HAN YUNUS — Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki stratejik öneme sahip Refah Sınır Kapısı’nın 16 gün süren kapanmasının ardından yeniden açılmasıyla 71 hasta, yaralı ve refakatçi Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’ne ulaştı; ancak uzun süren tedavilerin ardından vatanlarına dönen Filistinliler, sınırda İsrail güçlerinin gözaltı ve kötü muamele uygulamalarıyla karşı karşıya kaldı.
- Refah Sınır Kapısı’nın 16 günlük kapanmanın ardından açılmasıyla 71 hasta, yaralı ve refakatçi Gazze’deki Nasır Hastanesi’ne ulaştı.
- Mısır’ın Asvan kentinde kanser tedavisi gören yaşlı Emel Gazi er-Rifi ile refakatçisi kızı Yasemin Rıfat er-Rifi, dönüş yolunda İsrail güçlerince gözaltına alındı.
- Ailesinden haber alamayan Vesim Şerir, Dünya Sağlık Örgütü ve Kızılhaç dahil uluslararası kuruluşlardan acil yardım ve bilgi talep etti.
- Mısır’da bir yıl sekiz ay geçirdikten sonra Gazze’ye dönen İbrahim Baluşe, İsrail güçlerinin arama, eşyalara el koyma, tehdit ve kötü muamelelerine maruz kaldıklarını anlattı.
Refah Sınır Kapısı’nın Yeniden Açılması ve 71 Hastanın Zorlu Dönüşü
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki en kritik geçiş noktası olan Refah Sınır Kapısı, 16 gün süren uzun ve sancılı bir kapanma periyodunun ardından nihayet yeniden faaliyete geçti. Bu gelişmeyle birlikte, uzun süredir Mısır’da ve bölgedeki çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavi gören 71 hasta, yaralı ve onlara eşlik eden refakatçiler, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan merkezi Nasır Hastanesi’ne ulaşmayı başardı. Tedavi amacıyla Mısır’a giden ve aylardır ülkelerinden, yuvalarından ayrı kalan Filistinliler, yaşadıkları tüm acılara rağmen Gazze’ye dönmenin ve ailelerine kavuşmanın derin mutluluğunu yaşamak istedi. Ancak bu insani dönüş koridoru, ne yazık ki, bölgedeki devam eden çatışmaların ve güvenlik baskılarının gölgesinde kaldı. Uzun gurbet ellerinden sonra vatan toprağına ayak basma hayali kuran siviller, sınır kapısında beklediklerinin çok ötesinde engellerle ve hak ihlalleriyle yüzleşmek zorunda kaldı. Yetkililerin ve refakatçilerin aktardığı bilgilere göre, sınır geçişleri sırasında yaşanan bürokratik ve fiziki zorluklar, hastaların ve ailelerinin üzerindeki psikolojik yükü daha da artırdı.
Kanser Hastası Yaşlı Kadın ve Kızına Sınırda Gözaltı Şoku
Gazze’ye dönüş yolculuğunda yaşanan en acı olaylardan biri, kanser hastası yaşlı bir kadın ve kızının akıbetiyle belirsizlik kazandı. Mısır’ın Asvan kentinde uzun süredir kanser tedavisi gören ileri yaştaki Emel Gazi er-Rifi ile kendisine refakat eden kızı Yasemin Rıfat er-Rifi’nin, dönüş yolunda İsrail güçlerince gözaltına alındığı bildirildi. Yakınlarını büyük bir umutla ve heyecanla karşılamak için Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’ne gelen aile fertlerinden Vesim Şerir, babaannesi ve teyzesinden uzun süredir hiçbir haber alamadıklarını dile getirdi. Şerir, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı: ‘Babaannem kanser hastası ve ileri yaşta. Mısır’ın Asvan kentinde tedavi görüyordu. Psikolojik olarak çok zorlandığı için tedavisini tamamlamadan Gazze’ye dönmek istedi. Ancak İsrail tarafındaki sınır kapısına ulaştıklarında ikisinin de gözaltına alındığını öğrendik. Diğer bütün yolcular geri döndü ancak kendilerinden hala haber alamıyoruz.’ Ailenin yaşadığı çaresizlik, uluslararası insani yardım kuruluşlarının sahadaki yetersizliklerini de bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya Sağlık Örgütü yetkililerinden de konuyla ilgili tatmin edici bir bilgi alamadıklarını ifade eden Şerir, ‘Bize ellerinden hiçbir şey gelmediğini söylüyorlar. Ne zaman serbest bırakılacaklarını, başlarına ne geleceğini bilmiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü, Kızılhaç ve bütün ilgili kuruluşlardan bize bilgi vermelerini ve yakınlarımızın serbest bırakılması için yardımcı olmalarını istiyoruz’ diyerek yardım çağrısında bulundu.
Geri Dönüş Yolunda İsrail Güçlerinin Kötü Muamele ve Tehdit Taktikleri
Refah Sınır Kapısı’ndan geçerek Gazze’ye ulaşmayı başaran diğer siviller de İsrail güçlerinin sınır geçişleri sırasında sistematik bir şekilde kötü muamele, tehdit ve psikolojik baskı uyguladığını ifade ediyor. Mısır’da bir yıl sekiz ay gibi uzun bir süre geçirdikten sonra nihayet Gazze’ye dönme imkanı bulan İbrahim Baluşe, dönüş yolculuğunda maruz kaldıkları muameleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Baluşe, İsrail güçlerinin Filistinlileri kendi vatanlarına dönmekten vazgeçirmek ve caydırmak amacıyla her türlü yönteme başvurduğunu vurguladı. Sınır hattında detaylı ve onur kırıcı aramalar yapıldığını, insanların şahsi eşyalarının kasıtlı olarak atıldığını, fiziksel ve psikolojik kötü muamelelerde bulunulduğunu, sürekli tehditler savrularak bazı masum insanların gözaltına alındığını anlatan Baluşe, yaşanan tüm bu baskılara rağmen vatan hasretinin ağır bastığını belirtti. Baluşe, duygularını şu çarpıcı ifadelerle özetledi: ‘Ama bunların hiçbiri umurumda değil. Ben mutluyum. Yeter ki vatanımda, kendi insanlarımın arasında olayım. Vallahi gurbet mezardır. Dünyanın hiçbir yerinde insan vatanından uzakta huzur bulamaz.’
Gelişmeler ve Beklentiler
Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye gerçekleştirilen bu son hasta nakli ve dönüş dalgası, bölgedeki insani krizin boyutlarını ve sivillerin yaşadığı hak ihlallerini bir kez daha gözler önüne serdi. Kanser hastası Emel Gazi er-Rifi ve kızı Yasemin Rıfat er-Rifi’nin akıbetinin aydınlatılması ve derhal serbest bırakılması için ailelerinin uluslararası toplumdan ve insani yardım örgütlerinden beklentileri artarken, resmi süreçlerin ve diplomatik girişimlerin nasıl bir yön alacağı merakla bekleniyor. Uzmanlar, İsrail’in sınır geçişlerindeki tutumunun uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğunu belirtirken, başta Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere ilgili tüm küresel aktörlerin bölgedeki hak ihlallerine karşı daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak: Evrensel