DİYARBAKIR — YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’nin son 10 yılda hukuk, temel haklar, basın özgürlüğü ve yolsuzluk göstergelerinde ciddi bir gerileme yaşadığını savunarak, parlamenter sistemden uzaklaşıldığını ve kurumların zayıfladığını belirtti.
- YENİ Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son 10 yılda rejimin niteliğinin değiştiğini ve parlamenter demokrasiden otokrasiye evrildiğini ifade etti.
- Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, TÜİK ve Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün verilerine atıfta bulunularak ekonomik ve hukuki tablolar paylaşıldı.
- Hukukun üstünlüğü endeksinde Türkiye’nin 2016’daki 80. sıradan 2026’da 118. sıraya gerilediği vurgulandı.
- Basın özgürlüğü alanında Türkiye’nin 180 ülke arasında 2016’da 149. sıradayken 2026’da 163. sıraya gerilediği açıklandı.
Parlamenter Sistemden Otokrasiye Geçiş Vurgusu
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’nin son 10 yıllık siyasi ve ekonomik görünümüne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 yılından bu yana iktidarda olduğunu ve yaklaşık 25 yıldır iktidarda bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, özellikle son 10 yılda yönetim sisteminin niteliğinin köklü biçimde değiştiğini savundu. Tanrıkulu, “Parlamenter demokrasiden otokrasiye giden bir niteliğe büründü. Ve bütün verilerde çok geriye düştük” ifadelerini kullandı. Kurumların zayıfladığına dikkat çeken Tanrıkulu, “Otokrasilerde kurumlar olmaz, sadece bir lider ve ona bağlı güçler olur” diyerek mevcut rejimi eleştirdi. Hukuktan adalete, özgürlükten ekonomiye her alanda derin bir çöküş yaşandığını belirten Tanrıkulu, bu düzeni değiştireceklerini ifade etti.
Uluslararası Endeksler ve Ekonomik Verilerle Son On Yıl
Tanrıkulu, rejimdeki değişimin sonuçlarının bütün ulusal ve uluslararası verilerde açıkça görüldüğünü belirtti. Bu bağlamda Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Uluslararası Şeffafık Örgütü’nün raporlarına dikkat çekti. TÜİK verilerine göre 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyon oranının, 2026 yılında yüzde 30,89 seviyesine yükseldiği; ENAG verilerine göre ise 2026 yılı enflasyonunun yüzde 50 civarında seyrettiği ifade edildi. Hukukun üstünlüğü alanında da ciddi bir gerileme yaşandığı, Türkiye’nin 2016’da 143 ülke arasında 80. sıradayken 2026 yılında 118. sıraya gerilediği aktarıldı. Temel haklar alanında ise 2016 yılında 96. sırada yer alan Türkiye’nin, 2026 yılında 114. sıraya düştüğü kaydedildi.
Basın Özgürlüğü ve Yolsuzluk Algısında Tarihi Gerileme
Siyasi haklar, sivil özgürlükler ve basın özgürlüğü gibi kritik alanlardaki tablonun da son derece çarpıcı olduğunu belirten Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’nin basın özgürlüğünde 2016 yılında 180 ülke arasında 149. sıradayken, 2026 yılında 163. sıraya gerilediğini ifade etti. Yolsuzluk algısı bakımından yapılan değerlendirmelerde de benzer bir tablonun varlığına işaret eden Tanrıkulu, Türkiye’nin 2016 yılında 66. sıradayken, 2026 yılında 168 ülke arasında 124. sıraya gerilediğini ve bu verilerin ülkedeki yapısal krizleri gözler önüne serdiğini belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sezgin Tanrıkulu’nun paylaştığı bu çarpıcı veriler ve rejim eleştirileri, Türkiye’nin önümüzdeki dönem siyasi gündeminde ve iç politika tartışmalarında merkezi bir yer tutmaya devam edecek gibi görünmektedir. Muhalefet kanadından gelen bu tür kapsamlı rapor ve açıklamaların, yaklaşan siyasi süreçlerde reform ve sistem tartışmalarını daha da alevlendirmesi beklenmektedir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika