28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Mekke ve Bedir Mutabakatlarının İktisadi Hedefi Ne?

💡 HABERİN ANATOMİSİ

ANKARA — Türkiye’nin Katar, Pakistan ve Endonezya ile imzaladığı Bedir Mutabakatı ve Suudi Arabistan hattındaki Mekke Anlaşması’nın siyasi boyutlarının yanı sıra stratejik iktisadi hedefleri de netleşmeye başladı; uzmanlar savunma sanayiinin ekonominin yeni ana taşıyıcısı haline geldiğini vurguluyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı, askeri savunma alışverişi ve ortak üretim ekseninde şekilleniyor.
  • Türkiye, Katar’a İHA, hücumbot ve zırhlı araç satarken; Pakistan’a korvetler inşa ediyor, Endonezya ile ortak tank üretiyor.
  • SIPRI verilerine göre Türkiye küresel silah ihracatında %1.8 pay ile 11. sıraya yükseldi, ihracatta %122’lik sıçrama yaşandı.

Ne Oldu: Mekke ve Bedir Mutabakatları Neyi Kapsıyor?

Mekke Anlaşması’nın siyasi yönü dışında elbette iktisadi yönü de bulunmaktadır. Üstüne imzalanan Bedir Mutabakatı, işte o yönü tamamlamıştır. Ankara’nın Katar, Pakistan ve Endonezya ile imzaladığı Bedir Mutabakatı, ağırlıkla “askeri savunma alışverişi” özelliği taşımaktadır. Zira Katar’a İHA’lar, hücumbotlar, zırhlı araçlar satılmakta; Pakistan’a korvetler inşa edilmekte, Endonezya ile ortak tank üretimi yapılmaktadır. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Anlaşması’nın iktisadi hedefinin de Suudi Arabistan finansmanıyla Pakistan askerlerini Yemen’de Türk silahları ile donatmak olduğu anlaşılmaktadır.

Neden Şimdi: Türk Ekonomisinde Savunma Sanayii Neden Öne Çıktı?

Türk ekonomisi uzunca süre inşaat, tekstil ve turizm ayakları üzerindeydi. Ancak tekstil ayağı kırılmış, inşaat ve turizm ayakları da aksamaya başlamıştır. Ankara bu gelişmeler üzerine bir süredir ekonominin ana ayakları arasına “askeri sanayi”yi koymaya ve büyütmeye çalışmaktadır. 1990’lardaki “savunmayı ulusallaştırma” anlayışının ürünü olan MİLGEM projesini kucağında bulan ve bunu değerlendiren AKP hükümeti, insansız hava araçları (İHA) gelişiminin de katkısıyla “askeri sanayi”yi ekonominin en önemli ayağı haline getirmiş bulunmaktadır. Kuşkusuz özeli (Bayraktar) kamusala (TUSAŞ) tercih ederek ve öne çıkararak yürütmektedirler bu çalışmayı. Suudi Arabistan’la ilişkileri düzelttikten sonra yaptıkları Riyad ziyareti sırasında Bayraktar grubunu öne çıkararak askeri anlaşma imzalamalarından tutun, Ukrayna’da Bayraktar’a fabrika açtırma girişimine kadar birçok somut örnek mevcuttur.

Kimi Nasıl Etkileyecek: Küresel Silah İhracatındaki Sıçrama Rakamları Ne Söylüyor?

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre Türkiye küresel silah ihracatında 11. sıraya çıkmış ve küresel pazardaki payı yüzde 1.8’e yükselmiştir. Bu pay kısa zaman zarfında yüzde 0.9’dan yüzde 1.8’e çıkmış, ihracatta yüzde 122’lik büyük bir sıçrama yaşanmıştır. Türkiye’den silah satın alan ülkelerin başında yüzde 16 ile Pakistan, yüzde 12 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yüzde 8.4 ile Ukrayna gelmektedir. Bu ekonomik ve stratejik sıçramayı en iyi gösteren çıktıların başında ise Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSİ) verileri gelmektedir.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatındaki bu ivmeyi koruması, uluslararası ortaklıkları derinleştirmesi ve ekonomik ekosistemde katma değerli üretimi artırması beklenmektedir. Resmi süreçler ve ihracat birliklerinin 2012-2026 dönemi projeksiyonları, bu stratejik yönelimin uzun vadeli bir devlet politikası olarak kararlılıkla sürdürüleceğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın