ANKARA — Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve vatandaşların sırtındaki borç yükü siyasetin gündemindeki sıcaklığını korurken, Yeni Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Özgür Karabat, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerini baz alarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sert tepki gösterdi. Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarındaki takipteki alacakların bir yıldan kısa bir süre içerisinde yüzde 77 oranında artış kaydettiğini belirten Karabat, uygulanan ekonomi politikalarının halkı içinden çıkılması imkansız bir borç sarmalına sürüklediğini vurguladı.
- Bireysel kredi ve kredi kartı takipteki alacakları bir yılda yüzde 77 artarak 392,9 milyar liraya ulaştı.
- Toplam bireysel borçlar yüzde 31’lik artışla 6,88 trilyon lirayı bulurken, ödeme gücündeki erime dikkat çekti.
- Kredi kartlarındaki takipteki alacak oranı yüzde 6,11 seviyesine tırmandı.
- Yeni Partili Özgür Karabat, fonlardaki manipülasyon iddiaları ile vatandaşın borç yükünün organize bir servet transferi olduğunu savundu.
BDDK Verileri Ortaya Koydu: Takipteki Alacaklarda Yüzde 77’lik Rekor Artış
Yeni Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Özgür Karabat tarafından kamuoyuyla paylaşılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, Türkiye’deki bireysel borçlanmanın ve ödeme güçlüklerinin ulaştığı ürkütücü boyutları gözler önüne serdi. Karabat’ın sosyal medya hesabı üzerinden detaylı bir şekilde paylaştığı resmi rakamlara göre, 7 Kasım 2025 tarihinde 222,4 milyar lira seviyesinde bulunan bireysel kredi ve kredi kartlarındaki takipteki alacaklar (batık krediler), 16 Ekim 2026 tarihi itibarıyla dramatik bir sıçrama yaparak 392,9 milyar Türk Lirasına yükseldi. Bu veriler ışığında, bir yıldan kısa gibi son derece kısa bir zaman diliminde, zamanında ödenemediği için yasal takibe alınan borç miktarında yaklaşık yüzde 77 oranında devasa bir artış yaşandığı net bir şekilde görüldü. Aynı mali ve ekonomik dönem zarfında, ülkedeki toplam bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının da yüzde 31 oranında artış göstererek 6,88 trilyon liraya ulaştığına dikkat çekildi.
Vatandaş Borç Sarmalında: ‘Maaş Yetmiyor, Kartlar Devreye Giriyor’
Borçlanma oranlarındaki artışın yanı sıra, borçların ödenemez hale gelme hızının çok daha yüksek olması ekonomi yönetiminin alarm z çalmasını gerektirecek nitelikte değerlendiriliyor. Karabat’ın aktardığı bilgilere göre, bireysel kredi ve kredi kartlarında takipteki alacak oranı yüzde 4,24 seviyesinden yüzde 5,71 oranına tırmanırken, yalnızca kredi kartı özelindeki takipteki alacakların ise yüzde 6,11 gibi oldukça yüksek bir orana ulaştığı tespit edildi. Takipteki alacakların toplam borçlardan çok daha hızlı bir ivmeyle büyüdüğüne özellikle vurgu yapan Karabat, bu ekonomik tablonun doğrudan doğruya geniş halk kitlelerinin borç ödeme gücündeki kalıcı ve derin kaybı açıkça tescillediğini ifade etti. Karabat yaptığı açıklamada, “Maaş yetmiyor, emekli aylığı yetmiyor, geçim sıkıntısı kapıya dayanınca kredi kartı devreye giriyor. Sonra bir kart borcu, başka bir borçla kapatılmaya çalışılıyor. Vatandaş bir borç sarmalına sürüklenirken ekonomi yönetimi bu gidişatı sadece izliyor, bilerek sessiz kalıyor” diyerek mevcut iktidarın ekonomi politikalarını ve kayıtsızlığını eleştirdi.
Fon Vurgunu ve Organize Servet Transferi İddiası
Yaşanan ekonomik bunalımın yalnızca bireysel kredi kartları ve bankacılık sektörüyle sınırlı olmadığını, çok daha geniş bir tabloya yayıldığını savunan Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçmişteki açıklamalarını hatırlattı. Bakan Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde yaptığı açıklamalarda bazı fonlarda manipülasyon yapıldığının bilindiğini açıkça ifade ettiğini belirten Yeni Partili Karabat, Şimşek’in bu sorunlardan en başından beri haberdar olmasına rağmen gerekli hukuki ve idari müdahalelerde bulunmadığını dile getirdi. Fonlardaki manipülasyon ve vurgun iddialarının, halkın gün geçtikçe katlanan artış gösteren borç yüküyle birlikte ve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Karabat, “Sadece fonlar değil, vatandaşlar da batıyor” sözleriyle durumu özetledi. Türkiye genelinde yaşanan bu gelişmelerin münferit ekonomik krizler olarak görülemeyeceğini belirten Karabat, ortada organize bir servet transferi sürecinin yürütüldüğünü iddia etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları, artan enflasyonist baskılar ve dar gelirli vatandaşların omuzlarına binen borç yükü TBMM gündeminde ve kamuoyunda tartışılmaya devam ederken; muhalefet kanadından gelen bu sert uyarılar ve veri temelli eleştiriler ekonomi yönetiminin adımlarını yeniden odak noktası haline getiriyor. Uzmanlar, takipteki alacaklardaki bu denli hızlı artışın ve borç ödeme gücündeki erimenin önümüzdeki dönemde bankacılık sektörü ve sosyal denge açısından daha kapsamlı tedbirler alınmasını zorunlu kılacağını belirtiyor.
Kaynak: Evrensel