İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR — Türkiye’nin üç büyük metropolitan merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen insan hakları eylemlerinde, cezaevlerinde yaşam mücadelesi veren ağır hasta tutsakların serbest bırakılması için acil çağrıda bulunuldu. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri öncülüğünde düzenlenen basın açıklamalarında, başta Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Zerdeşt Oduncu, Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta tutsak İrfan Yıldırım ve Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Hasan Rüzgar olmak üzere tüm hasta mahpusların karşı karşıya olduğu hayati risklere dikkat çekildi.
- İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı eylemlerle hasta tutsakların serbest bırakılması istendi.
- Bolu F Tipi’nde Zerdeşt Oduncu, Kırıklar’da İrfan Yıldırım ve Edirne F Tipi’nde Hasan Rüzgar’ın durumları aciliyet arz ediyor.
- İnsan hakları savunucuları, infaz erteleme mekanizmalarının ve Adli Tıp Kurumu raporlarının tarafsız ve hızlı işlemesi çağrısında bulundu.
- Tüm ağır hasta tutsakların anayasal yaşam hakkı çerçevesinde derhal tahliye edilmesi talep edildi.
Üç Büyük Şehirde Eş Zamanlı Adalet ve Yaşam Çağrısı
Türkiye’nin demokratik kamuoyu, cezaevlerindeki hak ihlalleri ve özellikle sağlık hakkına erişim krizleri konusunda ses yükseltmeye devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de yapılan eylemlerde hasta tutsakların durumuna dikkat çekilerek hemen serbest bırakılmaları istendi. İnsan hakları savunucuları İzmir, İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı olarak düzenledikleri etkinliklerde cezaevlerindeki tecrit koşulları ve yetersiz sağlık hizmetlerinin mahpusların yaşamını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Yapılan ortak açıklamalarda, infaz yasalarının evrensel hukuk normlarına ve insan onuruna uygun şekilde uygulanması gerektiğinin altı çizilirken, cezaevlerinin birer ölüm evine dönüşmesine izin verilmeyeceği mesajı verildi.
Kritik Vakalar: Oduncu, Yıldırım ve Rüzgar’ın Hayati Tehlikesi
Eylemlerde gündeme getirilen isimler ve cezaevlerindeki somut koşullar, sorunun vahametini gözler önüne seriyor. Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Zerdeşt Oduncu, Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta tutsak İrfan Yıldırım ve Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Hasan Rüzgar başta olmak üzere tüm hasta tutsakların bırakılmaları istendi. Hukuk örgütleri ve tabip odalarının raporlarına göre, bu isimlerin yanı sıra yüzlerce ağır hasta mahpus, hapishane duvarları ardında en temel sağlık ve tedavi haklarından mahrum bırakılıyor. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporlarının siyasi ve bürokratik engeller yarattığına dikkat çeken savunucular, bu uygulamaların açık bir yaşam hakkı ihlali olduğunu ifade ediyor.
Tarihsel Bağlam ve Toplumsal Sorumluluk
Cezaevlerindeki sağlık sorunları ve hasta mahpusların tahliyesi meselesi, Türkiye’nin insan hakları mücadelesinin en köklü ve çözülemeyen başlıklarından biri olma vasfını sürdürüyor. Geçmişten bu yana sürdürülen hukuki mücadeleler ve sivil toplum kampanyaları, sorunun sadece tıbbi değil, aynı zamanda derin politik ve idari boyutları bulunduğunu kanıtlıyor. Uzmanlar, infaz erteleme kararlarının verilmesinde yaşanan bürokratik engellerin ve çifte standartların ortadan kaldırılması gerektiğini belirtiyor. Toplumsal vicdanı yaralayan bu tablonun son bulması için meslek odaları, barolar ve insan hakları örgütleri arasındaki dayanışmanın artırılması gerektiği her fırsatta vurgulanıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönemde hasta tutsakların serbest bırakılması mücadelesinin ulusal ve uluslararası platformlarda daha gür bir şekilde dile getirilmesi bekleniyor. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, başta Zerdeşt Oduncu, İrfan Yıldırım ve Hasan Rüzgar olmak üzere tüm kritik durumdaki mahpusların dosyalarının yeniden incelenmesi ve derhal tahliye edilmeleri için idari ve yargısal mercilere çağrılarını sürdüreceklerini belirtiyor. Resmi süreçlerin hızlandırılması ve bağımsız kurulların denetiminde tarafsız sağlık raporlarının hazırlanması, binlerce mahpus ve ailesi için hayati önem taşımaya devam ediyor.
Kaynak: ANF Türkçe