31 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

PJAK Sözcüsü Awdanan’dan Kritik Uyarı: Bölge Yeni Bir Savaş Aşamasında

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

SÜLEYMANİYE — Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Sözcüsü Rêwar Awdanan, İran, ABD ve İsrail arasında devam eden krizin ve çatışmaların çok daha şiddetli yeni bir aşamaya evrilebileceğini belirterek, olası bir savaşın tüm Orta Doğu’yu sarıp küresel çapta yıkıcı sonuçlar doğurabileceği yönünde kritik uyarılarda bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • PJAK Sözcüsü Rêwar Awdanan, İran’ın ABD ve İsrail karşısında yaşadığı stratejik yenilgilere dikkat çekti.
  • İran yönetiminin reformist isimlerin tavsiyelerini görmezden gelerek inatçı bir politika izlediği vurgulandı.
  • Hürmüz Boğazı ve Bab el Mendeb üzerindeki kontrol mücadelesinin küresel ekonomiyi ve Çin politikasını doğrudan etkilediği ifade edildi.

İran’ın Yaşadığı Askeri Çıkmaz ve Alınmayan Dersler

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Sözcüsü Rêwar Awdanan, İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşın seyrine ve bölgedeki hassas gelişmelere dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Awdanan, İran İslam Cumhuriyeti’nin geride kalan süreçte katıldığı ve ’12 Gün Savaşı’, ’40 Gün Savaşı’ ile ‘Hürmüz Boğazı Savaşı’ olarak adlandırılan süreçlerde ağır ve yıkıcı yengiler aldığını açıkça belirtti. Buna rağmen Tahran yönetiminin inatla hareket etmeye devam ettiğini ve ülkedeki Kirubi, Hatemi, Zarif ve Ruhani gibi önemli figürlerin tavsiyelerini tamamen görmezden geldiğini kaydetti. Hatta mevcut rejimin, tarihsel ve politik olarak tartışmalı olan Türkmençay gibi anlaşmaları dahi sistemin istikrarı açısından faydalı görebilecek bir akıl tutulması yaşadığını dile getirdi. Bölgede gerilimi düşürmek amacıyla yürütülen diplomatik müzakerelerin ve İslamabad Anlaşması’nın, savaşın yıkıcı alevlerini söndürmeye yetmediğini vurgulayan Awdanan, bunun temel sebebinin çatışmanın taraflarının öne sürdüğü tavizlerin diğer taraf için tamamen kabul edilemez nitelikte olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Yeni Orta Doğu Düzeni ve Hürmüz Boğazı’nın Jeopolitik Önemi

Mevcut tablonun her yönüyle ABD ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yürüttüğü savaşın yepyeni ve daha tehlikeli bir aşamasına işaret ettiğini belirten PJAK Sözcüsü Rêwar Awdanan, şu değerlendirmelerde bulundu: ‘Hürmüz Boğazı Savaşı ve İran’a uygulanan deniz ile hava ablukası, aslında halihazırda karşı karşıya olduğumuz tam ve şiddetli savaşın en somut gerçeğini gözler önüne sermektedir.’ Çatışma öncesi hazırlık aşamasında, ne İran İslam Cumhuriyeti’nin ABD-İşrail ikilisine yeni Orta Doğu siyasi sisteminde, güvenlik düzenlemelerinde ve bölgenin ticaret ile ekonomik yollarında istediği güç payını dayatabildiğini ne de ABD ve İsrail’in bu rejimi askeri saldırılar ve başta Ali Hamaney olmak üzere diğer üst düzey liderlerin hedef alınması yoluyla tam anlamıyla kontrol altında alıp tamamen yok etmeyi başarabildiğini kaydetti. Awdanan, İran İslam Cumhuriyeti’ni yeni kurulmakta olan Orta Doğu sistemi için tehlikeli bir güç konumundan çıkarmanın, aynı zamanda Washington yönetenlerinin Çin’i çevreleme politikasının en temel ve stratejik parçalarından biri olduğuna dikkat çekti.

Küresel Ekonomi, Vekil Güçler ve ABD’nin Stratejik Hamleleri

Stratejik su yollarının geleceğine ve küresel yansımalarına değinen Rêwar Awdanan, Hürmüz Boğazı ile Bab el Mendeb’in İran İslam Cumhuriyeti ve onun bölgesel vekil güçlerinin kontrolü altında kaldığı sürece, küresel ekonominin zayıflamaya devam edeceğini ve ABD’nin Pekin yönetimine karşı hazırladığı stratejik programı ilerletemeyeceğini belirtti. Awdanan, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın dış politika hamlelerine de değinerek, Trump’ın Rusya üzerindeki baskıyı kısmen azaltarak Ukrayna’daki dengeleri ve küresel cepheleşmeyi yeniden şekillendirmeye çalıştığını aktardı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Bölgesel ve küresel aktörlerin hamleleriyle giderek karmaşıklaşan Orta Doğu’daki bu yeni savaş aşaması, diplomatik kanalların tıkandığı ve askeri seçeneklerin ön plana çıktığı bir döneme işaret ediyor. PJAK’ın uyarıları, krizin sadece yerel bir çatışma olarak kalmayıp dünya ticaret yollarını, enerji koridorlarını ve küresel süper güçlerin rekabetini doğrudan etkileyecek boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor; önümüzdeki süreçte atılacak adımlar uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın