20 Ekim 2026, Salı
Haber

Osman Kavala ve yargının itibarı

Başlıq: Osman Kavala’nın İtibarının Zedelenmesi

Türkiye’de yargı sistemi, uzun yıllardır ağır bir sınavdan geçiyor. Bu mesele artık yerel yasamalarla sınırlı değil; ülkenin altına imza attığı uluslararası sözleşmeler ve evrensel hukuki düzenlerin ne kadar aşındığını da kapsadıkça genişliyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesinin Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna karşı açıklanan kararı, tablonun yapısal çöküşünü gözleriyle gösterecek. Üstüne İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararının “yok sayılması” ve Kavala’nın cezaevinden “yerel yargının itibarı zedeleniyor” diye seslenmesi, ülkenin en üst kurumunun itibarını sıfırlayan bir tembellük gibi görünebilir. Hukümet ve başsavcılık bu karardan bahsettiğinde aynı savuşturmaya başvuruyor: “Anayasa Mahkemesi’nde dosyalar hâlâ durumda, iç işlerin tükenmemiş.” Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinin (AİHM) Büyük Dairesi bu savunmayı kabul etmedi. AİHM’in en temel hak ihlallerini ve özgürlük dosyalarını yıllarca rafta beklettiğini açıkça gösterdikleri, yerel mahkemenin yüksek mahkemelerden yoksunu tuttuğu ortaya çıkar.

Can Atalay ve Tayfun Kahraman örneğiyle olduğu gibi, uluslararası başvuru mekanizmasının pratik bir etkililiğinin kalmadığını saptattı. Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen de belirgin bir ifade ile vurguluy

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın