İSTANBUL — Sarıgül ailesine yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan yazarımız Murat Ağırel’in, cezaevinden kaleme aldığı köşe yazısında İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde dağıtılan yemeklerin çiğ ve kötü kokulu olduğunu duyurması ve arkasındaki 8 milyon liralık ihaleyi sorgulaması üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden resmi bir yazılı açıklama geldi.
- Murat Ağırel tutuklu bulunduğu cezaevinden nezarethane yemeklerindeki skandalı kamuoyuna duyurdu.
- İstanbul Emniyeti, 8 milyon liralık ihale ve yemeklerin mevzuata uygun olduğunu savundu.
- Ağırel, yemekten aldığı numuneleri savcılığa ve arkadaşlarına ulaştırdığını belirtti.
- İhaleyi alan şirketin daha önce Şile’deki bir gıda zehirlenmesi vakasıyla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Nezarethanede Gıda Skandalı: Çiğ Tavuk ve Kötü Koku İddiası
Sarıgül ailesine yönelik yürütülen bir soruşturma çerçevesinde tutuklanarak cezaevine gönderilen gazetemiz yazarı Murat Ağırel, kaleme aldığı köşe yazısında çarpıcı iddialara yer verdi. Ağırel, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’nde bulunan yerleşkesindeki nezarethanede gözaltındakilere dağıtılan yemeklerin son derece kötü koşullarda hazırlandığını, düzgün pişirilmediğini ve ağır kokular yaydığını belirtti. Gözaltı süresince kendisine ikram edilen tavuk ve patatesin tamamen çiğ olduğunu bizzat deneyimleyen Ağırel, tabldottan yayılan rahatsız edici kokuyu şu sözlerle aktardı: ‘Plastik tabldot açıldığında inanılmaz kötü bir koku geliyor. Et de patates de çiğ. Tabldot üzerindeki etiketi söktüm. Patates ve etten numune alarak cebime koydum. Savcılığa giderken de eşyalarım ile birlikte arkadaşlarıma ilettim. Şirketi de sorumluları da araştırdım. İnsanlara yapılan bu hor görme, aşağılama kabul edilemez.’ Yazarın bu cesur çıkışı, gözaltındaki vatandaşların maruz kaldığı iaşe sorunlarını bir kez daha kamuoyunun merkezine taşıdı.
8 Milyonluk İhale ve Şirketin Karanlık Geçmişi
Olayın yankıları sürerken Murat Ağırel’in cezaevinden yürüttüğü araştırmalar, yemekleri sağlayan şirketin sicilini gözler önüne serdi. Ağırel’in aktardığı resmi bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü nezarethanelerinde tüketilmek üzere 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası temin etmek amacıyla Nisan ayında resmi bir ihaleye çıktı. Yaklaşık maliyeti 11,3 milyon Türk Lirası olarak belirlenen bu dev ihaleyi, 8 milyon lira gibi bir bedelle ‘Okbay Unlu Mamülleri’ isimli firmanın kazandığı tespit edildi. Kaldığı cezaevinde Ticaret Sicil Gazetesi ve adli kayıtlar üzerinden derinlemesine incelemeler yapan yazarımız, ihaleyi alan bu şirketin adının geçmişteki skandallarla da anıldığını belgeledi. Firmanın, Aralık 2024 tarihinde İstanbul’un Şile ilçesinde meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran toplu gıda zehirlenmesi vakasıyla doğrudan bağlantılı olduğu ortaya çıkarıldı. Şile 75. Yıl Ortaokulu önünde gerçekleştirilen ikramlar ve benzeri faaliyetler sırasında yaşanan zehirlenme olaylarının ardından aynı zihniyetteki bir firmanın emniyet nezarethanesine yemek vermesi, denetim mekanizmalarındaki zafiyet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, gelen tepkiler ve basında yer alan iddialar üzerine yazılı bir açıklama yayımlayarak yemek hizmetlerinin mevzuata tam uygunluk gösterdiğini savundu. Emniyet makamları, 28 Nisan’da açık ihale usulüyle yapılan ihale sürecinde kumanyaların gıda mevzuatı ve teknik şartnameye uygunluk denetimlerinden başarıyla geçtiğini, şahit numunelerin korunduğunu ve herhangi bir zehirlenme vakasına rastlanmadığını iddia etse de, yazarımız Murat Ağırel’in ortaya koyduğu somut numuneler ve şirketin geçmişindeki adli sicil kayıtları, sürecin yargı ve kamuoyu denetiminde tüm detaylarıyla şeffaf bir şekilde soruşturulması gerektiğine işaret ediyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika