5 Kasım 2026, Perşembe
Haber

Sû-i misâl emsâl olmaz ne demek? Anlamı ve Mansur Yavaş açıklaması

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Türkiye’nin gündemine oturan ve arama motorlarında hızla üst sıralara tırmanan ‘Sû-i misâl emsâl olmaz’ sözünün kelime anlamı, kökeni ve günlük hayattaki karşılığı yurttaşlar tarafından yoğun bir şekilde araştırılıyor. Son günlerde siyaset sahnesinde ve kamusal tartışmalarda sıkça duyulan bu atasözü niteliğindeki ifadenin derinlikleri mercek altına alındı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ‘Suimisaller, misal olmaz’ çıkışı gündemi sarstı.
  • Osmanlı Türkçesinden günümüze miras kalan ifade, hatalı davranışların örnek teşkil etmeyeceğini vurguluyor.
  • Üç temel kelimeden oluşan bu köklü deyiş, hukuk ve idari teamüllerde sıkça referans alınıyor.
  • Geçmişte yapılmış yanlış bir eylemin, sonraki benzer durumlar için asla haklılık gerekçesi olamayacağı belirtiliyor.

Mansur Yavaş’ın Açıklaması Sonrası Gündeme Geldi

Günlük yaşamda, edebiyatta ve siyasi kulislerde karşılaşılan deyimler ve atasözleri, bazen güncel olayların ardından ani bir merak dalgası yaratmaktadır. Son olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ‘Suimisaller, misal olmaz’ şeklindeki dikkat çekici açıklaması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu çıkışın ardından vatandaşlar arama motorlarına akın ederek ‘Sû-i misâl, emsal olmaz’ sözünün ne anlama geldiğini araştırmaya başladı. Peki, ‘Sû-i misâl emsâl olmaz’ ne demek? Bu ifade tarihten günümüze hangi felsefeyi taşımaktadır? İşte ayrıntılar…

Kelime Kelime ‘Sû-i Misâl Emsâl Olmaz’ Deyiminin Anlamı

Günümüze kadar nesilden nesile aktarılan bu köklü ifade, kökeni itibarıyla Osmanlı Türkçesine dayanmaktadır ve üç temel kelimeden meydana gelmektedir. Dilbilimsel ve etimolojik olarak incelendiğinde; ‘sû’ (kötü, fena), ‘misâl’ (örnek) ve ’emsâl’ (benzerler, örnekler) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Kelime kelime birleştirildiğinde bu yapı ‘kötü örnek, örnek (emsal) teşkil etmez’ anlamına gelmektedir. Yani toplum düzeninde, hukukta ve idari işlerde geçmişte yapılmış olan hatalı, yanlış veya hukuka aykırı bir eylem, sonraki benzer yanlışlar için asla haklılık gerekçesi veya yasal dayanak olamaz. Bir kişinin yaptığı bir hata, başkalarına o hatayı tekrarlamak için meşruiyet kazandırmaz.

Gelişmeler ve Beklentiler

Önümüzdeki süreçte, kamusal tartışmalarda ve hukuki değerlendirmelerde bu tür köklü deyimlerin ve felsefi yaklaşımların referans alınmaya devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar, idari ve toplumsal mekanizmalarda ‘sû-i misâl’ yani kötü örneklerin birer meşruiyet aracı olarak kullanılmasının önlenmesi adına bu ilkenin hayati bir önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın