STOCKHOLM — İsveç’te 13 Eylül’de yapılan genel seçimlerin ardından günlerdir çıkmaza giren hükümet kurma çalışmaları, Merkez Partisi lideri Elisabeth Thand Ringqvist’in de başarısız olmasıyla derin bir krize dönüştü ve ülkede erken seçim ihtimali güçlendi.
- Merkez Partisi lideri Elisabeth Thand Ringqvist’in merkez hükümeti kurma girişimi 26 Ekim’de resmen sonuçsuz kaldı.
- Meclis Başkanı Andreas Norlén tarafından 19 Ekim’de görevlendirilen Ringqvist, sol ve sağ partileri uzlaştıramadı.
- 13 Eylül seçimlerinde sol muhalefet bloğu, Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki sağ bloğa karşı üç sandalyelik çoğunluk elde etmişti.
- Meclis Başkanı’nın başbakan adayı belirlemek için dört girişim hakkı bulunurken, dördüncü denemenin de başarısız olması erken seçimi zorunlu kılacak.
İsveç Siyasetinde Derinleşen Koalisyon Krizi ve Ringqvist Hamlesi
İsveç’te 13 Eylül’de gerçekleştirilen kritik genel seçimlerin ardından başkent Stockholm’de siyasi çarklar adeta kilitlendi. Hükümet kurma çalışmaları her aşamada yeni bir engelle karşılaşarak çıkmaza girdi. Sürecin en son halkasında, Merkez Partisi lideri Elisabeth Thand Ringqvist’in merkez hükümeti kurma girişimi 26 Ekim tarihi itibarıyla tamamen sonuçsuz kaldı. Meclis Başkanı Andreas Norlén tarafından 19 Ekim’de bu zorlu görevle yetkilendirilen Ringqvist, parlamentodaki sol ve sağ partileri ortak bir paydada bir araya getirecek merkezi bir hükümet yapısı oluşturmayı başaramadı. Başarısızlıkla sonuçlanan bu hamlenin ardından İskandinav ülkesinde erken seçim ihtimali her zamankinden daha yüksek bir olasılık olarak masaya geldi.
Süreç boyunca yaşanan tıkanıklığı değerlendiren Merkez Partisi lideri Elisabeth Thand Ringqvist, düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Ringqvist, ülkede genel anlamda merkez politikaları destekleyen güçlü bir seçmen çoğunluğu bulunduğunu vurgularken, buna karşın meclis çatısı altında merkezi bir hükümet kurmak için gereken uzlaşma kültürünün ve yeterli desteğin sağlanamadığını ifade etti. Hükümet kurma sürecinde bundan sonraki adımı ve atılacak stratejik hamleleri Meclis Başkanı Andreas Norlén’in belirleyeceği bildirildi. Siyasi analistler ve gözlemciler, parlamentodaki bu kırılgan aritnogenin tarafların geri adım atmaması durumunda krizi daha da derinleştireceği konusunda uyarıyor.
Bloklar Arası Kilitlenme ve Seçim Matematikleri
Ülkedeki siyasi tıkanıklığın kökleri 13 Eylül’deki genel seçim sandık sonuçlarına dayanıyor. Söz konusu genel seçimlerde sol muhalefet bloğu, görevdeki Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki sağ bloğa karşı kıl payı denebilecek üç sandalyelik bir çoğunluk elde etmeyi başarmıştı. Ancak bu aritmetik üstünlük, istikrarlı bir yürütme erkinin kurulmasına yetmedi. Nitekim muhalefet lideri Magdalena Andersson da daha önce denediği iki ayrı hükümet kurma girişiminde sonuca ulaşamamış, parlamentodan güvenoyu alabilecek bir formül üretememişti.
Ringqvist’in son olarak önerdiği merkez hükümet modeli ise oldukça hassas dengeler üzerine kurulmuştu. Geleneksel partileri geniş bir uzlaşıyla bir araya getirmeyi hedefleyen bu model, Sol Parti’yi ve aşırı sağcı İsveç Demokratları’nı sistemin ve koalisyonun dışarısında bırakmayı öngörüyordu. Özellikle Merkez Partisi’nin aşırı sağcı İsveç Demokratları ile her türlü işbirliğine keskin bir şekilde karşı çıkması, sağ bloğun parlamentoda kalıcı ve güçlü bir çoğunluk oluşturmasını da son derece zorlaştırıyor. Tarafların bu keskin kırmızı çizgileri, meclisteki matematiksel hesapları çıkmaza sürüklüyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
İsveç parlamento sistemine göre, Meclis Başkanı’nın başbakan adayı belirleme konusunda toplam dört yasal girişim hakkı bulunuyor. Dördüncü girişimin de başarısızlıkla sonuçlanması durumunda yasa gereği erken seçim yapılması zorunlu hale geliyor. Siyasi analistler, mevcut hükümet kurma sürecindeki bu kronik tıkanıklığın aşılabilmesi için siyasi partilerin uzun süredir savundukları kırmızı çizgileri konusunda taviz vermek zorunda kalabileceğini belirtiyor. İsveç’te hükümet kurma müzakerelerinin tarihsel olarak da uzun sürdüğü biliniyor; nitekim 2022 seçimlerinden sonra hükümetin kurulması tam 37 gün sürmüş, 2018 seçimlerinin ardından ise bu süreç rekor bir süreyle 134 günü bulmuştu. Önümüzdeki günlerde Meclis Başkanı Norlén’in atacağı adımlar ülkenin siyasi geleceğini tayin edecek.
Kaynak: ANF Türkçe