İSTANBUL — Türk sinemasının usta ismi, “Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” filminin yönetmeni ve senaristi Murat Şeker, ülkedeki sinema sektörünün temel yapısal sorunlarını, 16 yıllık seri serüvenini ve Türk sinemasının kurumsallaşma yolundaki engellerini kapsamlı bir röportajla değerlendirdi.
- Çakallarla Dans serisi 16. yılında 8. film ile Türk sinema tarihine geçti.
- Yeni filmde operasyon Avrupa’ya genişletilerek insan kaçakçılığı teması işleniyor.
- Murat Şeker, Türkiye’de sinema sektörünün ne yazık ki kurumsallaşamadığını vurguladı.
- Yapımcılar ile sinema zincirleri arasındaki popcorn krizi sektöre ilk büyük darbeyi vurdu.
16 Yıllık Efsane ve Sokağın Aynası: Çakallarla Dans Serisi
“Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” filminin yönetmeni ve senaristi Murat Şeker, Türk sinemasının içinde bulunduğu tabloya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Projenin dününe ve bugününe ışık tutan Şeker, serinin sürdürülebilirliğine dair şu ifadeleri kullandı: ‘Evet, Çakallarla Dans serisine devam ediyoruz. 16. yılda, sekizinci film. Türk sinema tarihine geçtik. Açıkçası bu, gururumuzu okşuyor ve emeklerimizin bir şekilde karşılığını alabiliyor olma hissi çok güzel.’ Şeker, serinin başarısının toplumsal bir karşılığı olduğunun altını çizerek şunları kaydetti: ‘Türkiye’deki sınıf çatışmasının ve sınıf mücadelesinin bir aynası aslında. Özellikle alt sınıflardaki gençlerin dikey hareketlenme arzularını, sınıf atlama telaşlarını ve bunun uğruna neleri göze alabileceklerini anlattık yıllardır. Son 16 yılda Türkiye’deki gelişmelere bakınca da ne kadar doğru bir motivasyonla ilişkilendiğimizi görüyorum. Şimdi etrafımızı saran, küçük yaştaki çocuklardan müteşekkil suç çetelerinin daha da sertleştiğini görüyorum. Zaten 16 yıldır bu seriye devam edebilmemizin sebebi de sokağa tuttuğumuz bu aynanın gerçekliği.’
Avrupa’ya Açılan Perde: Şututgart Çıkarması ve Yeni Detaylar
Serinin yeni halkasında kapsamın genişletildiğine dikkati çeken Murat Şeker, uluslararası dinamiklerin de hikayeye dahil edildiğini belirtti. Şeker, yeni filmle ilgili şu detayları paylaştı: ‘Yeni filmde operasyonumuzu biraz genişlettik. Avrupa’ya, Almanya’ya açtık. Sadece yurtiçindeki değil, Avrupa’yla bağlantılı çakalları da filmimize dahil ettik. Nur Sürer’in başını çektiği “Yenge” karakterinin Avrupa’ya yapılan insan kaçakçılığına bizim kahramanlarımızın dahil olmasıyla Şututgart Çıkarması, yani Çakallarla Dans 8 başlamış oluyor.’ Bu hamle, serinin sadece yerel bir komedi olmaktan çıkıp evrensel suç ve mizah dinamiklerini harmanlayan bir yapıya evrildiğini gösteriyor.
Türk Sinemasının Kronik Yarası: Kurumsallaşamama ve Popcorn Krizi
Sektörün genel yapısına ve ekonomik dinamiklerine de değinen ünlü yönetmen, Türk sinemasının yaşadığı tarihsel talihsizlikleri ve krizleri eleştirdi. Murat Şeker, sinema sektörünün durumu hakkında şu çarpıcı tespiti yaptı: ‘Ülkemizde sinema sektörü açıkçası kurumsallaşamadı. Zirveye çıktığı dönem dediğimiz 2015 ve 2018 yılları iyi yönetilemedi. En seyirciyle barışık olduğumuz ortamda bazı sinema zincirlerinin uyguladığı bilet ve mönü kampanyaları, promosyonları nedeniyle yapımcılarla yaşadığı ve kamuoyunda “popcorn krizi” denen süreçte de ilk darbeyi almıştık. Çünkü haksız bir dağılım söz konusu oluyordu ve Türk sineması biliyorsunuz yapımcıların ve yönetmenlerin aldığı riskler üzerinden yürüyor. Yani devletten Avrupa’daki muadillerimize göre büyük destekler almıyoruz. Özellikle gişe sineması, bu riskleri tek başına omuzluyor.’
Gelişmeler ve Beklentiler
Murat Şeker’in yaptığı bu kritik değerlendirmeler, Türk sinemasının hem sanatsal hem de sektörel açıdan acil bir yapısal dönüşüme ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Önümüzdeki dönemde yapımcılar, dağıtımcılar ve kamu otoritelerinin atacağı adımlar, gişe sinemasının geleceği ve sektörel sürdürülebilirlik açısından kritik bir eşik oluşturmaya devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika