4 Kasım 2026, Çarşamba
Haber

Manken Aslı Baş Davasında Acılı Babadan İsyan: ‘Ölmemi mi Bekliyorlar?

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

MUĞLA — Türkiye’nin 2003 Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın 2010 yılında Bodrum’da şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan ve Yargıtay’ın beraat kararını bozmasıyla yeniden görülen dava, adalet arayışının 16. yılında da sonuçlanamadı. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşma, Baş ailesi ve avukatlarının mazeret bildirmesi üzerine 21 Ocak 2027 tarihine ertelenirken; davanın uzamasına isyan eden 78 yaşındaki acılı baba Mehmet Yavuz Baş, ‘Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78 yaşındayım. Benim ölmemi mi bekliyorlar?’ diyerek adalet sistemine tepki gösterdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın 2010 yılındaki şüpheli ölümüyle ilgili dava, Yargıtay’ın beraat kararını bozmasının ardından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı.
  • Rahatsızlığı ve avukatlarının mazereti nedeniyle duruşmaya katılamayan baba Mehmet Yavuz Baş, 16 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinde zaman aşımı ve teknik aksaklıklara dikkat çekti.
  • Davanın uzamasına sert tepki gösteren 78 yaşındaki baba, ‘Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78 yaşındayım. Benim ölümümü mü bekliyorlar?’ diyerek adalet çağrısında bulundu.
  • Muğla’daki kritik davanın yeni duruşma tarihi 21 Ocak 2027 olarak belirlenirken, olay gecesi yapılan acil yardım çağrıları ve çelişkili tanık beyanları yeniden gündeme geldi.

16 Yıllık Hukuk Mücadelesi ve Yargıtay’ın Bozma Kararı

Muğla’nın gözde turizm merkezi Bodrum’da 2010 yılında meydana gelen olayda, 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmişti. Türkiye’yi sarsan bu trajik ölümün ardından başlatılan adli süreç, Türk yargı tarihinin en uzun soluklu ve tartışmalı dosyalarından birine dönüştü. Yerel mahkemenin verdiği beraat kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından dosya yeniden Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Ancak aradan geçen 16 yıla rağmen maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılamaması, kamuoyunda ve özellikle Baş ailesinde derin bir infial yaratmaya devam ediyor. Yargıtay’ın bozma ilamının ardından yeniden kurulan kürsüde görülen davanın son duruşması, ailenin ve avukatların sağlık ve mazeret bildirimleri doğrultusunda 21 Ocak 2027 tarihine ertelendi. Bu erteleme, adaletin tecellisinin bir kez daha gecikmesi anlamına gelirken, dosyadaki delil tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

Baba Mehmet Yavuz Baş’tan Yürek Burkan İsyan: ‘Mazlumun Ahı İndirir Şahı’

İlerlemiş yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle son duruşmaya katılamayan Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş, yürütülen hukuki süreçteki aksaklıklara ve teknik yetersizliklere isyan etti. 16 yıldır kızının katillerinin veya ölüm arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkması için hukuk mücadelesi veren acılı baba, sürecin getirdiği yıpranmışlığı şu çarpıcı sözlerle dile getirdi: ‘Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Onun çözülmesi, teknik sorunların giderilmesi, o telefon konuşmalarının ne olduğu, teknik olarak ortaya çıkması için araştırma yapıldı. Bir sonuç alınamadı. Ve Yargıtay’ın beraat kararını bozmasından sonra üç mahkemeye girdik. Dördüncü mahkemede ben rahatsızlandım. Gidemeyecek durumdaydım. Avukatlarım ile mazeret bildirerek bu mahkemeye katılamadık.’ Adalete olan inancını yine de yitirmediğini vurgulayan Baş, ‘Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78 yaşındayım. Benim ölümümü mü bekliyorlar? Ben ölünce mahkeme bitecek mi? Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Mazlumun ahı indirir şahı. Benim ahım var’ diyerek, davanın takipçisi olmaktan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.

Çelişkili Tanık Anlatımları ve Olay Gecesinin Karanlık Noktaları

Aslı Baş’ın şüpheli ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen, dosyanın karanlıkta kalan yönleri aydınlatılamadı. Baba Mehmet Yavuz Baş, kızının ölümüne ilişkin dava dosyasında yer alan tanık anlatımlarının birbiriyle hiçbir şekilde örtüşmediğini, çelişkilerin mahkeme heyetince titizlikle incelenmesi gerektiğini savunuyor. Özellikle olay gecesi yapılan acil yardım çağrısının (112 ihbarı) içeriği, zamanlaması ve çağrıyı yapanların ifadelerindeki tutarsızlıklar, cinayet şüphesini güçlendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Hukukçular, aradan geçen 16 yıllık zaman zarfında dijital materyallerin çözümlenmesinde yaşanan teknik zorlukların delil bütünlüğünü olumsuz etkilediğine dikkat çekerken, Yargıtay’ın bozma kararı doğrultusunda yerel mahkemenin tanık beyanlarını yeniden ve daha derinlemesine incelemesi gerektiği belirtiliyor. Baş ailesi, acılarını taze tutan bu süreçte, maddi gerçeğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılacağı günü bekliyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Türkiye’nin en uzun süreli şüpheli ölüm davalarından biri olan Aslı Baş davasında gözler şimdi 21 Ocak 2027 tarihine çevrildi. Yargıtay’ın bozma ilamına uyulan süreçte, mahkemenin tarafların mazeretlerini değerlendirmesi ve teknik incelemelerdeki tıkanıklıkları aşması bekleniyor. Baba Mehmet Yavuz Baş’ın adalet arayışı tüm kararlılığıyla sürerken, kamuoyu vicdanını rahatlatacak nihai kararın bu tarihte verilip verilmeyeceği önümüzdeki günlerin en önemli hukuki gündem maddesi olmaya devam edecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın