KUDÜS — İsrail’de dün gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından siyasi tansiyon zirveye ulaştı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, genel seçimlerde Arap partilerinin rüşvet, tehdit ve sahtecilik gibi ağır yöntemlerle seçime müdahale ettiğini iddia ederek yüzlerce tanıklık ve delili ilgili kurumlara iletti ve kapsamlı bir soruşturma talep etti.
- Likud Partisi, Arap partilerini rüşvet, şiddet ve sahtecilikle suçlayarak polise ve Şin Bet’e yüzlerce delil sundu.
- Başbakan Binyamin Netanyahu sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, seçimlerin ‘terörü destekleyen’ partiler tarafından çalındığını savundu.
- İddialar arasında nakit para dağıtımı, çifte kimlikle oy kullanma ve yasaklanmış manipülasyon yazılımlarının kullanımı yer alıyor.
- İsrail genelinde parlamento seçimlerinde oyların yüzde 85’i sayılmış durumdayken resmi olmayan sonuçlar tartışma yarattı.
Seçim Sonrası Şok İddialar: Likud’dan Ağır Suçlamalar ve Delil Dosyası
İsrail siyasetinde deprem yaratan gelişmeler, dün gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından hız kazandı. Oyların yüzde 85’inin sayıldığı ve resmi olmayan sonuçların tartışıldığı bu kritik süreçte, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud, olağanüstü bir hamleyle gündemi sarstı. Likud, genel seçimlerde Arap partileri tarafından sistematik usulsüzlükler yapıldığını ileri sürdü. Rüşvet, tehdit, şiddet ve sahtecilik iddialarını en üst düzeyde gündeme getiren parti, ellerindeki yüzlerce tanıklık ve delili ülkenin güvenlik ve seçim mekanizmalarına taşıdı. Yapılan açıklamada, bu kanıtların polise, iç istihbarat servisi Şin Bet’e (Şabak) ve Merkez Seçim Komisyonuna eksiksiz olarak iletildiği vurgulandı. Likud yönetimi, demokratik süreci doğrudan hedef alan ve seçim sonuçlarını manipüle eden bu iddiaların en kısa sürede kapsamlı biçimde soruşturulmasını talep ediyor.
Netanyahu’dan Sosyal Medyada ‘Seçim Hırsızlığı’ Manifestosu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, partisi Likud’un iddialarını ve resmi açıklamasını kendi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşarak tepkisini en sert şekilde gösterdi. Netanyahu’nun paylaştığı metinde, ülkedeki demokratik iradenin vahim bir saldırı altında olduğu savunuldu. Açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
‘İsrail’deki seçimler, rüşvet, tehdit, şiddet, sahtecilik ve seçmenleri etkilemek için yasaklanmış yazılımların kullanımı gibi ağır suçlar yoluyla, terörü destekleyen ve Yahudi devletinin ortadan kaldırılmasını savunan Arap partileri tarafından çalındı. Likud Partisi, polise, Şabak’a ve Seçim Komisyonu’na, çok sayıda Arap sandık merkezinde yaşanan seçim hırsızlığına ilişkin yüzlerce tanıklık ve kanıt sunmaktadır: nakit para ve Ra’am oy pusulaları içeren binlerce zarf, oy verme görevlilerine yönelik tehdit ve şiddet, oy kabininde birden fazla seçmenin bulunması, çifte kimlikle oy kullanma, zarf sayısı ile seçmen sayısı arasındaki tutarsızlıklar, yasaklanmış oy manipülasyon yazılımlarının kullanımı ve daha fazlası.’
Bu ifadeler, iki blok arasındaki derin siyasi ve toplumsal uçurumu bir kez daha gözler önüne sererken, iddiaların boyutunun ne kadar geniş bir yelpazeye yaykom olduğunu da kanıtladı.
Kolluk Kuvvetlerine ve Seçim Komisyonuna Acil Soruşturma Çağrısı
Likud Partisi ve Başbakan Netanyahu’nun çağrıları yalnızca siyasi bir söylemle sınırlı kalmadı; aynı zamanda resmi kurumların derhal harekete geçmesi için hukuki bir baskı unsuruna dönüştü. Parti yönetimi, ülkenin en yetkili güvenlik ve denetim mekanizmalarına net görevler atfetti. Yapılan resmi çağrıda, ‘Polis ve Şabak’tan, Arap partileri tarafından gerçekleştirilen seçim hırsızlığı konusunda kapsamlı bir soruşturma açılmasını ve suçluların adalete teslim edilmesini talep ediyoruz. Seçim Komisyonu’ndan, İsrail’deki seçimlerin dürüstlüğüne ve seçim sonuçlarına ciddi şekilde zarar veren bu cezai suçların soruşturulmasına derhal el atmasını talep ediyoruz’ denildi. Bu durumun, İsrail demokrasisine ve İsrail vatandaşlarının en temel oy kullanma hakkına yönelik doğrudan organize bir saldırı olduğu savunulurken, kolluk kuvvetlerinin sert ve acil bir şekilde harekete geçmesi gerektiği yinelendi.
Gelişmeler ve Beklentiler
İsrail genelinde oyların yüzde 85’inin sayıldığı ve resmi olmayan sonuçların siyasi dengeleri sarsmaya devam ettiği bu hassas dönemde, Likud’un sunduğu delillerin kolluk kuvvetleri ve Merkez Seçim Komisyonu tarafından nasıl değerlendirileceği büyük bir merakla bekleniyor. Siyasi analistler, bu iddiaların ülkenin yakın gelecekteki koalisyon senaryolarını ve demokratik meşruiyet tartışmalarını derinden etkileyeceğini öngörüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika