DENİZLİ — Türkiye’nin gündemini sarsan fon soruşturmalarıyla ilgili tartışmalar sürerken, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Tavas İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda çarpıcı açıklamalarda bulunarak sürecin arka planındaki kamu kurumlarının rolüne dikkat çekti.
- Nihat Zeybekci, fon soruşturmalarında yaklaşık 6 kamu kurumunun ihmal ve suistimali bulunduğunu açıkladı.
- Daha önce yaptığı açıklamalarda TP2 fonunda paralarının kaldığını belirterek ‘Mağdur 455 bin kişiden biriyiz’ demişti.
- Zeybekci, hukuk devletinin işleyişine vurgu yaparak hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini ve vurguncular ile mağdurlar arasındaki ayrımın netleşeceğini belirtti.
- Tütün tarlasından gelen bir hayatı olduğunu ve 7 yaşından beri hesabını veremeyeceği tek bir nefesi olmadığını ifade etti.
Fon Soruşturmalarında Kamu Kurumlarının Rolü ve İhmal İddiaları
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları, Türkiye’nin ekonomi ve siyaset gündemindeki yerini koruyor. Bu kapsamda tartışmaların odağındaki isimlerden biri olan AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli’nin Tavas ilçesinde düzenlenen AKP Tavas İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda önemli değerlendirmelerde bulundu. Tavas Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda dünyadaki siyasi ve ekonomik dengelerin değiştiğine işaret eden Zeybekci, Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara rağmen istikrarını koruduğunu ifade etti. Ancak asıl dikkat çekici çıkışını fon soruşturmaları başlığı altında yaptı. Zeybekci, ‘Bu fon meselesi maalesef yaklaşık olarak 6 kamu kurumunun ihmaliyle ilgili. Kamu görevlilerinin ihmali, bazılarının üst derecede ihmali var. Maalesef bazı kamu kurumlarının yönetiminde de hem ihmal hem suistimal vardır’ diyerek bürokrasi ve kamu yönetimindeki denetim açıklarına işaret etti.
Hukuk Devleti Vurgusu ve ‘Mağduruz’ Çıkışının Arka Planı
Olayın hukuki ve toplumsal boyutlarına değinen Zeybekci, sistemin işleyişine dair eleştirilerde bulunurken aynı zamanda hukuki süreçlerin sabırla yürütülmesi gerektiğini belirtti. ‘Ama biz bir hukuk devletiyiz. Hukuk devletinde ‘Al bunu, götür bunu’ diyemezsiniz. Hukukun işlemesi lazım, sistemin çalışması lazım ama bu kurumların ihmali net. Hiçbir şey gizlenemez. Özellikle bu dönemde, bu bilgi çağında, bu kayıt çağında hiçbir şey gizlenemez’ sözleriyle şeffaflık çağrısı yaptı. Vurgun yapanlar ve vurgunu yiyenler şeklinde bir sınıflandırma yapan Zeybekci, bu süreçten zarar görenler arasında kendi şirketlerinin de bulunduğunu hatırlattı. Daha önce ortağı olduğu şirketlerin TP2 fonundaki paralarının içeride kaldığını duyuran Zeybekci, gazeteci Aytunç Erkin’in aktardığı açıklamasında ‘Mağdur 455 bin kişiden biriyiz’ ifadelerini kullanmıştı. Bu durum, skandalın sadece bireysel yatırımcıları değil, ülkenin önde gelen isimlerini ve şirketlerini de kapsayan geniş bir mağduriyet zinciri yarattığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Geçmişten bugüne ticari hayatı ve siyasi kariyeri boyunca şeffaf bir duruş sergilediğini savunan Nihat Zeybekci, ‘Vurgun yapanlar diye bir ordu var. Bir de vurgunu yiyenler var. Onların içinde bizim şirketlerimiz de var. Şundan emin olun 7 yaşından itibaren bugüne kadar hesabını veremeyeceğim bir tek nefesim dahi yoktur. 7 yaşında hepinizin bildiği, tütün tarlasında yaz boyunca koşturan dünya insanıyız’ diyerek eleştirilere yanıt verdi. Fon mağdurlarının hak arayışı ve 6 kamu kurumundaki ihmal iddialarıyla ilgili resmi soruşturma süreçlerinin önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği, kamuoyu ve hukuk çevreleri tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.
Kaynak: BirGün Manşet