7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

Osmaniye’de Hayat Pahalılığı Çığlığı: ‘Dolabımda Peynir Zeytin Bile Yok

📰 KAPSAMLI RAPOR

OSMANİYE — Türkiye genelinde derinleşen ekonomik kriz ve önlenemeyen hayat pahalılığı, dar gelirli yurttaşları, emeklileri ve yaşlılık maaşı alan kesimleri temel gıda maddelerine bile ulaşamaz hale getirirken, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşanan dramatik geçim sıkıntıları vatandaşların ‘Dolabım bomboş’ feryatlarıyla gözler önüne serildi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Kadirli’de yaşayan ve hiçbir geliri olmadığını belirten bir yurttaş, prostat ve kalp ameliyatlarına rağmen hayatta kalma mücadelesi verdiğini, evindeki dolapta peynir ve zeytin bile bulunmadığını ifade etti.
  • Yaşlılık maaşı alan ve geçinemediği için günlük 1400 yevmiye ile tarlalarda çalışmak zorunda kalan vatandaşlar, artan masraflar ve enflasyon karşısında ezildiklerini belirtti.
  • Emekliler ise aldıkları maaşların torunlarının masraflarına ancak yettiğini, temel gıda harcamalarından dahi kısıntı yapmak zorunda kaldıklarını vurguladı.

Sağlık Sorunlarıyla Boğuşan Vatandaşın Geçim Mücadelesi

Türkiye’nin güneyinde yer alan Osmaniye ilinin Kadirli ilçesinde artan yaşam maliyetleri, vatandaşların gündelik hayatını sürdürmesini imkansızlaştırırken, bölgeden gelen hikayeler krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Hayat pahalılığından yakınan emekliler ve dar gelirli yurttaşlar, en temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamakta büyük zorluklar yaşadıklarını dile getiriyor. Bu durumun en somut ve acı örneklerinden biri, Kadirli’de hiçbir düzenli geliri olmaksızın yaşam mücadelesi veren bir vatandaşın anlattıklarında kendini gösteriyor. Yaşadığı ağır sağlık sorunlarına rağmen ekonomik çıkmazdan kurtulamadığını belirten yurttaş, yaşadığı çaresizliği şu çarpıcı sözlerle aktarıyor: ‘Prostattan 6 sefer ameliyat oldum, kalpten anjiyo oldum. Hiçbir gelirim yok, geçinemiyorum. Hiçbir yerden gelir kaynağım yok. Hayat çok zor. Beslenemiyorum, odun alamıyorum. Kış geldi, ne yapacağımı şaşırıyorum.’ Sağlık giderlerinin ve vücudunun getirdiği yıpranmışlığa ek olarak maddi imkansızlıklarla da boğuşan bu yurttaş, devlet desteğinin ve sosyal yardımların da yetersiz kaldığını vurguluyor. Kaymakamlıktan üç ayda bir 2 bin lira tutarında destek aldığını ancak bu rakamın bugünkü ekonomik şartlarda hiçbir yara saramadığını belirten vatandaş, barınma ve beslenme gibi en temel haklarda dahi dış desteklere bağımlı hale geldiğini ifade ediyor. Evindeki kısıtlı imkanları ve hayırseverlerin yardımlarıyla ayakta durmaya çalıştığını belirten yurttaş, yaşadığı derin yoksulluğu şu trajik tespitle özetliyor: ‘Zor durumdayım, hiçbir maddi gelirim yok. Kaymakamlıktan üç ayda bir 2 bin lira para alıyorum, o da yetmiyor. Evimde iyi kötü bir sobam var, yakacak kadar odunum var. Başka da bir şeyim yok. Yeme içmeyi de oradan buradan, arkadaşların destekleriyle karşılıyorum. Hayırseverler yardım ediyor. Hiçbir şey alamıyorum, dolabım bomboş. Dolabımda şu anda peynir, zeytin bile yok.’

Yaşlılık Maaşı Alanlar ve Emekliler İki İş Yapmak Zorunda Kalıyor

Kadirli’deki ekonomik tablo yalnızca işsizleri değil, aynı zamanda yaşlılık maaşı alan yurttaşları ve emeklileri de pençesine almış durumda. Sabit gelirlerin enflasyon karşısında erimesi, bu kesimleri ileri yaşlarına rağmen ağır fiziki şartlarda çalışmaya mecbur bırakıyor. Yaşlılık aylığı aldığını belirten bir başka yurttaş, devletten aldığı bu ödemenin geçinmesine asla yetmediğini, bu nedenle tarlalarda yevmiye usulü çalışmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Tarım sektöründeki dalgalanmaların ve hava muhalefetinin de gelirlerini doğrudan etkilediğini belirten vatandaş, yaşadığı ekonomik açmazı şu sözlerle dile getiriyor: ‘Ekonomi kötü, yetmiyor. Tarlaya gidiyorum, yevmiyeye 1400 liraya çalışıyorum, o da yetmiyor. Geçinemiyorum. Bazen yağmur yağınca iş de olmuyor. Her şey pahalı; sebze, giyim eşyası, başka malzemeler pahalı geliyor. Pazara gidiyorum, yaşlılık maaşı alıyorum ama yetmiyor. Üzerine işe gitmem gerekiyor. Gitmezsek yetiştiremiyoruz.’ Bu durum, sosyal güvenlik sisteminin sunduğu desteklerin günümüz hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını ve yaşlı yurttaşların geçim için yeniden çalışma hayatına katılmak zorunda kaldığını açıkça kanıtlıyor. Öte yandan, bir ömür çalıştıktan sonra emekli olan vatandaşlar da benzer bir yoksulluk sarmalıyla karşı karşıya bulunuyor. Hayat pahalılığının getirdiği ağır yükü eleştiren bir emekli yurttaş, maaşlarının eridiğini ve aile bireylerini bile beslemekte zorlandıklarını şu ifadelerle anlatıyor: ‘Hayatın durumu çok kötü. Maaşı alıyorum, torunlara veriyorum, onları besliyorum. Kebap dürümü kestim, yemiyorum. Ürünlerin fiyatı çok kötü. Herkes istediği fiyata satıyor, pahalı.’ Bu ifadeler, sokaktaki vatandaşın mutfaktaki yangını ve temel gıda maddelerine dahi erişemez hale gelmesinin ekonomik analitiğini gözler önüne seriyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinden yükselen bu feryatlar, Türkiye genelindeki dar gelirli yurttaşların, emeklilerin ve yaşlılık maaşı alan kesimlerin yaşadığı kronikleşen geçim sıkıntısının acil çözüm bekleyen boyutunu bir kez daha tescilledi. Uzmanlar, temel gıda enflasyonunun kontrol altına alınmaması ve sosyal yardım mekanizmalarının güncel refah düzeyine uyarlanmaması durumunda, vatandaşların yaşadığı bu ekonomik krizin ve gıda güvencesizliği sorunlarının daha da derinleşeceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın