ANKARA — Türkiye, Zonguldak’ta meydana gelen ve üç işçinin yaşamını yitirdiği maden patlamasıyla bir kez daha iş güvenliği açıklarını konuşurken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) son 16 yılda maden kazalarını önlemek amacıyla kurduğu 4 ayrı araştırma komisyonunun hazırladığı uyarı raporlarının akıbeti yeniden gündeme geldi. Meclis arşivlerinde kalan ve hayata geçirilmeyen binlerce sayfalık raporlar, önlem alınmadığını ve faciaların tekrarlandığını gözler önüne seriyor.
- Türkiye genelinde son yıllarda Zonguldak, Soma ve Ankara Beypazarı’nda art arda yaşanan maden faciaları, iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
- Meclis bünyesinde son 16 yılda madencilik sektöründeki sorunları araştırmak üzere 4 ayrı komisyon kuruldu ancak hazırlanan raporlardaki kritik uyarılar hayata geçirilmedi.
- 2010 yılında yayımlanan kapsamlı raporda iş güvenliği kültürünün oluşturulması, denetimlerin önleyici olması ve kaçak madencilikle etkin mücadele edilmesi gerektiği vurgulanmıştı.
- Uzmanlar, yasal düzenlemeler ve komisyon tavsiyelerinin kağıt üzerinde kalması nedeniyle Soma (301 can kaybı), Amasra, İliç ve son olarak Zonguldak’taki kazaların kaçınılmaz hale geldiğini belirtiyor.
Meclis’in Son 16 Yılda Kurduğu Maden Komisyonları Neden Sonuç Vermedi?
Türkiye, Zonguldak’ta yaşanan patlamanın ardından yeniden maden ocaklarında iş güvenliğini konuşurken, Meclis son 16 yılda maden kazalarına önlem için 4 ayrı araştırma komisyonu kurdu. 2010’da kurulan komisyondan sonra Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği büyük facia yaşandı. O facianın üzerine kurulan komisyon da kapsamlı bir rapor hazırladı ancak 2022’de Amasra’da ve 2024’te İliç’te meydana gelen facialar yeni komisyonların kurulmasını zorunlu kıldı. Tüm bu komisyonların hazırladığı raporlara ve yapılan uyarılara karşın iş güvenliği tartışmaları bitmedi, aksine her yıl yeni can kayıplarıyla derinleşti.
Son Dönemde Yaşanan Maden Kazaları ve Zonguldak Patlaması Nasıl Oldu?
Maden faciaları son olarak Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki özel bir maden ocağında yaşanan patlama ile yeniden Türkiye’nin gündemine oturdu. Yaşanan bu elim olayda üç işçi yaşamını yitirdi. Bu yıl daha önce de yine Zonguldak’ta kaçak işletilen bir maden ocağında göçük yaşanmış ve bir işçi hayatını kaybetmişti. Aynı şekilde bu ayın başında Soma’da ve ağustos ayında Ankara Beypazarı’nda yine can kayıpları ile sonuçlanan maden kazaları meydana geldi. Yaşanan bu üst üste kayıpların ardından iş güvenliği konusu tekrar kamuoyunun en üst sırasına yerleşirken, Meclis’te 16 yıl önce madencilik sektöründeki sorunları araştırmak için kurulan komisyonun hazırladığı tarihi rapor yeniden dikkat çekti.
2010 Yılındaki Meclis Raporunda Hangi Çarpıcı Tespitler ve Öneriler Yer Aldı?
Ekim 2010’da kamuoyuyla paylaşılan ve Meclis arşivlerinde yer alan raporda “Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği sorunları, ülkenin genel sosyoekonomik gelişmişlik ve eğitim düzeyi, işsizlik sorunları ile doğrudan ilgilidir” tespitine yer verildi. Raporda sektördeki iş sağlığı ve güvenliğini artırmak ve kazaları en aza indirmek için şu somut öneriler sıralandı:
– İş güvenliği kültürünü oluşturmak üzere faaliyetlere öncelik verilmeli.
– Maden iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yaygınlaştırılmalı.
– Sektörün ihtiyacını karşılayacak nitelikte iş güvenliği uzmanı yetiştirilmelidir.
– İş sağlığı ve güvenliği teftişleri daha çok tepkisel yaklaşım esaslı yapılmaktadır. Teftişlerin, işçi ve işvereni yönlendirici, koruyucu ve önleyici yaklaşım esas alınarak kalıcı tedbirleri oluşturma amaçlı yapılması sağlanmalıdır.
– Özellikle madenciliğin yoğun olarak yapıldığı, risk faktörünün yüksek olduğu bölgelerde, altı aylık dönemler hâlinde eğitim programları düzenlenmelidir.
Ayrıca raporda kaçak madenlerle ilgili de “Maden ocaklarındaki kaçakçılık olayı ile etkin olarak mücadele edilmeli, ilgili bütün kurumlar uyarılmalı ve ortak bir mücadele stratejisi izlenmelidir” uyarısı yapılmıştı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Meclis tarafından yıllardır kurulan komisyonların hazırladığı yüzlerce sayfalık raporlara ve yapılan sayısız uyarıya rağmen denetimlerin yetersiz kalması, kaçak ocakların önüne geçilememesi ve iş güvenliği kültürünün tesis edilememesi, yeni faciaların kapıda olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve meslek örgütleri, hazırlanan raporlardaki tavsiyelerin raflardan indirilerek acilen hayata geçirilmesini, aksi takdirde yaşanan her kazanın ardından kurulan komisyonların yalnızca birer oyalama taktiği olarak kalmaya devam edeceğini vurguluyor. Resmi süreçlerin ve yasal denetimlerin etkinleştirilmesi için kamuoyu baskısının sürdüğü bildiriliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika