ANKARA — Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, iktidarın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Türkiye’yi yeni bir Suriye tehlikesiyle yüz yüze bırakacağını ve İran ile Husiler karşısında doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyeceğini duyurarak sert bir açıklama yaptı.
- Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 2. maddesi Türkiye’yi ucu açık ve büyük bir savaşa ortak ediyor.
- 16. maddeye göre bu ağır askerî ve stratejik yükümlülükten 10 yıl boyunca çıkılması mümkün değil.
- Anlaşma, Washington’ın Körfez’deki askeri yükünü bölge ülkelerine yıkma projesi olarak değerlendiriliyor.
- Türkiye’nin katılmak istemediği bir harekâtı veto etme hakkının bulunmadığı ve TBMM’nin devre dışı bırakıldığı belirtiliyor.
Ankara’da ‘Mekke Anlaşması’ Alarmı: TSK Ateşe Atılıyor
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, son günlerin en sıcak başlığı olan Mekke Anlaşması konusunda Türkiye’yi açık bir şekilde uyardı. İktidarın attığı adımların ülkeyi felakete sürükleyebileceğini belirten Emir, ‘İktidar Mekke Anlaşması ile Türkiye’yi yeni bir Suriye tehlikesiyle yüz yüze bırakıp İran ve Husiler ile doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyecek bir ateşte atıyor’ ifadelerini kullandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) asli görevine dikkat çeken Emir, ordunun temel sorumluluğunun Türkiye’nin kendi semalarını ve sınırlarını korumak olduğunu vurguladı. Bu anlaşmanın arka planındaki tüm karanlık noktaların hesabının Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) zemininde tek tek sorulacağının altı çizildi.
Anlaşmanın Kritik Maddeleri ve Bölgesel Riskler
Sosyal medya hesabı üzerinden detaylı bir değerlendirme yapan Murat Emir, kamuoyuna halkı açık açık uyardığını belirterek şu vahim tabloyu paylaştı: İktidarın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 2. maddesi Türkiye’yi ucu açık ve büyük bir savaşa ortak ederken, 16. maddesi bu yükümlülükten 10 yıl boyunca çıkamayacağımızı söylüyor. ‘Sakın kimse çıkıp yalnızca savunma amaçlı uçak gönderiyoruz bahanesinin arkasına sığınmasın’ diyen Emir, bu mutabakatın kesinlikle ABD veya İsrail karşıtı bir blok teşkil etmediğini, tam aksine Washington’ın Körfez’deki askeri yükünü bölge ülkelerine yıkma stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti. Suudi Arabistan’ın enerji tesislerini İran ve Husilere karşı koruma maliyetinin ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sırtına yıkıldığına dikkat çekildi.
Uluslararası Denge ve TBMM’nin Devre Dışı Bırakılması
Süreçteki uluslararası eşitsizliklere de dikkat çeken Yeni Parti Grup Başkanvekili, çarpıcı örnekler verdi: İngiltere, Türkiye’nin yıllardır envanterine katmak için kapısında beklediği Eurofighter uçaklarını göndererek kendi savunma sanayini finanse ediyor. Fransa sadece tek bir petrol terminalini korurken, Ege’de Türkiye’ye karşı silahlanan Yunanistan Riyad’a Patriot kiralıyor. Mısır ise anlaşmaya imza dahi atmadan, elini bağlamadan konuyu kendi parlamentosuna götürüyor. Peki iktidar ne yapıyor? TBMM’yi tamamen devre dışı bırakarak Türkiye’yi NATO’nun 5. maddesinden bile daha ağır, tek taraflı bir yükümlülüğün altına sokuyor. 8. maddeyle merkezi Suudi Arabistan’da olan bir Sekretarya kuruluyor ama metinde Türkiye’nin katılmak istemediği bir harekâtı veto etme hakkı bile bulunmuyor. ‘Savunma’ diye başlayacak bu görevlendirmeyle Türkiye’yi bir yandan İran ile doğrudan çatışma riski bekliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişen bu stratejik kriz karşısında Yeni Parti cephesi, parlamenter denetimin yeniden tesisi ve anlaşmanın tüm detaylarının kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması için hukuki ve siyasi tüm mecralarda mücadelesini sürdüreceğini duyurdu. İktidarın konuyla ilgili resmi adımları ve TBMM’deki olası denetim süreçleri yakından takip ediliyor.
Kaynak: Evrensel