MUĞLA — Türkiye’nin yıllardır konuştuğu ve adalet arayışının 16. yılına girdiği manken Aslı Baş’ın şüpheli ölümüne ilişkin dava, Yargıtay’ın beraat kararlarını bozmasının ardından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tüm hızıyla sürerken, davanın üçüncü duruşması öncesinde kadın örgütlerinden adalet çağrısı yükseldi.
- Muğla’nın Bodrum ilçesinde 21 Temmuz 2010’da yaşamını yitiren manken Aslı Baş davasında Yargıtay’ın beraat kararlarını bozmasının ardından yeniden yargılama süreci devam ediyor.
- Davanın üçüncü duruşması, 27 Ekim Salı günü Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek; Bodrum Kadın Dayanışma Derneği tüm yurttaşları adalet için salona davet etti.
- 4 Haziran’daki ikinci duruşmada mahkeme heyeti, olay gecesine ait silinen mesajların ve dijital delillerin geri getirilmesi için Ulusal Kriminal Büro’ya yazı yazılmasını kararlaştırmıştı.
Olayın Geçmişi ve 16 Yıllık Adalet Mücadelesi
Muğla’nın gözde turizm merkezi Bodrum ilçesinde, 21 Temmuz 2010 tarihinde trajik bir olay yaşandı. İş insanı Ahmet Derya Bayer’e ait villanın terasından düşerek hayatını kaybeden genç manken Aslı Baş’ın ölümü, aradan geçen 16 yıla rağmen Türkiye’nin en çok konuşulan ve tartışılan adalet vakalarından biri olma özelliğini koruyor. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte verilen beraat kararları kamu vicdanını yaralarken, Yargıtay’ın bu kararları bozmasıyla birlikte yargılama süreci yeniden alevlendi. Şimdi tüm gözler, adaletin tecelli etmesi için verilecek yeni kararlara çevrilmiş durumda. Toplumun farklı kesimleri ve özellikle kadın örgütleri, dosyanın kapatılmasına izin vermemekte kararlı bir duruş sergiliyor.
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nden Çarpıcı Çağrı
Yeniden başlayan yargılamanın kritik üçüncü duruşması öncesinde Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuna yönelik net ve sert bir açıklama yaptı. Dernek yetkilileri, ‘Aslı Baş ne düştü, ne atladı’ ifadelerini kullanarak aradan geçen 16 yıla rağmen maddi gerçeğin ortaya çıkarılamadığını ve adaletin sağlanamadığını savundu. Yapılan açıklamada, olayın hemen ardından delillerin karartıldığı, tanıkların yeterince ve hakkıyla dinlenmediği iddia edildi. Baş’ın ölümünün hızlı bir şekilde ‘intihar’ olarak nitelendirilerek olayların üstünün örtülmek istendiği vurgulandı. Dernek, ‘Yeniden yargılama sürüyor, adalet hala yok’ diyerek tüm duyarlı yurttaşları 27 Ekim Salı günü Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan üçüncü duruşmaya katılmaya ve bu haklı mücadeleye omuz vermeye çağırdı.
Dijital Deliller ve Ulusal Kriminal Büro İncelemesi
Hukuki mücadelenin en önemli kırılma noktalarından biri de geçtiğimiz aylarda atılan adımlar oldu. Davanın 4 Haziran tarihinde gerçekleştirilen ikinci duruşmasında mahkeme heyeti, dosyanın seyrini değiştirebilecek çok önemli bir ara karara imza atmıştı. Heyet, olay gecesine ilişkin kayıp veya silinmiş olabilecek dijital delillerin yeniden titizlikle incelenmesi yönünde talimat vermişti. Bu kapsamda Ulusal Kriminal Büro’ya resmi yazı yazılarak olayla doğrudan bağlantılı olan cep telefonunun marka ve modelinin bildirilmesi, ayrıca SIM karttan ve cihazın hafızasından silinen mesajların, arama kayıtlarının veya verilerin geri getirilmesine yönelik teknik bir raporun hazırlanıp hazırlanamayacağının sorulması kararlaştırılmıştı. Bu dijital verilerin kurtarılması, 16 yıllık sır perdesinin aralanmasında en kritik anahtar olarak değerlendiriliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
27 Ekim Salı günü Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan üçüncü duruşma, Aslı Baş’ın ailesi, yakınları ve adalet talep eden milyonlarca insan için büyük bir önem taşıyor. Yargıtay’ın bozma ilamları doğrultusunda ve Ulusal Kriminal Büro’dan gelecek dijital inceleme raporlarının ışığında, mahkeme heyetinin atacağı yeni adımlar ve yargılamanın seyri tüm ülke tarafından yakından takip ediliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika