İSTANBUL — Bilim dünyasında sosyal bilimlerin kuramlarının geçerliliği üzerine yürütülen tartışmalar ve amatör eleştiriler, bilim insanları ile kamuoyu arasında kafa karışıklığı yaratmaya devam ederken; uzmanlar fen ve sosyal bilimlerde kuram-yasa süreçlerinin bilimsel metodolojiyle nasıl işlediğini masaya yatırdı.
- Bilim insanları arasındaki bilimsel tartışmalar, bilimi ileriye taşıyan en önemli faktörler arasında yer alıyor.
- Amatörlerin bilimsel kuramlara yönelik eleştirileri genellikle bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor ve cahil cesareti olarak değerlendiriliyor.
- Fen bilimlerindeki hipotezler kesinlikle ispatlanabilirken, insanı inceleyen sosyal bilimlerin hipotezleri aynı mutlak kesinlikle kanıtlanamıyor.
Sosyal Bilimlerin Kuramları Neden Tartışma Konusu Oluyor?
Bilim insanları arasındaki, özellikle sosyal bilimciler arasındaki kuramsal tartışmalar konu hakkında derinlemesine bilgisi olmayan büyük çoğunluk için kafa karıştırıcı olmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki bilim insanlarının kendi aralarında yaptıkları bilimsel tartışmalar bilimi ileriye götüren önemli faktörlerden birisidir. Ancak bilim insanı olmayan amatörlerin bilimsel kuramları eleştirmeleri kanımca cahil cesaretidir ve bilimi ileriye götürme özelliğine sahip değildir. Amatörlerin bilimsel kuramlar konusunda fikir belirtmeleri dendiğinde akla ilk gelen örneklerden birisi Darwin’in kuramına yönelik eleştirileridir. Evrim konusunda hiçbir kitap ya da makale okumamış olan bazıları, evrimi çürütmek amacıyla, “Madem insan maymundan geldi, o halde maymunlar neden halen yaşıyorlar?” diyorlar. Bu görüş komiktir ve cahilcedir. Bu görüşün savunucuları bir zamanlar “evrim kuramı” denen şeyin artık “evrim yasası” olduğunu bilmiyorlar.
Kuram ve Yasa Arasındaki Bilimsel Süreç Nasıl İşler?
Gerek fen bilimlerinde gerekse sosyal bilimlerde bir konudaki mevcut bilimsel bilgileri çelişkisiz şekilde kapsayan, bilinmeyen konularda ise tahminde bulunmaya elverişli, organize ve ekonomik bilgiye kuram (teori) denir. Bilim insanların bir kuramın doğru mu, yanlış mı olduğunu tartışmazlar, o kuramdan hipotez çıkarırlar, o hipotezi test ederler. Bir kuramdan çıkarılan hipotezler ispatlanırsa o kuramın saygınlığı artar, hatta sonuçta kuram yasa haline gelebilir. Örneğin Mendel’in, Darwin’in kuramları, Einstein’ın görecelikle ilgili kuramı, bir zamanların kuantum kuramı artık yasa sayılmaktadır. İncelenen konudan ötürü olsa gerek fen bilimlerindeki hipotezler daha bir kesinlikle ispatlanırken insanla ilgilenen sosyal bilimlerin hipotezleri aynı kesinlikle ispatlanamaz. Ancak bu durumu sosyal bilimlerin kuramlarının geçersiz olduğu şeklinde yorumlayamayız.
Freud’ün Kuramı ve Bilimsel Eleştirilerin Sınırları Nelerdir?
İnsanın tarihindeki dönüm noktalarından birisi olan Freud’ün kuramı, çoğu haksız pek çok eleştiri almıştır. Ortaya attığı bazı hipotezlerin çift yönlü olması haklı bir eleştiri konusu sayılabilir. Bir hipotez tek yönlü olmalıdır. Karşınızdaki kişi size, “Yazı gelirse ben kazanıyorum, tura gelirse sen kaybediyorsun” derse bu durum çift yönlü argümanların bilimsel metodolojideki zafiyetlerini gözler önüne sermektedir. Bu tür yapısal eleştiriler teorilerin geliştirilmesinde kritik rol oynamaktadır.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte, bilimsel okuryazarlığın artırılması ve kamusal alandaki popüler yanılgıların bilim insanları tarafından şeffaf bir şekilde açıklanması beklenmektedir. Bilim metodolojisinin doğru anlaşılması, hem fen hem de sosyal bilimlerdeki kuramsal tartışmaların daha sağlıklı yürütülmesine zemin hazırlayacaktır.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika