24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Suruç ve Ankara Garı Katliamlarında Adalet Arayışı Sürüyor

📰 KAPSAMLI RAPOR

İSTANBUL VE İZMİR — Suruç Aileleri İnisiyatifi öncülüğünde İstanbul ve İzmir’de bir araya gelen kitle örgütleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları, Türkiye tarihinin en karanlık sayfalarından olan Suruç ve 10 Ekim Ankara Garı katliamlarında yaşamını yitirenleri anarak, aradan geçen yıllara rağmen kapanmayan yaralara dikkat çekti ve sorumluların yargılanması için güçlü bir adalet çağrısında bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Suruç Katliamı’nın 135’inci ayı ve Ankara Gar Katliamı yıl dönümünde İstanbul ve İzmir’de eş zamanlı anma ve basın açıklamaları düzenlendi.
  • Açıklamalarda, 20 Temmuz 2015 Suruç saldırısında 33, 10 Ekim 2015 Ankara Garı saldırısında ise 103 kişinin katledildiği hatırlatıldı.
  • Yargılama süreçlerinde gerçek faillerin ve azmettiricilerin tam anlamıyla üzerine gidilmediği, kamu görevlilerinin sorumluluklarının aydınlatılması gerektiği vurgulandı.
  • Firari sanıkların Türkiye’ye iadesi, dosyalarındaki gizlilik kararlarının kaldırılması ve olayların ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında değerlendirilmesi talep edildi.

İstanbul ve İzmir’de Eş Zamanlı Adalet ve Anma Eylemleri

Türkiye’nin hafızasında derin izler bırakan katliamların üzerinden geçen zamana rağmen adalet talebi inkâr edilemez bir kararlılıkla sürdürülüyor. Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin organizasyonuyla, Suruç Katliamı’nın 135’inci ayı ve 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın yıl dönümü vesilesiyle İstanbul ve İzmir’de kitlesel açıklamalar gerçekleştirildi. Toplumun vicdanını yaralayan bu acı olaylarda katledilen canlar anılırken, her iki katliamın tüm karanlık yönleriyle açığa çıkarılması ve adaletin er ya da geç tesis edilmesi yönünde güçlü mesajlar verildi. İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan hareketli Halitağa Caddesi’nde basının ve kamuoyunun huzurunda okunan ortak basın metnini, Suruç Katliamı’nda evladını, Vatan Budak’ı kaybeden baba Murat Budak büyük bir metanetle okudu. Eş zamanlı olarak İzmir’de ise Alsancak semtinde yer alan Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin önünde bir araya gelen duyarlı kitle adına basın açıklamasını Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi Önder Aktaş kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamalarda, 20 Temmuz 2015 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen DAİŞ saldırısı sonucunda 33 düş yolcusunun hayatını kaybettiği, 10 Ekim 2015 tarihinde ise başkent Ankara’da Ankara Garı önünde düzenlenen barış mitingine yönelik bombalı saldırıda ise 103 masum insanın katledildiği gerçeği bir kez daha tüm çıplaklığıyla hatırlatıldı.

Yargılama Süreçlerindeki Eksiklikler ve Kamu Görevlileri Vurgusu

Her iki katliamın ardından yürütülen adli ve idari yargılama süreçlerinin kamu vicdanını tatmin etmekten uzak olduğu gerçeği, yapılan açıklamalarda en sert biçimde dile getirildi. Her iki katliamın da yargılama aşamalarında gerçek faillerin, asıl azmettiricilerin ve arka plandaki derin ilişkilerin yeterince, derinlemesine araştırılmadığına dikkat çekildi. Bu kapsamda, sadece tetikçilerin değil, aynı zamanda saldırıların gerçekleşmesinde ihmali veya kasıtlı sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin de yargı önüne çıkarılması ve hesap vermesi gerektiği güçlü bir dille talep edildi. Adalet mücadelesinin en kritik başlıklarından biri olarak, Suruç katliamının firari faillerinden İlyas Aydın ile Ankara Gar Katliamı’nın yine yakalanamayan firari sanığı Savaş Yıldız’ın acilen Türkiye’ye getirilmesi gerektiği yinelendi. Ayrıca, DAİŞ terör örgütünün Türkiye’deki iç yapılanması, finans kaynakları, para akışları ve lojistik destek ağlarının da tüm yönleriyle açığa çıkarılması, bu karanlık ağların arkasındaki isimlerin de halka açıklanması istendi. Dosyalardaki gizlilik kararlarının derhal kaldırılması, firari durumdaki tüm sanıkların yargı önüne çıkarılması ve bu vahim olayların ‘insanlığa karşı işlenen suçlar’ kategorisinde değerlendirilerek hiçbir surette zaman aşımına uğratılmaması da inisiyatifin temel talepleri arasında yer aldı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Suruç Aileleri İnisiyatifi öncülüğünde İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen bu anlamlı ve kararlı açıklamalar, hayatını kaybedenlerin anısının daima yaşatılacağı ve adalet arayışının sonuna kadar sürdürüleceği vurgusuyla son buldu. Türkiye’nin yakın siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bu katliamların arkasındaki tüm sis perdeleri aralanana ve sorumlular hak ettikleri cezaları alana dek ailelerin ve hak savunucularının hukuk mücadelesini ulusal ve uluslararası kamuoyunda gündemde tutmaya devam edeceği bildirildi.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın