İZMİR — Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (EGE TUHAYDER), cezaevlerinde artan hak ihlallerine ve tahliyeleri kasıtlı olarak engellenen siyasi mahpusların durumuna dikkat çekmek amacıyla İzmir Bayraklı Adliyesi önünde kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
- MED TUHAD-FED ve EGE TUHAYDER, Bayraklı Adliyesi önünde ortak basın açıklaması düzenledi.
- Cezası bitmesine rağmen tahliyeleri engellenen ve infazları ertelenen siyasi tutsakların mağduriyetleri dile getirildi.
- Ali Tetik, Bülent Koç, Habip Boğa, Mehmet Sait Yıldırım, Mehmet Salih Filiz, Sekvan Becerikli ve Cömert Bozkurt başta olmak üzere hasta tutsakların serbest bırakılması istendi.
- Cezaevlerindeki hukuksuzlukların ve hak ihlallerinin toplumsal barış ve demokratikleşme süreçleriyle doğrudan çeliştiği vurgulandı.
Bayraklı Adliyesi Önünde ‘Tahliye Hakkı Engellenemez’ İsyanı
Türkiye genelinde cezaevlerinden yükselen hak ihlali iddiaları ve infaz yakma vakaları, sivil toplum örgütlerinin öncülüğünde yargı mercilerinin kapısına taşınmaya devam ediyor. Bu kapsamda Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) ile Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (EGE TUHAYDER), İzmir Bayraklı Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Alanda açılan “Tahliye hakkı engellenemez. İnfaz ertelemelerine son” yazılı pankart, cezaevlerindeki kronikleşmiş sorunların ve yasal boşlukların mahpuslar üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Yapılan ortak açıklamada, özellikle cezası yasal olarak sona ermesine rağmen idare ve gözlem kurullarının kararlarıyla tahliyeleri kasıtlı olarak ertelenen siyasi tutsakların yaşadığı ağır mağduriyetlere dikkat çekildi. Hak savunucuları, infaz yakma uygulamalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve tamamen keyfi bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savundu.
Ege Bölgesi Cezaevlerindeki Kritik Hasta Tutsaklar Listesi
Basın açıklamasının en çarpıcı bölümlerinden birini, Ege bölgesindeki cezaevlerinde tutulan ve sağlık durumları kritik aşamaya gelen hasta tutsakların durumunun kamuoyuna duyurulması oluşturdu. Kurumlar adına yapılan konuşmalarda, cezaevi koşullarında tedavileri engellenen veya geciktirilen mahpusların hayati tehlike altında olduğu yinelendi. Bu bağlamda, kamuoyunun yakından tanıdığı ve acil serbest bırakılması talep edilen isimler tek tek sıralandı. Açıklamada Ali Tetik, Bülent Koç, Habip Boğa, Mehmet Sait Yıldırım, Mehmet Salih Filiz, Sekvan Becerikli ve Cömert Bozkurt başta olmak üzere, cezaevlerinde yaşam mücadelesi veren tüm hasta tutsakların ve infazı yakılan mahpusların bir an önce serbest bırakılması talep edildi. Sağlık hakkının en temel evrensel insan hakkı olduğu vurgulanarak, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarının siyasi saiklerle hazırlandığına dair iddialar yinelendi ve mahpusların dışarıda, ailelerinin yanında tedavi görmesinin önündeki engellerin kaldırılması istendi.
Demokratikleşme, Toplumsal Barış ve Barışçıl Adım Vurgusu
Araştırmacı gazetecilik perspektifiyle ele alındığında, söz konusu hak ihlallerinin sadece adli birer vaka olmadığı, ülkenin genel siyasi iklimi ve barış arayışlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu görülmektedir. Yapılan ortak açıklamada, Türkiye’de uzun süredir tartışılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne özel bir parantez açıldı. Cezaevlerindeki hak ihlallerinin ve tecrit uygulamalarının sürmesinin, ülkenin demokratikleşme ve kalıcı toplumsal barış hedefleriyle taban tabana zıt olduğu ve bu hedeflerle açıkça çeliştiği ifade edildi. Yetkili kurumlara ve yargı mercilerine açık bir çağrıda bulunularak, anayasal ve evrensel hukuk normlarına aykırı uygulamalara derhal son verilmesi, hasta ve cezası biten tutsakların özgürlüklerine kavuşması gerektiği belirtildi. Açıklamanın sonunda, ülkenin geleceği ve huzuru açısından kritik bir eşik olan “Barışın yolunu açacak somut adımlar bir an önce atılmalıdır” denilerek, yetkililer sorumluluk almaya davet edildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
MED TUHAD-FED ve EGE TUHAYDER’in Bayraklı Adliyesi önünde başlattığı bu hukuki ve toplumsal girişim, önümüzdeki günlerde diğer illerdeki hak örgütleri tarafından da benzer eylemlerle desteklenmesi beklenen geniş bir zincirin halkasını oluşturuyor. Siyasi tutsakların haklarının korunması, infaz ertelemelerinin son bulması ve özellikle hayati tehlikesi bulunan hasta tutsakların tahliyesi için sivil toplumun artan baskısı, yargı ve infaz koruma kurumlarının resmi süreçlerinde nasıl bir karşılık bulacağı merakla takip ediliyor. Uzmanlar, toplumsal barışın tesisi için cezaevlerindeki bu kördüğümün çözülmesinin hayati bir zorunluluk olduğunun altını çiziyor.
Kaynak: ANF Türkçe