ANKARA — Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Antalya’nın Demre ilçesinde tamamı orman arazisi içinde yer alan 87,09 hektarlık mermer ocağı projesinin kapasite artış talebini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
- Antalya Demre’de tamamı orman arazisi olan 87 hektarlık alanda mermer ocağı kapasite artışı tepki çekti.
- Proje kapsamında yıllık 945 bin metreküp pasa oluşacağı öngörülüyor.
- DSİ 13. Bölge Müdürlüğü, patlatmaların su kaynaklarını tehlikeye atacağı konusunda hayati uyarılarda bulundu.
- Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliğine hazırlanırken bu tür projelere izin verilmesi çelişki olarak değerlendirildi.
Demre’nin Ormanlarında Mermer Ocağı Kapasite Artışı Meclis’te
Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Antalya’nın Demre ilçesinde bulunan ve tamamı orman arazisi sınırları içerisinde yer alan mermer ocağı projesinin kapasite artış talebini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması talebiyle verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine getirdi. Meclis Genel Kurulunda da konu hakkında söz alan Coşar, Antalya’nın Demre ilçesinde, tamamı orman arazisi içinde 87 hektarlık bir alanda mermer ocağı kapasite artışının gündemde olduğunu vurguladı. Proje kapsamında yıllık 945 bin metreküp pasa oluşacağının öngörüldüğünü belirten Coşar, ekosistemin karşı karşıya olduğu büyük tehlikeye dikkat çekti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlandırılması için verilen soru önergesinde, Antalya ili Demre ilçesinde bulunan ve tamamı orman arazisi sınırları içerisinde yer alan 87,09 hektarlık maden ruhsatlı sahada yürütülen mermer ocağı projesi kapsamındaki kapasite artışı talebinin basına ve kamuoyuna yansıdığı ifade edildi. Proje alanında yıllık 945 bin metreküp pasa oluşacağı öngörülürken, bölgedeki ekolojik dengenin bozulacağına dair kaygılar her geçen gün artıyor.
DSİ’den Hayati Uyarılar: Su Kaynakları ve Dere Yatakları Tehlikede
Projenin bölgedeki su kaynakları üzerinde yaratacağı yıkıcı etkilere dikkat çeken Devlet Su İşleri (DSİ) 13. Bölge Müdürlüğü, konuya ilişkin çok net kurum görüşleri bildirdi. DSİ 13. Bölge Müdürlüğü; patlatmaların su kaynaklarını tehlikeye atacağı, dere yataklarının daraltılması ve pasa dökülmesi halinde su akış rejiminin bozulacağı konusunda hayati uyarılarda bulunmuştur. Antalya Milletvekili Aliye Coşar da soru önergesinde, Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü tarafından projeye ilişkin verilen kurum görüşünde; yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına, içme ve kullanma suyu kuyularına zarar verebilecek patlatma faaliyetlerinin yapılmaması, mevsimsel kuru dere yataklarının kesitlerinin daraltılmaması, dere yataklarına pasa/atık dökülmemesi ve su akış rejiminin bozulmaması yönünde hayati uyarılarda bulunulduğunun altını çizdi. Uzmanlar ve yerel halk, bu uyarılara rağmen yürütülen kapasite artış çalışmalarının bölgede telafisi imkansız kuraklık ve su krizlerine kapı aralayacağını ifade ediyor.
COP31 İklim Zirvesi Öncesi Büyük Çelişki: ‘Ormanların Yok Edilmesi Kabul Edilemez’
Türkiye’nin uluslararası alanda üstlendiği iklim taahhütleri ile yerelde yaşanan çevre kıyımları arasındaki çelişkiye dikkat çeken Aliye Coşar, konunun sadece yerel değil ulusal bir çevre politikası meselesi olduğunu belirtti. Coşar, ‘Türkiye, Antalya’da gerçekleşecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, dünyayı iklim krizine karşı mücadeleye davet ederken; tam da bu topraklarda kuraklığı tetikleyecek, ekosisteme zarar verecek projelere geçit verilmesi büyük bir çelişkidir’ dedi. Ormanların ve su kaynaklarının rant uğruna feda edilemeyeceğini vurgulayan Coşar, ‘Ormanlarımızın yok edilmesi ve su kaynaklarımızın riske atılması kabul edilemez!’ sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un soru önergesine vereceği yanıt ve projenin gelecekteki yasal süreçleri kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Bölge halkı, sivil toplum kuruluşları ve çevreciler, ormanların ve su havzalarının korunması için hukuki ve demokratik mücadelelerini sürdürürken, Meclis’e taşınan bu dosyanın ekolojik tahribatın önüne geçilmesinde kritik bir eşik olması bekleniyor.
Kaynak: Evrensel