Halk TV’ye kayyum atanması ve ekranların karartılması, toplumun haber alma hakkına yönelik baskı politikalarının son aşamalara ulaşmasını gösterdi. Ekonomik krizin ve yolsuzluklar karşısında yönetme krizi içinde olan rejim, muhalif medyayı hedeflemek için tüm kesimi ele geçirdi.
Bu karanlık bir durumda toplumsalların sesleri tamamen kısıldığı bir rejime engel olmak zor. Her alanda ortaklaşa hareket etme ve tek başına mücadele iradelerini güçlendirmenin gerekliliği, bu tür baskı düzenlerine karşı koymanın temeli haline geldi.
Bu durumda toplumsal sesleri koruma ve muhalif medyayı savunma, her zaman bir görev olarak görülmektedir. Bu nedenle yaşananlar gösterdi ki, toplumu savunan tüm kesimlerin bir araya gelerek ortak hareket etme ihtiyacı olduğunu.
Kaynak: BirGün Manşet