ANKARA — İktidar çevrelerinde milyarlarca liralık fon yolsuzluğu skandalı derinleşirken; Saray rejiminin olayı münferit bir adli vaka olarak sunma çabaları, iktidar bloğu içindeki güç mücadeleleri ve pro-görüşlü köşe yazarlarının itiraflarıyla boşa çıkıyor.
- Fon yolsuzluğu skandalı, iktidar rejiminin ‘münferit vaka’ savunmasını çürüterek iktidar merkezine kadar uzanıyor.
- Sabah yazarı Okan Müderisoğlu, Şamil Tayyar ve Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu’ndan dikkat çeken itiraflar ve hesaplaşma sinyalleri geldi.
- Hüseyin Likoğlu fona yönelik soruşturmadaki direnci eleştirerek skandalı ‘ekonominin 15 Temmuz’u’ olarak nitelendirdi.
- Milyarlarca liralık fonun tasfiye süreci ve Saray’a uzanan belirsizlikler tüm hızıyla devam ediyor.
Ne Oldu? Fon Yolsuzluğunda Saray Çemberi ve İktidar İçi Hesaplaşma
Politika Servisi’nin aktardığı bilgilere göre, fon yolsuzluğu skandalının sadece münferit bir olay olmadığı ve doğrudan iktidar establishment’ının çekirdeğine kadar uzandığına dair gelişmeler arka arkaya gelmeye devam ediyor. Rejimin ‘temizlik’ söylemi her yeni gelişmeyle birlikte inandırıcılığını yitirirken, Saray yönetimi yaşanan yolsuzluğun üstünü örtemez hale geldi. İktidar yanlısı basında son günlerde yayımlanan bir dizi makale, içeriden yükselen seslerin kanıtı olurken, aynı zamanda iktidar bloğunun kendi iç saflarında hesaplaşmaya başladığını gözler önüne serdi. Pro-görüşlü köşe yazarlarının ‘kendi fon yöneticilerini kurtarmakla meşgul oldukları’ yönündeki itiraflarının ortasında, milyarlarca liralık tasfiye süreci ve Saray’a çıkan belirsizlikler varlığını sürdürüyor.
Kimi Nasıl Etkileyecek? İktidar Yazarlarından ‘Kimse Çocuğumu Tutuklayamaz’ İtirafı
Sabah gazetesinin yazarı Okan Müderisoğlu ve iktidara yakınlığıyla bilinen Şamil Tayyar’ın ardından, iktidar yanlısı Yeni Şafak gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu da isim vermeden hükümet içerisindeki bazı kişileri hedef aldı. İktidar bloğu içinde fon soruşturmasına karşı bir direnç olduğunu öne süren Likoğlu, ‘Kimse benim çocuğumu tutuklayamaz – Tek başıma yapmadım ki, nasıl tek başıma yapabilirdim?’ gibi ifadeler kullanan kesimlerin varlığına dikkat çekti. Bu gelişmeler, yolsuzluk skandalının AKP üzerindeki etkilerini ve parti içindeki derin çatlakları gözler önüne seriyor.
Neden Şimdi? Fon Skandalı Neden ‘Ekonominin 15 Temmuz’u’ Olarak Anılıyor?
Yaşanan fon skandalını ‘ekonominin 15 Temmuz’u’ olarak nitelendiren Hüseyin Likoğlu, durumun vehametini şu sözlerle özetledi: ‘Karşı karşıya kaldığımız durum sadece aşırı kâr peşinde koşanların hırsı değil, aynı zamanda ekonominin 15 Temmuz’unu yaşıyoruz. Bazıları kendi fon yöneticilerini kurtarmanın telaşı içindeyken, olayın arkasındaki karanlık noktalar aydınlatılmayı bekliyor.’ Bu benzetme, krizin ekonomik ve siyasi boyutlarının ne denli büyük bir tehdit olarak algılandığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Uzmanlar, milyarlarca liralık fonun tasfiye sürecindeki belirsizliklerin ve Saray yönetimine uzanan iddiaların üstünün kapatılamayacağını, iktidar bloğu içindeki güç savaşlarının daha da şiddetlenerek yeni ifşaatları beraberinde getireceğini öngörüyor.
Kaynak: BirGün Manşet