürdistan ve Türkiye ekseninde kadın cinayetleri ile şüpheli kadın ölümlerinin endişe verici düzeyde artış kaydettiği, kadınların temel yaşam hakkına yönelik tehditlerin ve faillerin cezasız kalmasının ise güncelliğini koruyan en acil toplumsal sorunların başında geldiği vurgulanıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun kamuoyuyla paylaştığı resmi verilere göre, 2026 yılının ilk altı ayında Türkiye genelinde toplam 150 kadın katledildi; bununla birlikte 151 kadının ölümü de kayıtlara şüpheli ölüm olarak geçti. Sadece eylül ayı içerisindeki bilanço ise tablonun vahametini gözler önüne serdi: Eylül ayında 28 kadın cinayeti işlenirken, 19 kadın ise evlerinde veya farklı mekanlarda şüpheli bir şekilde ölü bulundu.
Amed Şiddetle Mücadele Ağı’ndan Adalet ve Hafıza Nöbeti
Yaşanan bu karanlık tabloya ve derinleşen adaletsizlik hissine dikkat çekmek, toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla Amed Şiddetle Mücadele Ağı tarafından hayata geçirilen Adalet ve Hafıza Nöbeti, aralıksız bir şekilde dört haftadır sürdürülüyor. Gerçekleştirilen bu eylemlerde, şimdiye dek katledilen kadınların acı hikayeleri tek tek okunarak kadın cinayetlerine ve cezasızlık politikalarına karşı net bir tepki örülüyor. Kadın katliamlarının yalnızca soğuk rakamlardan ve gazete köşelerindeki fotoğraflardan ibaret olmadığını ısrarla dile getiren kadınlar, her nöbet eyleminde giderek artan bir ivmeyle katledilen kadınların fotoğraflarını taşıyor. Cezasızlık politikasının doğrudan kadınların yaşamını ve güvenliğini hedef aldığını belirten hak savunucuları ve kadınlar, yaşanan hak ihlallerine ve adalet arayışlarına ilişkin ajansımıza önemli değerlendirmelerde bulundu. Bölgede kadın cinayetlerinin kent bazında da artış gösterdiğine işaret eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkan Yardımcısı Suzan Mehmetoğlu, kadınların ezici bir çoğunlukla en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldığına dikkat çekti.
Yakın Çevre Şiddeti ve Hukuki Mücadelenin Önemi
İHD Amed Şube Başkan Yardımcısı Suzan Mehmetoğlu, yürütülen eylemlerin temel gayesini ve sahadaki gözlemlerini şu sözlerle aktardı: “Bizim buradaki eylemimizin amacı kadınlara ses verebilmek, kadınların sesini yetkililere duyurabilmek. Faillerin ceza almaları ve salıverilmelerinin önüne geçebilmek için bu eylemi gerçekleştiriyoruz. Son zamanlarda Diyarbakır’da da kadın cinayetleri oldukça arttı ve bu cinayetleri işleyenler genelde kadınların yakınları, eşleri, kardeşleri ya da sevgilileri oluyor.” Mehmetoğlu, bu durumun somut ve acı bir örneğinin yakın zamanda bizzat yaşandığını belirterek, Rojda Odabaşı vakasını hatırlattı. Odabaşı’nın dernekliklerine başvurduğunu ve yanlarında olmalarını, dayanışma göstermelerini talep ettiğini belirten Mehmetoğlu, bu süreçte Odabaşı’nın hukuki açıdan herhangi bir talebinin olmadığını, temel beklentisinin kurumsal ve toplumsal destek olduğunu ifade etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kadın örgütlerinin, hukukçuların ve insan hakları savunucularının öncülüğünde yürütülen Adalet ve Hafıza Nöbetleri ile toplumsal dayanışma ağları, cezasızlık algısına karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor. Resmi makamların ve yargı mercilerinin kadın cinayetleri karşısında daha caydırıcı ve etkin soruşturma yürütmesi, faillerin cezasız kalma ihtimalini ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve hak savunucularının çağrılarının karşılık bulması yönündeki kamusal baskı her geçen gün artmaya devam ediyor.
Kaynak: ANF Türkçe