TAHRAN — Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın üst düzey temsilcilerinden oluşan Mekke İttifakı tarafları, bölgesel güvenlik, ABD ve İsrail politikaları ile iş birliği imkanlarını görüşmek üzere dün İran’ın başkenti Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Tarihi zirvede, bölgesel güvenliğin dış aktörlere bağımlılıkla sağlanamayacağı vurgulandı.
- MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Pakistan Genelkurmay Başkanı General Asım Münir Tahran’daki kritik zirvede yer aldı.
- İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nden yapılan resmi açıklamada, ‘Bölgesel güvenlik ABD’ye bağlılıkla sağlanamaz’ mesajı verildi.
- Görüşmelerde ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırgan politikaları, Filistin ile Lübnan’daki güncel gelişmeler geniş bir şekilde ele alındı.
- Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve İran, bölgesel barış ve güvenlik alanları dahil olmak üzere temasları sürdürme konusunda tam mutabakata varıldığını duyurdu.
Tahran Zirvesinde Mekke İttifakı ve İslam Ülkeleri Arasındaki Temaslar
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri, son dönemde artan jeopolitik riskleri ele almak üzere dün Tahran’da İranlı yetkililerle kapsamlı bir araya gelme gerçekleştirdi. Taraflar, bölgesel krizlerin çözümünde diyalog kanallarının açık tutulması ve ‘iş birliğini güçlendirmek için temasları sürdürmekte’ tam bir mutabakata vardı. Mekke İttifakı’nın tarafları olan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan üst düzey isimlerin katıldığı bu buluşma, diplomasi trafiğinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Öte yandan Türkiye’de de Meclis Dışişleri Komisyonunda ‘Mekke Anlaşması’ görüşmeleri eş zamanlı olarak başlarken, bu durum diplomatik çabaların hem bölgesel hem de meşru ulusal zeminlerde koordine edildiğini açıkça ortaya koydu.
Üst Düzey Katılım ve Bölgesel Güvenlik Masaya Yatırıldı
Tarihi nitelikteki toplantıya katılan isimlerin profili, zirvenin ağırlığını ve stratejik önemini gözler önüne serdi. Toplantıya Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı General Asım Münir ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın katılım sağladı. Ev sahibi İran’ı ise toplantıda Güvenlik Konseyi Başkanı Muhsin Rızai temsil etti. İran devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre, görüşmede özellikle ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığı ve bu saldırganlığın bölgesel istikrara yansıyan sonuçları masaya yatırıldı. Anadolu Ajansı ise toplantının ana gündem maddeleri arasında İsrail’in bölgedeki saldırgan faaliyetleri ile Filistin ve Lübnan’daki dramatik gelişmelerin de bulunduğunu okuyucularına duyurdu.
İran’dan Çarpıcı Mesaj: ‘Bölgesel Güvenlik ABD’ye Bağımlılıkla Sağlanamaz’
Zirvenin ardından İran tarafından yapılan açıklamalar, toplantının ideolojik ve jeopolitik eksenini netleştirdi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyinden net bir şekilde ‘Bölgesel güvenlik ABD’ye bağlılıkla sağlanamaz’ mesajı verildi. Mustafa Yalçıner’in değerlendirmelerine de yansıyan süreçte, Mekke Anlaşması’nın ekinde iki anlaşmanın daha bulunduğu bilgisi dikkat çekti. İran Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan toplantıya dair yaptığı değerlendirmede, ‘Önemli ve etkili İslam ülkelerinin temsilcilerinin bu görüşmedeki varlığının, bölgesel birlik ve bütünlüğün daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını umuyorum. İslam ülkeleri birlik içinde hareket etmeli ve ortak bir tutum benimsemeli’ ifadelerini kullandı. Toplantıyı değerlendiren İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği Uluslararası İşlerden Sorumlu Yardımcısı Ali Bakıri Keni de zirvenin İsrail ve ABD’nin saldırgan politikaları bağlamında özel bir önem taşıdığına dikkati çekti. Bakıri Keni, bazı bölge ülkelerinin ABD gibi büyük bir güçle yakın ilişkiler kurarak kendilerini her türlü tehditten koruyabileceklerini düşündüklerini belirterek, yaşanan somut gelişmelerin ise bu düşüncenin gerçekle hiçbir surette örtüşmediğini net bir şekilde gösterdiğini ifade etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve İran hattında gerçekleştirilen bu kritik Tahran zirvesi, İslam dünyasının kendi güvenlik mimarisini dış müdahalelerden bağımsız olarak inşa etme arayışını somutlaştırdı. Önümüzdeki süreçte Mekke Anlaşması ve ekindeki mutabakat metinleri doğrultusunda diplomatik ve stratejik temasların artarak devam etmesi, bölgesel iş birliğinin kurumsal bir yapıya kavuşturulması bekleniyor.
Kaynak: Evrensel