İSTANBUL — Türkiye’de konfederasyonlar dışında bağımsız sendika fikri uzun süredir tartışılırken, İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş) klasik sendikal anlayışın sınırlarını aşan mücadele çizgisi, şantiyelerden toplumsal dayanışmaya uzanan faaliyetleri ve tarihi direnişleriyle dikkat çekiyor.
- İnşaat-İş, resmi olarak 2014 yılında kurulmasına rağmen kökleri 2010 yılındaki Sapphire Tower direnişine dayanmaktadır.
- Sendika, konfederasyonların görmezden geldiği inşaat iş kolunda çalışma koşulları ve TİS zorluklarına rağmen örgütlenme yürütmektedir.
- Kurucu üyeleri Ethem Sarısülük Gezi Direnişi’nde, Serdar Ben, Tekin Arslan, Erol Ekici, Tayfun Benol, İsmail Kızılçay ve Gökmen Dalmaç ise 10 Ekim 2015 Ankara Garı saldırısında yaşamını yitirmiştir.
İnşaat-İş Nedir ve Klasik Sendikal Anlayıştan Farkı Nedir?
Türkiye’de sendikalara yönelik ‘işçilerin haklarını savunmadığı, işverenlerle birlikte hareket ettiği ve yüksek maaşlar alındığı’ yönündeki eleştirilerle birlikte gündeme gelen bağımsız sendika tartışmalarında, İnşaat-İş diğerlerinden farklı bir yerde durarak dikkat çekmektedir. Konfederasyonların büyük ölçüde görmezden geldiği, ağır çalışma koşulları nedeniyle toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin yapılamadığı ve düzenli bir üye sayısına hiçbir zaman ulaşılamayan inşaat iş kolunda faaliyet yürüten İnşaat-İş, bağımsız sendikacılık anlayışının yanı sıra toplumsal alanda yürüttüğü faaliyetlerle de klasik sendikal anlayışın sınırlarını aşan bir mücadele çizgisi ortaya koymaktadır. Sendika, 2010’da Sapphire Tower inşaatında işçilerin başlattığı direniş sırasında ortaya çıkan ‘İnşaat işçilerinin neden bir sendikası yok?’ sorusu etrafında yürütülen tartışmalar ve çalışmalar sonucunda kurulmuştur.
İnşaat-İş Sendikası’nın Tarihi Direnişleri ve Bedelleri Nelerdir?
İşçi direnişlerinin yanı sıra toplumsal olaylar karşısında aldığı tavırlarla da gündeme gelen sendikanın tarihi, aynı zamanda büyük bedellerin ödendiği bir mücadele geçmişini barındırmaktadır. Sendikanın kurucu üyelerinden Ethem Sarısülük, Gezi Direnişi sırasında Ankara’da polis tarafından hedef alınarak katledilmiştir. Öte yandan sendikanın diğer kurucu üyelerinden Serdar Ben, Tekin Arslan, Erol Ekici, Tayfun Benol, İsmail Kızılçay ve Gökmen Dalmaç ise 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen barış mitingine IŞİD tarafından gerçekleştirilen saldırıda katledilmiştir. Bu acı kayıpların yanı sıra sendikanın tarihinde Emaar direnişi, 3. Havalimanı direnişi ve Finans Merkezi direnişleri gibi yakın dönemde işçi direnişleri de önemli bir yer tutmaktadır.
Gelişmeler ve Beklentiler
İnşaat-İş Sendikası, resmi kuruluş yılı olan 2014’ten itibaren sürdürdüğü istikrarlı çizgisiyle, inşaat sektöründeki örgütsizlik ve hak ihlalleriyle mücadelede öncü bir rol oynamaya devam etmektedir. Gelecek süreçte de şantiyelerdeki hak gasplarına karşı bağımsız sendikal hareketin Türkiye’deki en temel yapı taşlarından biri olması beklenmektedir.
Kaynak: ANF Türkçe