DİYARBAKIR — DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) yöneticileri ile gazetecileri ziyaret ederek, gazetecilere yönelik baskı ve sansürün barış sürecine yaklaşımı gösterdiğini belirtti ve “Basına dönük saldırı durmadığı sürece, barışın inşasında halkın ikna edilmesi zor olur” dedi.
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DFG ve MKG yöneticileri ile bir araya geldi.
- Toplantıda gazeteciler sansür, dijital baskılar ve tutuklamalara dikkat çekti.
- Bakırhan, ‘Basına dönük saldırı durmadığı sürece, barışın inşasında halkın ikna edilmesi zor olur’ vurgusu yaptı.
- Gazeteciliğe yönelik baskıların yalnızca Kürt basınıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekildi.
Ne Oldu? DFG ve MKG Ziyaretinde Basın Sorunları Masaya Yatırıldı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) yöneticileri ile bölgedeki gazetecilerle bir araya geldi. DFG’de gerçekleştirilen kapsamlı buluşmada sahada görev yapan gazeteciler; sansür, dijital baskılar ve tutuklamalar gibi mesleki engellere dikkat çekti. Ziyaret sırasında söz alan DFG Eşbaşkanı Selman Çiçek, Kürt gazetecilere yönelik baskılara geçmişte sessiz kalan kesimlerin bugün benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Öte yandan MKG Başkanı Roza Metina, kadın gazetecilerin karşılaştıkları tüm bu yoğun baskılara rağmen mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. Buluşmada görüşlerini paylaşan gazeteciler Bilal Güldem ve Öznur Değer ise, barış sürecine dair söylemlere rağmen sahada baskıların devam ettiğini, sansür mekanizmalarının ve sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamaların rutin bir hâl aldığını detaylarıyla aktardı.
Neden Şimdi? Özgür Basın ve Barış Süreci İlişkisi
Tuncer Bakırhan, özgür basının gerçeği halka ulaştırmak adına son derece zor koşullarda büyük bir mücadele verdiğinin altını çizdi. Geçmiş dönemlerde gazetecilerin bombalı saldırılarla doğrudan hedef alındığını hatırlatan Bakırhan, günümüzde ise çok daha sofistike baskı, sansür ve hukuki kısıtlamaların devreye sokulduğunu söyledi. Gazeteciliğe yönelik bu sistematik baskıların yalnızca Kürt basınıyla sınırlı kalmadığını açıkça ifade eden Bakırhan, özellikle barış sürecinin konuşulduğu hassas bir dönemde gerçek gazeteciliğin önünün açılması gerektiğinin altını çizdi. Bakırhan, “Basına dönük uygulamalar sistemin sürece yaklaşımının en net göstergesidir. Basına dönük saldırı durmadığı sürece, barışın inşasında halkın ikna edilmesi zor olur. Sistem basınla da barışmalı” diyerek mevcut politikaları eleştirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Tuncer Bakırhan’ın yaptığı bu kritik değerlendirmeler ve çağrılar sonrasında, demokratik kamuoyunun ve sivil toplum kuruluşlarının basın özgürlüğü ile barış inşası ekseninde ortak bir dil geliştirmesi bekleniyor. Bakırhan, basın üzerindeki baskıların tamamen ortadan kaldırılması ve demokratikleşme adımlarının atılması için tüm kesimlere birlikte ve kararlı bir mücadele çağrısı yaptı.
Kaynak: ANF Türkçe